Yemek yememizin üzerinden biraz zaman geçmişti ki annem beni ve abımı yanına çağırdı. Ciddi ve otoriter bir sesle konuşmaya başladı ;
-Bugün Ateş Krallığında bir tören yapılacak. Halktan bir çocuk seçilecek. Bu çocuk herkesin önüne çıkarılacak. Halkın sevgisini kazanmak için bu çocuğa çok iyi davranacaklar. Sizde halktan biri gibi giyinerek törene katılacaksınız. Orada yaşanan olayları , Ateş Krallığının varislerini ve Kral Chris Majeri'yi gözetleyeceksiniz. Ateş Sarayı'na nereden ve nasıl girdiklerini, başka bir giriş olup olmadığını da öğrenecek öğrendiklerinizi bana anlatacaksınız.
Anlamlandıramamıştım. Annem neden bizden bunu istiyordu ki? Tam anneme neden böyle bir şey yapmamızı istediğini sormak için ağzımı açtım ki annem lafımı ağzıma tıktı.
- Neden böyle bir şey yapmanızı istediğim ile ilgili bir sebep belirtmeyeceğim. Bunu size anneniz olarak değil Kraliçe Shula olarak söylüyorum. Bu bir emirdir. İtiraz istemiyorum.
Annemin bu sözlerinden sonra ne abim ne de ben hiç bir şey söylemedik.
Törenin başlamasına çok az bir zaman kalmıştı. Bu yüzden hızla odama çıkarak kıyafetletimi giydim. Normalde sürekli rahatsız edici ve gereksiz süslü elbiseler giydiğim (daha doğrusu giymek zorunda olduğum) için bu normal ve rahat kıyafetleri giymek bana iyi gelmişti.
