Karamaz malikanesinde saat sabah sekizi gösterdiğinde hayat saatin zembereği gibi işlemeye başlardı. Ali Bey ve Sevim Hanım, gümüş çatal bıçak seslerinin yankılandığı büyük yemek masasında yerlerini almışlardı. Masada her şey kusursuzdu; taze ekmek kokusu, demli çay ve sükunet... Ancak bir sandalye her sabah olduğu gibi yine boştu. Arıç Karamaz henüz aşağı inmemişti. Hizmetli kadın, Arıç’ı uyandırmak için üst kattaki odaya çıktı. Kapıyı usulca tıklattı ama içeriden ne bir cevap ne de bir hareket geldi. Merakla kapıyı aralayıp içeri girdiğinde, oda beklediği gibi karanlık değildi. Aksine, dev ekranın mavi ışığı odayı buz gibi bir atmosfere boğmuştu. Arıç, yatağının bir köşesine tünemiş, gözlerini kırpmadan ekrana kilitlenmişti. İzlediği, babası Erdem Karamaz’ın o meşhur Vegas maçıydı. Babasının ringdeki son dansı... Ekranda Erdem, bir kaplanın çevikliğiyle hareket ediyordu. Jab, jab... Rakibini köşeye sıkıştırdığı o an, Arıç nefesini tuttu. Erdem aniden zıpladı ve vücudunun tüm ağırlığını o efsanevi ters dirseğine verdi. Darbe rakibinin çenesinde patladığında adamın ağızlığı metrelerce uzağa fırladı. Rakip boksör üç saniye boyunca, sadece gururuyla ayakta kalmaya çalıştı; ama sonra bilinci kapandı ve bir kum torbası gibi yere yığıldı. Hizmetli, kapı eşiğinde durup bu sahneyi Arıç ile birlikte izledi. Arıç’ın gözlerindeki o hayranlık ve hüzün karışımı ifadeyi bozmak istemiyordu ama görevini yapmak zorundaydı. "Arıç Bey," dedi alçak bir sesle. "Amcanız sizi bekliyor. Kahvaltı hazır." Arıç, ekranı kapatmadan yavaşça doğruldu. Hiçbir şey demedi. Bu onun günlük rutiniydi. Her gece babasının maçlarını tekrar tekrar izler, o yumrukların açısını, o ters dirseğin zamanlamasını zihnine kazırdı. O sadece bir çocuk değil, babasının mirasını kemiklerinde hisseden bir çıraktı. Üstünü giyinip ağır adımlarla aşağı indi. Merdivenlerden inerken zihninde hala o ters dirseğin sesi yankılanıyordu. Masaya oturduğunda amcası Ali Bey, gazetesinin üzerinden Arıç’a baktı. Yeğeninin gözlerindeki o bitkin ama hırslı ifadeyi tanıyordu. "Yine mi o maç Arıç?" dedi Ali Bey, sesindeki şefkati gizleyemeyerek. Arıç tabağına bakarken sadece başıyla onayladı. Onun için kahvaltı, sadece bir sonraki antrenmana kadar enerji toplayacağı kısa bir araydı. Babası Erdem Karamaz, o videolarda yaşamaya devam ediyordu ve Arıç, bir gün o ekranın dışına çıkıp babasının yarım bıraktığı her şeyi tamamlayacağından emindi.
Bölüm 2
Vegas Son Maç
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.