İçeriğe geç

Camdan gökyüzü

Bölüm 9 · 2 dk okuma

Camdan gökyüzü

Bölüm 9

BÖLÜM 9: Gölgelerin Ardındaki Gerçek

“En büyük sırlar, en parlak binaların içinde saklanır.”

⸻

Acil durum ışıkları hâlâ yanıp sönüyordu.

Kırmızı ışık, Merkez Kule’nin beyaz koridorlarını ürkütücü bir sessizliğe bürümüştü.

Lina, Noa, Arven ve Elara nefes nefese servis merdivenlerinden yukarı çıkıyordu.

“Kaç kat kaldı?” diye fısıldadı Lina.

Arven kolundaki eski planı açtı.

“Veri merkezi seksen ikinci katta.”

Noa hafifçe güldü.

“Demek daha yolumuz var.”

Kimse cevap vermedi.

⸻

Yaklaşık yirmi dakika sonra ekip, güvenlik kameralarının daha seyrek olduğu bir bakım katına ulaştı.

Koridorun sonunda camla çevrili geniş bir oda vardı.

İçeride onlarca ekran çalışıyordu.

Lina dikkatle yaklaştı.

Ekranlarda Kubbe-7’nin her sokağı görünüyordu.

Çocuklar parkta oynuyor…

İnsanlar işlerine gidiyor…

Evler…

Okullar…

Hastaneler…

Her yer izleniyordu.

Noa sessizce mırıldandı:

“Demek gerçekten herkesi izliyorlar…”

Arven’ın yüzü öfkeyle gerildi.

“Yıllardır…”

Tam o sırada Lina’nın gözü başka bir ekrana takıldı.

Kendi evi.

Annesi mutfakta oturuyordu.

Babası pencereden dışarı bakıyordu.

Lina’nın boğazı düğümlendi.

“Onlar…”

Ekranın altındaki yazıyı okudu.

Takip Seviyesi: Yüksek Riskli Aile

Yönetim, yalnızca Lina’yı değil, ailesini de izliyordu.

⸻

Elara bilgisayar terminallerinden birine yaklaştı.

“Buradan veri merkezine ulaşabiliriz.”

Parmakları hızla klavyede dolaştı.

Bir harita açıldı.

Ortada büyük bir oda işaretlenmişti.

MERKEZ ARŞİVİ

Arven derin bir nefes aldı.

“Bütün gerçek kayıtlar burada tutuluyor.”

Lina kararlı bir sesle konuştu.

“Oraya gideceğiz.”

⸻

Tam odadan çıkacakları sırada arka taraftan alkış sesi duyuldu.

Yavaş…

Sakin…

Alaycı…

Dördü birden arkalarını döndü.

Kapıda Başkan Voss duruyordu.

Yanında onlarca güvenlik görevlisi vardı.

Voss gülümsedi.

“Sonunda tanışıyoruz, Lina.”

Lina öne çıktı.

“İnsanlara neden yalan söylediniz?”

Voss hiç düşünmeden cevap verdi.

“Çünkü gerçek tehlikelidir.”

“Dışarıda hayat var.”

“Evet.”

“O zaman neden insanları içeride tuttunuz?”

Voss birkaç saniye sustu.

Sonra pencereye doğru yürüdü.

“İnsanlar korkarken itaat eder.”

“Korkan insanlar soru sormaz.”

“Korkan insanlar yönetilmesi en kolay insanlardır.”

Koridorda sessizlik oluştu.

Lina’nın yumrukları sıkılmıştı.

“Onların hayatını çaldınız.”

Voss ilk kez sertleşti.

“Hayır.”

“Onlara düzen verdim.”

⸻

Tam güvenlik görevlileri yaklaşırken kulenin bütün ışıkları yeniden söndü.

Bu kez yalnızca birkaç saniyeliğine değil…

Tamamen.

Bütün bina karanlığa gömüldü.

Hoparlörlerden aynı mekanik ses duyuldu.

“Ana sistem dışarıdan erişime uğradı.”

“Güvenlik protokolleri devre dışı.”

Görevliler şaşkınlıkla birbirlerine baktılar.

Voss bağırdı.

“Yedek sistemi çalıştırın!”

Ama kimse cevap vermedi.

Koridorun sonundaki kapı yavaşça açıldı.

İçeriden yaşlı bir adam çıktı.

Bembeyaz saçları, bastonu ve sakin bakışlarıyla dikkat çekiyordu.

Arven şaşkınlıkla fısıldadı:

“İmkânsız…”

Lina merakla sordu.

“Onu tanıyor musunuz?”

Arven’ın sesi titriyordu.

“Evet…”

“Bu…”

“…Doktor Elias.”

Yıllar önce kayıtlarda gördükleri adam, karşılarında canlı duruyordu.

Doktor Elias, Voss’a baktı.

“Bu yalan artık sona erecek.”

Voss’un yüzündeki sakin ifade ilk kez kayboldu.

Çünkü yıllardır öldüğünü düşündüğü adam, geri dönmüştü.

Ve yanında, gerçeği öğrenmekten vazgeçmeyen bir kız vardı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.