Kraliçe isabel yerdeki adamı öldürdükten sonra bana ne yapıyorsun burada der gibi baktı. Elimdeki mumla ona ciddi şekilde baktığımda "sizi sesinizi duydum efendim" dedim.(Resimdeki gibi ana karakterimiz İrem)

İsabel bi an durdu etrafına baktı "benim burada ne işim var?" dediğinde altındaki adama baktı çığlık atarak geri çekildi
İsabel: SAKIN BUNU BENİM YAPTIĞIMI SÖYLEME!
İrem:......
İsabel: yalan söylüyorsun İrem!
İrem: daha cevap vermedim efendim
İsabel: cevap vermemek de bana göre evet demek!
İrem:......
İsabel: BEN KENDİ GÜVENDİĞİM KAHYAMI NASIL ÖLDÜRÜRÜM!?
Alex: anne geçti sakin ol
İsabel: oğlum! Sana bir şey yaptım mı?! (Oğlunun elini tutar)
Alex: (gülümseyerek) hayır Anne hiç bir şey yapmadın
(Resimdeki gibi prens Alex ve gözünü mavi renkli olarak görün)

İrem: kraliçemiz İsabelin sağlık durumuna tekrardan baktırmalıyız
Alex: evet doğru asker! Annemi odasına götür !
Asker: emredersiniz!
Asker ile İsabel koridordan uzaklaşırken Alex yanıma geldi. Omuzuma dokundu "benimle bahçe gel" dediğinde başımı tamam şekilde salladım. İkimiz birlikte bahçeye doğru giderken göz ucuyla Alexi inceledim. Gerçekten güçlü, zeki ve bazen acımasız olmuştu. Acımasıztan kastım annesi gibi masumları öldürmüyor. Kendisini dinlemeyen ve hainlere karşı acımasız. Çocukken saf olsasa şuan bir çok şeyi çözüyor. Annesi İsabel küçüklüğünden beri doğru dürüst vakit geçirmedi. Bunun nedeni benim gücümle ilgilenmekten. Alex beni kıskanır diye düşünüyordum lakin hiç bir zaman kıskanmadı. Berki içinde tutuyor.
Bahçeye vardığımızda Alex etrafına baktı askerlere "bizi yalnız bırakın dinleyen olursa kellesini alırım" dedi. Askerler korka korka uzaklaştı. Alex aniden çimenlere oturdu normalde hiç kimsenin önünde oturmaz. Lakin ikimiz yalnızken oturur. Ardından bende oturdum. Alex sanki üzerindeki dertlerden çıkmış gibi derin nefes alıp verip yüzüme baktı
Alex: annemin sağlığında ne olduğunu biliyorsun dimi?
İrem:...... evet dersem ne olacak?
Alex: hiç bir şey aksine mutlu olacağım bilen kişi sen olduğun için
İrem: anladım
Alex: sende bir şey fark ettim
İrem: neymiş?
Alex: yaşın ilerledikçe güzel olduğunu fark ettim
İrem: te-teşekür e-ederim
Alex: hahahaha! İlk defa utandın ve kekeledin!
İrem: benimle dalga mı geçiyorsun?
Alex: hayır ne hakkım var? Ama bu gerçek güzelsin
İrem:....
Alex: İrem burada yaşadığından beri hiç yalnız hissettin mi?
İrem: hayır hissetmedim çünkü sen varsın
Alex bunu duyunca saçıma dokunup okşamaya başladı. Neden yapıyorsun der gibi baktığımda Alex gülümseyerek "ne var? Okşayamam mı?" dediğinde "hayır ailem dışında erkek başımı okşuyor" dedim. Alex "herşeyin ilki ben olacağım bundan şüphen olmasın" dediğinde şaşırarak
İrem: ne demek herşeyin ilki?
Alex: bilmem sen düşün
İrem: ...... düşünüyorum
Alex: annemin sağlığını hakkında ne diyeceksin?
İrem: yaklaşık bir hafta önce ne yiyordu?
Alex: turuncu lahana (yazar: kafadan uydurdum sorgulamayın :D)
İrem: işte o turuncu lahana vampirlerin olduğu bölgede yetişir.
Alex: eee?
İrem: onu yedikten sonra geceleri saat 12.00den önümüzdeki saatlerde bazı insanları düşman olarak görüyor bunu sende dahil
Alex: evet dün akşam bana saldırmaya kalkıştı
İrem: sonrada bazen kendine gelince bir o gün olmaz ama yarın olur
Alex: anladım vampirler intikam mı alıyor şimdi?
İrem: bu konu hakkında konuşmaya hakkım yok
Alex: aslında bakılırsa yapabilirler sonuçta annem masum insanları öldürdü, küçükken bana onlar için kötü insanlar demişti bense saf kalbimle inanmıştım...
İrem: ben gelince ne oldu peki?
Alex: değişti masumlar olduğunu anladım
İrem: hmm güzel
Alex aniden elimi tuttuğunda şaşırdım ve utanarak "n-ne oldu?" dediğimde Alex biraz saniyelik şekilde gözlerime bakarak durdu. Ardından "sana uzun zamandır söyleyemedim bir şey var" dediğinde bende başımı nedir der gibi yaptım. Alex ellerimi daha sıkı tuttu "ben.." der demez aniden yüzüne hançer geldiğinde gözlerimle büyü gücüyle durdurdum. İkimizde arkamıza döndüğümde hançeri fırlatan İsabeldi.
DEVAM EDECEK