İçeriğe geç

Cadı intikamı

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Cadı intikamı

Bölüm 1

1●Bölüm

Aradan ne kadar zaman geçsede ailemin ve sevdiğim dostlarımın gözlerimin önünde ölmesi geliyordu.

●Geçmişe dönüyoruz ●

yaşadığım toprakta cadılar ve insanlar mutlu şekilde yaşamını ilerletiyorlardı. Mahallemizde insan ve cadı ailer yaşıyordu. Kral ve kraliçemiz aniden zehirlenmeden dolayı öldüler. Bundan dolayı yeni kral ve kraliçe getirildi. Yalnış duymadınız getirildi.

Çünkü kral ve kraliçenin çocukları yoktu. Bu toprakta çocuğun olmazsa devleti yönetebilecek kişiler yerleştiriliyordu akraba olmasa bile. Yeni kral Chris ve kraliçemiz İsabel'di. İkisi de yabancı ve güvenilir birilerine benziyordu. Devletimiz türkçe dili olduğundan dolayı onlarda yönetmek için türkçe bilmek zorundaydı.

Bir gün akşam yemeğinde evimizin bahçesinde oturuyorduk. Dışarıda ailecek yemeğimizi yiyorduk. O zamanlarda 10 yaşındaydım. Abim 18 ablam 15 yaşındaydı. Tüm aile bir aradaydı sohbet ederek gülerek zaman geçirdik. Abim ağzındaki yemeğini bitirnce benden bahsetmeye başladı.

Abi: benim güzel kardeşim İrem ortaokulun ilk defa en güçlü cadısı seçilmiş.

Abla: tebrik ederim kız!

Anne: aferin kızıma

Baba: ilk defa demek gururlandım kızım

İrem: insan öğrencilerde oy verdi.

Babaanne: ooo güzel bir şey

İrem: insanlarla aramızda bir sıkıntı yok dimi dedecim?

Dede: hayır yok evladım aklına bile geçirme

İrem: oley iyi oldu~

Böyle ailecek akşam yemeğimizi yaparken aniden gürültü sesleri gelmeye başladı. Etrafımızda baktığımızda vampir komşu evlerin ateşe aldığını gördük. Askerler basmaya ve öldürmeye başladı. Bunu gören babaannem ve dedem hızlıca yanıma geldi. Askerler bahçemizde geldiğinde annem , babam , abim ve ablam öne geçerek durdular. Babam endişeli şekilde " neler oluyor bilmiyorum ama kendimizi ve ailemizi korumalıyız" dedi.

Askerlerden hiç bir şey söylemeden içlerinden birisi ablamın ayağa bir kurşun yağdırdı. O an babam korumak içgüdüsüyle tam saldıracakken annem koludan tuttup durdurak "sakin ol neler oluyor konuşmamız lazım , sen kızımızla ilgilen" dedi. Babam kendini zor tutsada tamam şekilde başını salladı. Annemin böyle tür olaylarda hep sakindir. Beni de buna hayran bırakıyordu. Annem askerlere sakince baktığında askerler gözlerinden korkup sakinleşti. Çünkü karşılarında insan ailesi değil cadı ailesi vardı.

Anne: neler oluyor?

Asker: bunu sana söylemek zorunda değiliz

Anne: en azından bilelim lütfen sakince

Asker: peki emri verildi

Anne: emredildi mi?

Asker: evet

Anne: neden suçumuz ne?

Asker: yeni kral ve kraliçemiz nefreti var

Anne: cadılar ve vampirlerden mi? Neden?

Asker: yeter!

O an askerler anihızla silahlarını anneme ve babama çektiği anda babamın gür sesiyle "yaşamalısınız! " dediğiyle ölmeleriyle bir oldu. Abim ve ablam kendilerini tutamayıp savaşmaya başladılar. Babaannem ve dedemle yardım edelim diyecekken abim "yürüyün! Durmayın! Yaşayın! " dedi. Ardından bunu uyarak oradan uzaklaştık. Her şey o kadar hızlı oldu ki annem ve babamın karşıya karşı savaşması imkansızdı.

Koşmaya devam ederken aniden başka askerler önümüze çıktı. Babaannem ve dedem cadı güçlerini kullandılar lakin yetersizdi. Güçleri nedeni bilmeden zayıflamıştı. Bu durum tüm yaşlı cadılarda olmuyordu. İkisi mücadele ederken ben arkalarında duruyordum aniden babaannem bana kafasını yandan dönerek "git! Ne olursa olsun git! Mutluğunu yaşa!" dedi. Gitmek istemiyordum ağlamaya başlamıştım ama durursam ailemin istediklerini yerine getirmemiş olarak üzmüş olacaktım. Bu yüzden ağlamayı kesip oradan arkama bakmadan koşup uzaklaşmaya başladım. O an defalarca kurşun sesleri geldi. Böylece babaannem ve dedemde ölmüş oldu.

Ayaklarım koşmaktan acımaya başlamıştı ormanın içinde olduğumu yeni fark etmiştim.. ürkütücü bir ortamı vardı. Aradan biraz zaman geçti burada sabahlarım diye düşünürken karşıma büyük bir tilki çıktı. Vahşi dişlerini bana gösterdi. Gücümü kullanamıyorum çünkü daha açılmamıştı. Yanıma yaklaştıkça korkum yükseldi ve bayıldım.

Gözlerimi yavaşça açtığımda gümüş renkli bir tavanı görüyorum. Hızlıca kalktığımda yatakta olduğum anladım. Etrafıma baktığımda altınlı elmaslı lüks bir odadaydım. Hızla yataktan inip buraya nasıl geldiğimi anlamaya çalışıyorum. Aniden içeriye iki asker girdi. Onlara korkmaya başlayıp gerilerek sırtımı duvara yasladım. Asker bunu fark edip " korkma biz seni kurtardık emri ile " dedi.

İrem: anlamadım! Emri ile derken!?

Asker: kraliçe İsabel seni ormanın içinde yürürken gördü

İrem: oradan mıydı?!

Asker: evet

İrem: annemi ve babamı öldüren katil neden kurtardı beni!?

Asker: ağızından çıkan kelimelere dikkat et evlat

İrem:... ne yapacaksınız bana?

Asker: kraliçe İsabel'in yanına götüreceğiz onunla görüşeceksin

İrem: ........tamam

O an mücadele etmedim. Boş ve gereksiz olacaktı Neden yaptı bunları? Diye sorgulamadan Kraliçe İsabel düzgünce görüşeceğim.

DEVAM EDECEK

Bölüm sonu

1 yorum