Alara'nın bana sırlarını söylemesinden 4 sene sonrasıydı. Büyümüştüm, 14 yaşındaydık.
Ben yine Alara'yla buluşacaktım. Ama bu sefer Alara'nın evinde. Dışarı çıkıp binalarına girdim. Yine kapıyı açıp, merdivenlerden çıkarken, buz gibi bir havada gökyüzünde uçuyor gibi hissettim. Kapılarını çaldım ve Yağmur abla kapıyı açtı. Kapıyı açtığı gibi masmavi ve soğuk buz parçacıkları bana doğru geldi. Sonra Yağmur abla:
-Hoşgeldin Dilara geç içeri. Alara da seni bekliyordu.
Alara odasında beni bekliyordu. Annesi yaz olmamasına rağmen bize masmavi dondurmalar verdi. Onları yedikten hemen sonra kapı çaldı. Şaşırmıştık, böyle bir şey beklemiyorduk. İkimiz kapıyı açtığımızda hiç bir şey göremedik. Aşağıya baktığımızda üstünde kırmızı bir mühürle basılmış, mektup vardı. Korkmuştuk. Mektubu alıp içeriye gittik. Mektupu açtığımızda garip yazılar vardı. Bunları Alara okuya biliyordu.Benim anlamadığımı biliyordu. Bu nedenle sesli okudu:
"Merhabalar, Alara ve Dilara. Alara senin özel güçlerinin olduğunu biliyorum. Dilara seninde sadık kuvvetli ve güçlü olduğunu biliyorum. Sinyorya'da en büyük rakibimizle savaşacağız. Bunun için başka şehirlerden güçlü kişiler topluyoruz. Lütfen isteğimizi kırmayın ve geliniz.Rakibimizin adı "Berlona", bizim adımızda " Buzlar Sultan'ı. Mart'ın 4'ünde olucaktır savaş. Sizleri bekleriz. "
şeklinde yazıyordu. Ben donuk ve yüzüm bembeyaz şekilde azım açık duruyordum. Korkarak yutkundum ve Alara'ya baktım. Alara:
"Annee! Sinyorya'da yine Berlona'yla savaş çıkmış. Dilara'yla beni çağırıyolar. Anneee! " diye annesine odasından bağırdı. Yağmur abla koşa koşa geldi ve "Gerçekten mi? " dedi, panik bir sesle. Benim annem her şeyi tanıştıkları için biliyordu. Yağmur abla annemi arayıp, haber verdi.Sonra evime gidip ikimizde tıpatıp aynı şeyleri koyarak bavullarımızı hazırladık.Çünkü orada aynı grup olacağımız için özel dilimli parıltılı ve göz kamaştırıcı tülden yapılmış bir sürü elbise koyduk. Aynı zamanda savaşla ilgili bilgiler yazan bir kağıt koyduk.