İçeriğe geç

Cehennemin yedi prensi

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Cehennemin yedi prensi

Bölüm 1

Bölüm 1

Sabah erkenden kalkıb hazırlandım .Abim yurt dışında olduğu için evde yalnız yaşıyorum. Bu aslında benim için tam bir mucize. Ev sessiz. Rahat bir şekilde kitab okuyub ,televizyon izleye biliyorum.

"Günaydın Nami"

Nami benim kedi'm. Bu tokyoda yalnız bir şekilde yaşayarak geçim sağlıyorum. Amma Namini de sayarsam yalnız sayılmam. Kahvaltı etmek için mutvağa geldim. Kendime bir şeyler yapıp televizyonu açdım. En sevdiğim program başlamışdı. Onu izleyerek kahvaltımı yapdım.

Giyinib hazırlandım Namiye hoşçakal diyib evden çıkdım. Koşar adım otobüs durağına vardım. Bir kaç dakika sonra otobüs geldi. Tam tamına yarım saat içinde okulun girişinde durdum. Abimi aradım.

"Abi "

"Efendim ve merhaba"

"Bu gün ikinci yılım başlıyor ve merhaba sana da "

"Biliyorum ve uğurlar"

"Teşekkürler abi ne zaman gelicen ?"

"Ne zaman derken bu bir az zor bir soru "

"Hadi amma "

"Bunun cevabını bende bilmiyorum amma yakında diğelim"

"Peki öğle olsun. Bu gün kitab klübunu açıcam ve üyle toplayıcam"

"Erkek olmasın yeter istediğin kadar kız toplaya bilirsin "

"Ne diyosun ya sen ? Olmaz öğle. Oğlan da kız da olucak kulübde "

"Peki amma şimdiden uyarıyım dikkat et "

"Tamam edicem hadi hoşça kal"

"Hoşça kal "

Her zaman böylesin abi . Neyse geri adım atmayacam. Zatten geçen yıl kulübu açamadım . Üye yokdu. Amma bu yıl bu deyişicek.

Abimin benim için verdiği kolyeni sıkıca tutum ve başımı kaldırıb liseye bakdım. Bu yıl farklı olsun lütfen.

"Tabii ki "

Şaşkın bir şekilde etrafıma bakdım amma sesin nerden geldiğini anlamadım.

"Harika gayibden sesler duymaya başladım"

Bir kaç adımda kapıdan içeri geçib sınıfa geldim. Derlerin başlamasl ve bitmesi bir oldu ve saat 2 gibi kulube yöneldim . Anahtarı kapı deliğinden geçirib burkdum. Ve içeri girdim. Kütüpane tozlu amma mükemmel kitablarla doluydu. Bir kova su doldurub işe başladım bir saat içinde her yer pırıl pırıl olmuşdu. Ve sessizce elime bir kitab alıp okumaya başladım. Kapıdan gelen gıcırtı ile kapıya bakdım.

Kaşlarımı çatıp dikkatlice bakdım amma kimse yokdu. Yeniden kitaba geri döndüm. Elimdeki kitab cehennemin yedi prensi haqqındaydı. Bilmeyenler ola bilir amma cennet gibi cehennem de prens ve prensesler mövcutur. Tabii ki kendi var sayımım. Amma bu kitab bir fantastika olsa da ben buna inanıyorum. Fantastik kurgular ve yaratıklar mövcutur ve ben bunu bir gün kanıtlayacam. Yani tabii ki deliler hastanesine kapatılmadan önce.

Gelin size yedi prens haqqında bilgi vereyim. İlk önce bu yeddi prens şeytanın oğluları olarak dünyaya geldiler. Devil ve Lilit in çocukları yeddi oğul olarak doğdular. Beelzebub(Belze) Abaddon (Adon) Lucifer Belphegor(İgor) Asmodeus(Deus) Mammon ve Satan. Bu yeddi oğul Devildan sonra cehenneme hüküm eden tek liderler.

Ne kadar iyi aralarında savaş çıkmamış. Gerçi savaş çıksa bile kazanan ya Satan olur ya da Lucifer. Ben öyle düşünüyorum. Neye bu kadar anlatım yeter. Bunlar zaten fantastik bilgiler bunlar sadece varsayım. İnsanların uydurduğu hikayeler amma ben inanmak istiyorum. Bir gün biri ile karşılaşırsam onlarnan çay partisi yapıcam. Hatta belki kulube bile çağıra bilirim. Ay ne kadar güzel olur. Öhüm neyse ya zaten okul biti eve gitme zamanı.

Okuldan ayrılıb eve doğru yola koyuldum amma ilk önce mağazaya uğuramam gerekiyor. Evde akşam yemeği yapa bileceğim bir şeyler yok maalesef. Abimin gönderdiyi para yetiyor artıyorda.

Mağazadan içeri geçib bir kaç şey almaya başladım. Çok tuhafdı çünkü burda yedi kişi den bir de benden başka . Birisi kapı tarafda birisi tatlı bölmesi birisi sebze ve meyve birisi kasada birisi süd ve su yeri birisi şekerleme reyonu birisi ise bakliyat yerindeydi. Ne garip başka çalışan yok burda.

Neyse istediklerimi aldım zaten parasını ödeyim.

"Hoş geldiniz"

"Hoş buldum"

"Ne kadar güzel gözleriniz var böyle "

"Aa teşekkür ederim. Abimde hep söyler"

Olmaz boş boş konuşdum yine.

"Özür dilerim"

"Sorun değil dikkat edin lütfen bu gün dolunay var kurt adamlar sizi kapmasın"

"Kurt adamlar mı ? Doğru dolunayda çıkarlar vay demek sizde mistik yaratıklar haqqda bilgiye sahibsiniz ne güzel "

"Evet amma az bilgiye sahibim. Fazla değil . Ben daha çok şeytanlarnan ilgilenirim"

Adamın gözleri kırmızı ve korkunçdu hemen aldıklarımı götürüb ordan çıkdım.

"Bu neydi şimdi"

Koşa koşa ara sokağa girdim . Nefes nefese kalmışdım amma bir şekilde kendimi toparlayıb ireledim.

"Ne korkunç . Neden böyle oldu ki ? Kırmızı gözlü insanlar da mı varmış ?

"Evet var amma daha doğrusu onlar şeytanlar "

Korkudan yerimde dona kaldım ses hem derin hem soğukdu

"Vay vay küçük prenses ne kadar cesurmuş hemen de kaçı verdi "

"Yeter Satan kızı korkutmayın "

"Ne o Lucifer yoksa sen ondan şimdiden hoşlandın mı ?"

"Biri bu gevezenin sesini kesin yoksa ben kesecem"

"Eğer istersen dene "

Bu sesler de nerden geliyor . Rüyamı görüyorum. Yoksa öldüm mü ? Dinleme onları Yui sakın onları dinleme koş eve hemde hızlı bir şekilde. Tabanlarıma tükürüb kaçmaya başladım elimdeki poşeti ise kucaklamışdım. Nefes nefese kalsam da koşdum ve koşdum bir ara sokak bir başka ara sokak demişken bir de bakdım ki göl kenarına gelmişim. Hızlı koşduğum için nereye gitiğime bakmadım.

Abim askerlikden geldiği yıl bana parkur eğitimi vermişdi. Bu yüzden hızlı bir şekilde koşub manevre yapa biliyordum. Atlama ve zıplama hepsini abimin eğitimi sayesinde öğrendim. Teşekkürler abi.

Abimin hediyye etiği kolyeni sıkıca tutub duğa etmeye başladım. Bunlar bir rüya ve ben bir rüyadayım. Hiç bir şey gerçek değil. Sağ tarafımda bir nefes duydum ve hemen arkamı döndüm. Kendimi dizginleyemeden düşeceken beyaz saçlı kırmızı gözlü olan beni belimden yakaladı.

"Şuna bak korkudan nerdeye altına yapıcan . Bir az sakin ol "

Sol elini kaldırıb parmaklarını şıklatı ve sonrasını hatırlamıyorum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.