Bazen diyorum ki babam yani kıral hiç ölmeseydi de bende başa geçmeseydim. Ama herşey söylediğimiz gibi olsaydı keşke ben küçük yaşta annem ölmeseydi keşke babam ölmeseydi de yine herzamanki gibi benim arkamda olsaydı.
Alaca'nın seslenmesiyle yanıma geldiğini daha yeni yeni anladım. "Hey dalmışsın yine Aden noluyor sana ya sen bu kadar çok dalıp girmezdin" "Evet farkındayım bu arada bana birşey mi anlatıyordun?" Alaca sesli nefes verip "evet sabahtan beri sana birşey anlatıyordum ama beni dinlemediğin için kaçırdın. Hem sen baban ölünce sanki daha çok dalıp gidiyorsun" diyince nedense içimi büyük bir hüzün kapladı.
Alaca ya cevap vermeyip yanından geçip odama doğru yöneldim. Odama girdikten birkaç dakika sonra kapının tıklatıldığını duydum. İçeriye bir koruma girip aşağıda sizi bekleyen misafirleriniz varmış kıraliçem" diyip odanın kapısını kapattı. Üzerime başka bir beyaz elbisemi giyip aşağıya inen merdivenlere doğru yöneldim.
Aşağıya inmeme birkaç merdiven kala Alaca nın bana doğru yaklaştığını gördüm. "İşte beni dinlemezsen böyle aşağıda ne olup bittiğini öğrenemezsin ve sonunda aşağıya inmek zorunda kalırsın" dedi ve sol elini arkasına doğru götürüp sağ elini de bana doğru nazikce uzattı. Bende nazikçe sağ elimi onun sağ elinin üzerine koydum merdivenden indirip beni yemek yediğimiz odaya doğru götürdü.



