İçeriğe geç

Çarpışma noktası

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Çarpışma noktası

Bölüm 1

Kırık Camlar ve Sessiz göz yaşları

Felix gözlerini ilk açtığında, tavandaki ışık göz bebeklerine sertçe çarptı. Her şey bulanıktı. Başının içindeki uğultu, dışarıdan gelen sesleri bastırıyor, kalbinde garip bir boşluk çınlıyordu. Soluk almaya çalıştı, ama göğsünde bir ağırlık vardı sanki içine oturmuş koca bir taş gibi. Neredeydi? Ne olmuştu?

Gözlerini birkaç kez kırptıktan sonra hastane odasının beyaz duvarlarını seçebildi. Yanında bir makine aralıklı bip sesleri çıkarıyordu. Sol koluna serum takılmıştı. Derken anıların küçük parçaları zihnine sızmaya başladı yağmur, fren sesi, bir çığlık… ve ardından karanlık.

Ailesiyle birlikte arabada olduklarını hatırladı. Gülüşüyorlardı. Annesi ön koltukta, babası direksiyondaydı, kız kardeşi yanındaydı. Sıcak bir anıydı bu. Ama sonra… çarpışma. Gözleri doldu. Kalbine işleyen gerçek tüm ağırlığıyla çöktü. Onlar artık yoktu. Hepsi o kazada hayatını kaybetmişti. Geriye sadece Felix kalmıştı. Sadece o.

Kapı hafifçe aralandı. Uzun boylu, genç bir adam içeri girdi. Üzerinde beyaz bir önlük vardı; yüzü yorgundu ama bakışları sakin ve anlayışlıydı. “Felix?” dedi yumuşak bir sesle. “Ben Dr. Hwang Hyunjin. Şu anda güvendesin. Dinlenmen gerekiyor.”

Felix cevap veremedi. Yalnızca başını yavaşça salladı. Sesi çıkmıyordu, kelimeler boğazına takılmış gibiydi.

Hyunjin yaklaştı, nabzını ve monitörleri kontrol etti. “Kazadan sonra seni hemen buraya getirdiler. Ameliyat oldun, ciddi iç kanama geçirmişsin ama şu an durumun stabil.”

Felix başını cama çevirdi. Gözlerinden yaşlar süzüldü. Tek bir kelime bile etmeden ağlıyordu. Hyunjin göz ucuyla onu izledi, sonra sessizce kalkıp odadan çıktı. Bu ağrıya sözcük gerekmezdi.

O gün boyunca hemşireler gelip gittiler. Sosyal hizmet görevlileri Felix’e ulaştı, ama Felix kimseyle konuşmadı. Kendi içine kapanmıştı. Kırık bir cam gibi; parlak ama paramparça.

Hyunjin, o gece mesaisini bitirdikten sonra tekrar Felix’in odasına uğradı. Elinde bir kitap vardı. Sessizce pencere kenarındaki sandalyeye oturdu, kitabı açtı ve hafif bir sesle okumaya başladı. “Yas tutmak, sevdiğimiz birinin gidişine direnmenin başka bir yoludur,” diyordu satırlarda. Felix gözlerini kapadı. O ses, bir doktorunkinden çok, tanıdık birinin sesi gibiydi.

O gece ilk defa yalnız hissetmedi

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.