İçeriğe geç

Cebimden Çıkanlar

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Cebimden Çıkanlar

Bölüm 2

AHRES EVLAT

"Çocukları korkutmak için dillendirilen bu masalın gerçek oluşu beni dehşete düşürmüştü. Bu dişi iblis şüphesiz ki günahların en büyüğünü işlemiş ve kendi kanından olana zarar vermiştir. Tanrılar çocuklarımızı bu musibetten korusun diye gece gündüz dua ediyorum."

Ne Gregori'nin ne de kilisenin duaları fayda etmiyordu. İblis ne olduğunu kim olduğu fark etmeksizin her şeyi tüketiyordu. Oysa Ahres Evlat olarak anılacağını kimse tahmin edemezdi:

-Merhaba, kolay gelsin.

-Hoş geldiniz! Nasıl yardımcı olabilirim ablam?

-Kızım uzun zamandır iştahsızlık çekiyor. Ne yapsam fayda etmedi. Bana yardımcı olur musunuz?

-Elbette elbette. Sinameki, alacakaranlık goncası, kurtboğan boynuzu ve denizkuzusu karışımı bir çayım var ablam. Ondan koyuyorum birazcık sana.

Kocasını savaşta yitirdiğinden beri kızı Clementine'e hem annelik hem de babalık yapıyordu Audrine. Babasını kaybettiğinden beri kızın iştahı kapanıyor, rengi ise açılıyordu. Ve bu durum anneyi mahvediyordu:

-Cancağızım bak sana güzel kokulu bir çay yaptım sabah sabah. Hadi iç bakalım.

Her iyi evlat gibi Clementine de bu güzel kokulu kocakarı ilacını hissettiği büyük isteksizliği annesine hissettirmeden bitirdi. Aylar sonra ağzına ekmek sokmayı başarmıştı kahvaltıda. Artık yudumlar birer eziyet değil zevkti adeta. Bunu ilacın tadının berbatlığına yoruyordu ufaklık.

Evladının iştahının açılması Audrine'nin hayatına anlam katmıştı bi anda. Artık yanakları tebessüm etmekten ağrıyordu. İlaç için teşekkür etmeye gitse de pazarda bulamadı bi daha o kadıncağızı yerinde. Çocuk yedikçe yiyor ama büyümüyordu. Annesi bunu etmiyordu zira durumları belliydi. Kıt kanaat bile yeterli değildi durumlarını tasvir edebilmek için ve çocuğun yeterince iyi beslenemediği aşikârdı. Yine de her gün bir sıcak çorba giriyordu midelerine. Fakat bir tas zamanlar yetmemeye başlamıştı küçük kıza. Her ebeveyn gibi anne de kendi boğazından kıstı yavrusu için fakat bunun da yetmediğini acı bir şekilde öğrenecekti.

Ev kokuyordu. Bir temizlikçinin evinin kötü lokması zaten garip bir olayken evin kokusu olayı daha da garipleştiriyordu. Ev çürüme kokuyordu, ev ölüm kokuyordu. Gittikçe güçlenen kokuyu kızının odasına kadar takip etti ve mum ışığı altında kendine ziyafet çeken kızını buldu. Korkunca çığlık atamaz donup kalırsınız tıpkı koyunlar gibi kaskatı kesilirsiniz. Bir annenin kızını fare yerken yakaladığında neler hissettiğini kimse tahayyül dahi edemez. Korku, umutsuzluk, çaresizlik ve niceleri. Dizleri boşalınca çöktü onların üstüne. Korktuğunuzda zaman ilk kış gecesi kadar yavaş geçer. Kızının kanlı suratının ona dönüşü sanki bir ömür sürmüştü. Yediği hayvanın kanları gözünü dahi bürümüştü:

-Kı-kızım...

-Aaaannnnneeee

Clementine'den gelen ses derinden gelen boğuk bir nefes alışı andırıyordu. Kan donduran bu ses Audrine'in vücudundaki bütün kasların gerilmesine sebep olmuştu. Gözleri korkuyla dolan kadıncağız kızına sarıldı. Annelik öyle bir histir ki bir canavara dahi sarılıp, sevgi beslemenizi sağlar. Gece oldu ve canavar uykuya daldı:

-Ya avsın ya avcı, ya yersin ya yenilirsin. Açlık bereket getirir. Şüphesiz ki O boş tabak bırakmaz.

Uyandığında kendisini yatağa bağlanmış bir halde bulmuştu canavar. Ne öfke hissediyordu ne de üzüntü. Açlık ki ona güç veriyordu, açlık ki onu hayatta tutuyordu. Tadı kötüydü ipin ama sorun değildi bu artık. Zira dilini açlıktan koparıp yutmuştu bile. Açılan kapının sesi kulaklarını dimdik etmişti tıpkı avının çatırtısını duyan bir yabani kedi gibi:

+Biliyorum bana kızgınsın ama kendine zarar verme diye yaptım. Sana hemen yemek yapacağım cancağızım...

Boğazına saplanan dişlerden ötürü gırtlağına kan dolmaya başlamıştı. Artık ses yerine hırıltılar çıkıyordu parçalanan ses telleri yüzünden. Gözleri dönük bir şekilde izliyordu bu vahşeti. Kızının sivri dişlerinde parçalanıyordu göğsü kafesi. Tıpkı bir sakız gibi kasları kızının ağzında uzuyor da uzuyor ve sonrasında kopuyordu vücudundan. Ruhu teslim olmadan karanlığa kızının yanağını son kez okşayabildi. Neyse ki tanık olamadı elinin de o canavar tarafından yutuluşuna.

Bölüm sonu

10 yorum