İçeriğe geç

Caffé // Michaeng

Bölüm 4 · 2 dk okuma

Caffé // Michaeng

Bölüm 4

Çok Sevimli

Selammm

Kac gun oldu saymadım ama yine buradayım

Yazım hataları olabilirr

İyi okumalarr 🎀🌟

_______________________________

İçeri girdiğimiz anda güzel et kokuları bizi karşılamıştı.Hemen en köşedeki masalardan birine oturup garsonun beni görmesi için elimi sallamaya başladım.O sırada gözüm Mina’ya kaymıştı, her tarafa büyülenmiş gibi bakıyordu.Ki ben ona öyle bakıyor olmalıydım ki garsonun geldiğini anlamamıştım.

Garson: Selamm chae, sonunda biriyle gelebilmeyi başarmışsın.

Mina’nın bakışları bir anda duvar desenlerinden garsona çevrilmişti.Galiba garsonun benimle böyle samimi konuşmasına şaşırmıştı.

Chaeyoung: Mina bu benim arkadaşım Dahyun, kendisi bursa garson olarak çalışıyor çok takma onu.

Dahyun bana ters ters bakıp bakışlarıyla Mina’yı süzmeye başlamıştı

Dahyun: Aşk olsun be.Neyse ne lütfedersiniz hanımefendi.

”Hanımefendi” sözünü bastıra bastıra söyleyince Mina ufaktan kıkırdamaya başlamıştı.Gülüşü kendisinden bile tatlıydı.

Chaeyoung: Tamam unnie sakin ol, ben acılı bi tavuk istiyorum genelde yediğim gibi olsun ama.

Ben ve Dahyun kafamızı Mina’ya çevirmiştik.Mina sakince istediği menüyü işaret ederek konuşmaya başladı.

Mina: Ben şu tatlı acı tavuk istiyorum.Bi de yanında cola getirirsen süper olur.

Dahyun kafasını sallayıp uzaklaşmıştı.Ben ise biraz şok içerisindeydim, çünkü Mina’nın biraz utangaç bir şekilde konuşmasını beklerken rahat rahat konuşması beni hem şaşırtıp hem de mutlu etmişti.Bende Mina’yla konuşmak için sorular sormaya başladım.

Chaeyoung: Mina, korede hiç arkadaşın var mı?

Mina: Henüz bir tek sen varsın

Ve bu sözle yavaş yavaş kızarmaya başladığımı farkettim.En son böyle duygular hissetiğim daha alfabeyi yeni öğrenmiştim.

Chaeyoung: Nasıl yani, bir tane bile mi olmadı?

Mina: Doğrusu bir tane var ama onunla da en son bir kaç ay önce görüştüm.O da benim gibi Japon bi kız ama o eğitim için bazen Kore’ye gelip gidiyor o zaman görüşebiliyoruz sadece.

Yani burada geçirdiği bütün zamanında yalnız mıydı?Acaba kendi tercihi miydi yoksa dışlanmış veya istenmemiş miydi?Diye düşünürken masaya konulan tabak sesiyle irkildim.

Dahyun: Chae hanım galiba içten içe kendini sorguluyor.Uyanma vakti geldi.

Diyerek kafama küçük (!) bir şekilde vurmuştu.Mina’nın yemeğini de masaya bırakıp bana göz kırpmıştı.Mina ise direk yemeğe gömülmüştü bende ufakça kıkırdamıştım.

Chaeyoung: Çok mu acıktın?

Mina ufakça kafasını kafasını sallamıştı.Çok tatlıydı.

~Mina’dan~

Şuan hayatımda yediğim en güzel yemeklerden birini yiyordum.Japonya’dan geldiğim beri genellikle öğün atlayıp marketten aldığım ramenlerden yiyordum ki bundan bıkmıştım.Yavaşça tavuklarımdan birini chopsticklerimle kavrayıp ağzıma atacakken kayıp pantolonumun üzerine düşmüştü.Chaeyoung bunu görüp sakince tavuğu eliyle alıp çantasından çıkardığı ıslak mendille pantolonumu silmeye başlamıştı…

Mina: とても可愛い (çok sevimli)

Söylediğim şey ağzımdan bir anda çıkıvermişti.Allah’tan Japonca söylemiştim, belki de anlamamıştır

Chaeyoung: Efendim?

Dediğinde rahatlamıştım.Anlamamıştı…

Mina: Boşver.

Chaeyoung ıslak mendili masaya bırakıp yemeğe devam etmişti.Ben ise hafiften kızardığımı hissetmiştim.

___________________________

mina yavaş yavaş aşık etmeye başladım

acaba mina’nın ı arkadaşı kim

yarın belki 5. bölümü yazarımm‼️

Bölüm sonu

5 yorum