SAHİP: Yapabilirsin , bundan daha zor olanlarını yaptın .
KUZU: Dayanacak gücüm kalmadı . Lütfen biraz dinlememe izin ver .
SAHİP: Derste sana ne öğrettik .
KUZU: Ne olursa olsun vazgeçmememi .
SAHİP: Aynen öyle sen benim başyapıtımsın evladım . Seninle birlikte dünyayı yerinden oynatacağız .
KUZU: Gerçekten öyle mi olacak baba .
SAHİP: Elbette öyle olacak . Benim sana daha önce yalan söylediğimi hatırlıyor musun ?
KUZU: Hayır baba . Peki ama -
SAHİP: Ama ?
KUZU: Peki ama ilerlediğim bu yolda ya hata yapıp düşersem ? İnsanlar bana gülüp benle alay ederse ? Ya dünya bize hazır değilse ?
SAHİP: Başaramamak diye bir şey olmıyacak .Düşersen bile ayağa kalkıp onlara vazgeçmediğini ve vazgeçmeyeceğini göstereceksin . Başka biri yapamasa bile sen bunu yapacaksın . Yapmak zorundasın . Ayrıca dünyanın bize ya da bizim gibilere hazır olmadığını düşünseydim şu an sen burada benimle birlikte olmazdın , beni tanımazdın .
KUZU: Seni tanıdığım için şanslıyım baba .
SAHİP: Ben de seni tanıdığım için şanslıyım kızım . Sen olmasan yıllarımı verdiğim bu bilgilerin meyve vermesi için çalışamazdım .
KUZU: Senin için bir şey yapabiliyor , bir amacım varsa o zaman benden mutlusu yok baba .
SAHİP: Aferin kızım . Her zaman büyüklerine karşı saygılı ol .
Kuzu babasının kendisini övmesinden dolayı büyük bir mutluluk içinde gülümser. Babası ise ona hala ciddi bir şekilde bakar . Off ! Daha ne kadar bu kıza dayanmak zorundaydı . Ama sabretmeliydi çünkü ilimin bilimin yolu yüzde doksanı sabırdan geçerdi . Geriye kalan yüzde onu tamamlamıştı . Şimdi ise sabrederek meyvenin oluşmasını beklemeliydi . Tabi eğer bu kız da geberip gitmezse . Şu ana kadar en başarılı , dayanıklı deneği ise , lanet olsun , kaçıp gitmişti . Kaçarken de tek başına gitmemişti küçük pislik . Yanına da kendisi gibi diğer 5 başarılı deneği götürmüştü . 1 , 2 , 3 , 4 , 5 ve 6 . tabi bunlar ilk altı deneği değildi . Dört bin bir , dört bin iki , dört bin üç , dört bin dört , dört bin beş ve dört bin altıncı gitmişti . Neyse onların gitmiş olması bir şeyi değiştirmezdi . Onlar sadece en başarılı olanlarıydı . Belki onlardan daha başarılı olanlara olacak . Kim bilir ? Hayır hayır . Böyle düşünmemeliydi onları ele geçirir geçirmez deneylere onlarla devam edecekti . Ama bu sefer en üst düzey korumalarla . Birden kafasına dank etti ! Bugün onların kaçışının 4 . günüydü . O sırada Kuzu babasını çekiştirip duruyordu . Sahip düşüncelerinde sıyrıldı . Kızına döndü.
SAHİP: Ne var Kuzu ?
KUZU: Günlük plan programımı vermediler ?
SAHİP: Eee ben ne yapayım ?
KUZU: Şey seni kızdırmak istememiştim özür dilerim baba .
SAHİP: Asıl ben o özür dilerim . O kadar sert çıkışmamalıydım . Bize ihanet edenleri hatırlıyorsun değil mi ?
KUZU: Evet ?
SAHİP: Onları düşünüyordum o yüzden .
KUZU: Niye onları düşünüyordun baba ?
SAHİP: Çünkü onlar çok değerliydi . Bizde olaması gereken şeyi , yani bize ait olanı , çalıp gittiler . O yüzden düşünüyordum .
KUZU: Senin için onlardan bize ait olanı alacağım baba .
SAHİP: Benim güzeller güzeli ve akıllı kızım .