İçeriğe geç

CatLix / HyunLix

Bölüm 12 · 6 dk okuma

CatLix / HyunLix

Bölüm 12

🐾

İyi okumalar 🦋

(Üniversite derslerim başladı. Son senem olduğu için ne kadar zorlandığımı anlatamam. Bugün sadece 3 saat uyudum ve daha ilk haftadayız. Yb diye darlamadan önce başkalarının hayatını düşünün. Bölüm yazar yazmaz atacağım zaten)

___________

Uzun olan artık dayanamayacağını anladığında başını eğmiş ve küçüğünün gözlerinin içine bakarak dolgun dudaklara yaklaşmıştı yavaşça...

Panikleyen küçük beden ise elini, kalbinin üzerinde duran Hyunjin'in elinden çekerek onun bacağına yaslamıştı.

Hyunjin çıldırtıcı bir yavaşlıkla kolları arasında duran bedene yaklaşırken gözlerini onun gözlerinden ayırmıyordu tepkisini ölçmek için.

Eğer onun gözlerinde en ufak korku görürse geri çekilmeye hazırdı ama sarışının gözleri mutlulukla parlıyordu sadece.

Büyük olan, Felix'in göğsünde duran elini sürükleyerek kaldırmış ve yumuşak yanağa çıkarmıştı.

Artık kendi hareketini durdurup, küçüğünü kendisine doğru yaklaştırmış ve gözlerini yavaşça kapatmıştı biçimli dudaklarla buluşmak için.

Hyunjin'in nefesini artık dudaklarında hisseden Felix heyecanla onun bacağında duran ellerini sıkmıştı.

~ring ring ring~

İkisi de odada yankılanan telefon sesi yüzünden irkilerek gözlerini açtığında Hyunjin derin bir nefes almış ve komidinin üzerinde duran telefonuna uzanmıştı.

Hyunjin telefonla konuşurken Felix utançtan ne yapacağını şaşırdığı için bir elinde kaç parmağı olduğunu hesaplıyordu.

Sonunda büyüğünün telefonu kapattığını duyduğunda başını kaldırmış ve parlak gözlerini onun gözlerine dikmişti.

H: "Acil bir ameliyat çıktı güzelim hemen gitmeliyim"

Felix başını minik minik onaylar anlamda salladığında o da Hyunjin'i takip ederek yataktan kalkmıştı.

F: " Ben de geleyim seninle"

Uzun beden üzerini değiştirmek için pijama üstünü çıkardığında Felix hemen onun gövdesine sarılmıştı.

F: "Sevgilinim artık ben de geleceğim seninle dimi?"

Hyunjin çıplak vücuduna sıkıca sarılan küçüğüne kollarını sarmış ve eğilerek saçlarına öpücük kondurmuştu.

H: "Girmem gereken ciddi ameliyat var güzelim. Başka zaman sen de gel tamam mı?"

Felix başını yavaşça onaylar anlamda sallamış ve Hyunjin'den uzaklaşarak yatağa geri dönerek tüm battaniyeyi başına kadar çekmişti.

Büyük olan küçüğünün üzüldüğünü biliyordu ama şimdi zaman kaybetmek de istemiyordu. Hemen giyinmiş ve evden aceleyle çıkmıştı. Geri döndüğünde alacaktı minik sevgilisinin gönlünü.

...

Felix koltukta ters yatarak sırtını koltuğa yaslamış bacaklarını da koltuğun başlığına kaldırıp koyarak duvardaki saate bakıyordu.

Güneş yavaş yavaş batıyordu ve sevgilisinin gelmesine çok az kaldığı için dakikaları sayıyordu.

Evin bahçesine giren araba sesi duyduğunda bacaklarını koltuğun başlığından indirmiş ve etrafı daha dikkatli dinlemeye başlamıştı.

Adım sesleri kapıya doğru yaklaştıkça küçük olanın kalp atışları da hızlanıyordu. Öyle ki anahtarın kapıya temas etme sesini duyar duymaz koltuktan fırlamış ve hemen kapıya doğru koşmuştu.

F: "Hyunjin"

Kapı açılır açılmaz sarışın olan uzun bedenin boynuna atlamış ve ayaklarının havada sallanmasına neden olmuştu boy farkı yüzünden.

H: "Güzelim"

Hyunjin de her ne kadar yorgun olsa da kollarını miniğine sarmış ve onun sıcak vücudunun tüm yorgunluğunu alıp götürmesine izin vermişti.

F: "Sen bana hep güzelim diyorsun bebeğim diyorsun. Ben de sana seslenecek bir şey bulacağım"

Hyunjin yorgun ses tonu ile kıkırdamış ve Felix'in boynunu koklayarak güzel kokusunun ciğerlerine doldurmuştu. Bu fikir açıkçası hoşuna gitmişti.

H: "Bul bakalım"

Küçük beden kollarını serbest bırakmış ve Hyunjin'den biraz uzaklaşarak ciddi surat ifadesi ile onun gözlerine bakmıştı.

Çünkü artık ciddi bir görevi vardı.. Hyunjin'e seslenecek kelime bulmalıydı.

H: "Sen bana seslenecek kelime bulurken ben de duş alayım bebeğim"

Felix hemen Hyunjin'in gövdesine sıkıca sarılmış ve yüzünü göğsüne gömmüştü. Daha yeni kavuşmuştu ona, bir saniye bile ayrılmak istemiyordu.

F: "Hayır bırakmam"

Uzun beden göğsüne sıkıca sarılan küçük yüzünden paytak adımlarla salona ilerlemiş ve küçüğünü koltuğa bırakmıştı.

H: "Duş alıp geleceğim. Hem yarın haftasonu tüm gün sadece seninle olacağım"

Felix bu durumdan memnun olmasa da onaylamıştı sevgilisini. Ondan bir saniye bile ayrılmak hoşuna gitmiyordu.

Ama aklına dolan fikirle gözlerini kısarak gülümsemiş ve Hyunjin'in eşyaları almak için odasına girdiğini duyduğunda koşarak merdivenleri çıkmıştı.

Hyunjin duştan sonra giyeceklerini ve bornozunu aldıktan sonra odadan çıkmış ve banyoya doğru adımlamıştı. O kadar yorgundu ki duşta bile uyuyabilirdi.

İki gün haftasonu olduğu için mutluydu ama yine de acil bir işi çıkarsa kliniğe gitmek zorundaydı. Bunu Felix'e söylememeyi tercih etmişti.

Banyoya girip suyun derecesini ayarlamış, eşyalarını askılığa asmış, üstündekileri tek tek çıkarıp kirli sapetine atmış ve duşakabinin sürgülü kapısını açıp içeri girmişti.

Duşu açarak ılık suyun vücudu ile kavuşmasını sağlamış ve hafif sıcaklığın verdiği rahatlık ile gözlerini kapatmıştı.

Ilık su vücudunun her yerine ulaşıp onu tamamen yorgunluktan arındırdıktan sonra uzun beden ellerini saçına atmış ve siyah uzun tutamları karıştırarak her yerinin ıslanmasına neden olmuştu.

Tamamen ıslandığına emin olduktan sonra elini duvara monte edlimiş sabunluk dolabına uzatmıştı şampuanı almak için.

Her zaman aynı yerde duran şampuan kutusu bu sefer biraz farklıydı? Biraz tombul? Biraz yumuşak? Fazlasıyla tüylü? Sanki biraz canlı gibiydi?

Hyunjin yavaşça bakışlarını eli ile tuttuğu şampuan kutusuna (?) taraf çevirmiş ve şokla gözlerini sonuna kadar açmıştı. Tuttuğu yarı zamanlı kedisinin koca kafasından başka bir şey değildi.

Hyunjin şaşırmış ve panik halde ne yapacağını şaşırdığında Felix kafasını onun elinden kurtarmak için ön patileri ile Hyunjin'in elini itmeye çalışıyordu.

Uzun beden inanılmayacak bir hızda duşakabinin kapısını açıp duvarda asılı duran havlulardan birini almış ve beline sarmıştı.

Felix ise Hyunjin'in ıslak eli yüzünden ıslanmış tüylerini temizlemeye çalışıyordu.

H: "Felix burada ne işin var?"

Yarı zamanlı kedi ıslak tüylerini böyle temizleyemeyeceğini anladığında işini bırakmış ve Hyunjin'e bakmıştı yuvarlak masum, sanki hiçbir şey yapmamış bakışları ile.

Uzun beden sabunlukta kıpırdamadan duran tüy yumağına hala sorgular bakışlar atıyordu. Bu sefer gerçekten kıpırdamadığı için görünmez olmuştu, Hyunjin ona dokunana kadar onu farketmemişti bile.

Felix, durduğu sabunluktan zıplayarak yere inmiş ve ıslak duşakabin yüzünden ıslanan ön patisini havada sallamıştı su damlacıklarından kurtulmak için.

Şu an bulundukları durum çok normalmiş gibi başını kaldırmış ve Hyunjin'in yüzüne bakıp minik minik gözlerini kırpmış ve onun çıplak bacaklarına sürtünmüştü.

Büyük beden hissettiği yumuşak tüyler yüzünden kendini tutamayarak gülümsemişti. Felix'e kızmak mümkün değildi.

H: "Felix, duş almama izin vermeye ne dersin hm?"

Felix duyduğu cümle ile hareketlerini durdurmuş ve arka patileri üzerine oturarak Hyunjin'in yüzüne bakmıştı.

Hyunjin, aniden boynuna sarılan kollar yüzünden ikinci şokunu atlatmıştı. Her seferinde Felix'e alıştığını kabullendiğinde küçüğü onu şaşırtıyordu.

Felix, çıplak vücudu ile Hyunjin'in çıplak vücuduna sıkıca sarılmıştı.

F: "Birlikte duş alalım"

Hyunjin, Felix'in inadı ile kapışamayacağını çok iyi biliyordu. Felix her ne kadar çıplaklığa normal baksa da Hyunjin için aynı şey söylenemezdi.

Derin bir nefes alarak belinde duran havluyu açarak yerine bırakmış ve sonra ılık suyu tekrar açmıştı.

Kendi saçlarını şampuanladıktan sonra eline biraz daha şampuan sıkmış ve Felix'in sarı saçlarına sürmeye başlamıştı.

Saçlarını okşayan parmaklar onu mutlu ederken küçük beden kollarını havaya kaldırarak Hyunjin'in saçındaki köpüklerle oynuyordu.

F: "Sana artık Sevgilim diyeceğim çünkü sen benim sevgilimsin"

Hyunjin hızlanan kalbini aldırmadan sıcak bir şekilde gülümsemiş ve eğilerek Felix'in çıplak omzuna öpücük bırakmıştı.

Hyunjin'in saçındaki köpükler Felix'in boynuna temas ettiği için ve omzundaki öpücük onu gıdıklandırdığı için kıkırdayarak gülümsemişti sarışın olan.

H: "Çok tatlısın"

Uzun beden tekrar eğilmiş ve bu sefer yumuşak yanağa sesli bir öpücük bırakmıştı.

F: "Gözüm yandı sevgilim"

Hyunjin, Felix'in saçındaki köpüklerin onun gözlerine akmaya başladığını gördüğünde gülümseyerek suyu açmış ve kollarını küçüğünün beline sararak onu duşun altına çekmişti.

H: "Kapat gözlerini sıkıca güzelim"

Hemen ardından Felix, yüzünü kırıştıracak şekilde sıkı bir şekilde kapatmıştı gözlerini. İkisi de tamamen yıkanıp şampuan koktuktan sonra buharlanmaya başlayan duşakabinden çıkmışlardı.

Hyunjin bornozunu üzerine geçirdikten sonra kemerini bağlamış ve sıcak sudan yeni çıktığı için titreyen küçüğünü havluya sararak kollarına almıştı.

H: "Akşam ne yiyelim bebeğim?"

F: "Tatlı birşeylerr"

Sanki az önce soğuktan titreyen Felix değilmiş gibi Hyunjin'in kollarına sığınmış ve akşamki isteğini sevgilisine söylemişti.

Hyunjin ise gülümseyerek kollarındaki güzelinin burnuna öpücük kondurmuş ve onu onaylamıştı.

_____________

Sizi kudurtmadan ben bunları öpüştürmem 🎀🩵🦋😘🥰

Bölüm sonu

17 yorum