Thia geri odasına dönüyordu ama bu sefer yalnız değildi. Yanında yeni hizmetkarı ölümsüz Phitanos vardı. Kölelerin yaşadığı bölümün güvenliğinden sorumlu ölümsüzler ve köleler şaşkınlıkla Phitanos ve Thia'yı seyrediyordu çünkü daha önce Phitanos'un onu sürükleyerek bir yere götürdüğünü görmüşlerdi . Şimdiyse Phitanos, bir kölenin arkasından yürüyordu ki ancak hizmetkarlar arka kısımdan yürürdü. Ölümsüzlerden Thanatos arkadaşı Phitanos'un büyülendiğini düşündü. Phitanos'u kolundan yakaladı ve onu bir kölenin odasına soktu .
Thanatos endişeyle ''sen neden bir kölenin ardından yürürsün, üstelik daha yeni onu yerlerde sürüklerken'' dedi Phitanos'a. Phitanos da Thanatos'un endişesini anlayarak;
''Sakin ol Thanatos, bir hırsızlık suçuyla geldiler bana, lordun bir eşyası kayıptı. Onun çaldığını düşünmüşler ama daha onu lorda götürürken eşya bulundu ve ben de onu serbest bıraktım,'' dedi Phitanos .
Peki onun arkasında yürüyerek ona eşlik etmen neydi ? dedi Thanatos.
''Lordumuz yaşadığı haksızlık karşısında en azından ona odasına kadar eşlik edilmesini istedi,'' dedi Phitanos
''Acımasızlığıyla bilinen lordumuz mu?'' dedi Thanatos şaşırarak.
Phitanos bu soruyla paniklemişti. '' Belki Thia dan hoşlanmıştır'' dedi Thanatos'a ve işlerinin olduğunu söyleyerek Thanatos'un yanından hızlıca ayrıldı . Thanatos kesinlikle bir şeylerin ters gittiğini anlamıştı. Lord'un merhameti ve aşkı mı ? dedi içinden gülerek. O yüreği kararmış adam mı bunları yapacaktı ?En azından arkadaşının paniklediğini görerek bir büyünün etkisinde olmadığını anlamıştı Thanatos. Bu yüzden arkadaşı ve Thia'yı izlemeye karar verdi.
Aradan bir iki hafta geçmişti. Thia artık Phitanos sayesinde büyü hakkında daha fazla şey öğrenmişti. Etrafındaki köleler ve ölümsüzler ise bir şeyin ters gittiğini anlamıştı fakat Gücüyle nam salmış Phitanos'un onun yanında olduğunu görünce Thia'dan çekinmeye başlamışlardı. Sadece bir kaç kişi dışında;
köle arkadaşları Getra ve Antica hala onunla iyi anlaşıyorlardı. Getra esmer, koyu kahverengi kıvırcık saçları, kahverengi gözleri, vücudu yapılı ve taştan oluşan bir ırk olan Lapat ırkına mensup güzel bir kadındı. Ölümsüzler bile bu kölenin gücüne saygı duyar ve Getra'ya ilişmezlerdi. Antica ise burada bütün hayatını geçirmiş tatlı yaşlı bir kadındı. Sık sık yaptığı yemeklerden arta kalanları, Thia ve Getra'yla paylaşırdı. Ölümsüzlerle de arası iyiydi.
Thia sıklıkla bu ikisi ve ölümsüz Phitanos'la dolaşıyordu. Thanatos ise arkadaşının Thia'ya bu kadar yakın olmasından rahatsızdı. Hele ki bu kadar güçsüz görünen bir erkeğin ona bir şeyler yapmasını söylemesine daha da uyuz olmuştu. En sonunda Thia ile görüşmeye karar verdi. Gece gizlice kölelerin bulunduğu kata indi ve Thia'nın odasına doğru yol aldı . Phitanos orada olmadığı bir zamanda yanına gitmesi, Phitanos için daha iyi olduğunu düşündü. Ardından Thia'nın odasına giriş yaptı. Gördükleri karşısında şok olmuştu.
Thia'nın Yanında iblis, Greta, Antica ve Phitanos da vardı. Phitanos'un şaşırmış olduğu gözlerinden belli oluyordu. Thia ise gülerek ona bakıyordu. Thia başından beri ölümsüzün ona geleceğini biliyordu.
''Sanırım bunu beklemiyordun,'' dedi Thia, Thanatos'a bakarak.
Thanatos öfkeyle parladı. Ölümsüzlerin üç komutanından biri olan Thanatos Thia'yı küçümsemiş ve tuzağına düşmüştü.
Thia Thanatos'un aklındaki düşünceleri tahmin ederek '' Merak etme ne sana ne de arkadaşına zarar vermem, Zaten arkadaşın anlaşmayla bunu sağladı dedi Thanatos'a .
Thanatos kendini küçük düşmüş gibi hissediyordu. Thia'ya ''bizden ne istiyorsun?'' dedi Thanatos.
''Özgürlüğümü'' dedi Thia.
Phitanos Zaten korumamızı kazandı. Sana neden yardım edeyim ki dedi Thanatos Thia'ya.
''Bu hanedanlığı aldıktan sonra sana özgürlüğünü vereceğim, Sen olsan da olmasan da ben bu hanedanlığı alacağım, Şimdi karar ver, Arkadaşınla mısın yoksa karşımızda mı?'' dedi Thia Thanatos'a.
Peki kanın generalini nasıl yeneceksiniz dedi Thanatos.
''Orasını bana bırak, Ordusunu kaybedip tek başına kaldığında, ne gücü kalacak ne statüsü ve kibirle kaybedecek dedi Thia Thanatos'a.
Thanatos da çaresizce kabul etti teklifi ve ölümsüzlerin özgürlüğü karşılığında, yaptı anlaşmayı. Artık sırada statü vardı.
Devam edecek...
