burası inerbilirsin ışıl pardon Rabia hanımdı dimi oğuza gülemeyecek kadar kafam doluydu
haha çok komik ne karda komik giyinip geliyorum
içeri girdiğimde bir sürü oda vardı ve o an mutluyu gördüm mutlu
ışıl hanım ne oldu evlendinizde bana mı söylemediniz
hayır nerede kıyafet giyebilirim şuradan dön kocanın odası orası
yav evlenmedim diyorum
evlenceksin ama
öff mutlu koştum gittim ben
koş sen koşş
içeri girdim üstümü değiştirdim makyajımı değiştirdim peruğuda çıkarınca ben bambaşka biri olmuştum gerçek ışıl
çıktığımda tam yanındaki odada bir şey gördüm çeri girdim ve ışığın bilekliği yani düşürdüğüm bileklik bilekliği elime alıp baktım bana neden vermediğini düşündüm tam o sırada içeri han girdi( herkesin ismini öğrenmiştim) ne yapıyorsun burada ışıl hemen bilekliği yerine bıraktım
han burası oğuzun odası değimli
değil burası benim odam
iyi tamam çıktım ben
arkamdan bakıyordu çıktığımda odadan kapıyı yüzüme kapamıştı hepsini anlamıştım ama bu han biraz garip bir çocuktu ne işi vardı o bilekliğin orada beklide han ışığın nerede olduğunu biliyordu en kısa zamanda ağzını aradım şimdi evleniyordum aman ne komik kendim yaptığım şakanın komikliğine gülemiyorum ya oğuz
hadi be ışıl gidelim uzun iş daha benim işlerim var
tabi bende boş gezenin boş kalfasıyım zaten
ne işin var acaba ışıl harbi diyorum ne işin var
düşündüğümde aslında bir işim yoktu ama işim yok diyemiyecek kadar gururluydum bu yüzden iş yerimi göreceğim mesela mesela tabi
iyi şu işleri halledelim gideriz
tamadır