
Gözümün önüne düşen kahverengi tutamları büyük bir hışımla ortadan ikiye ayırdım. Ayağa kalktım, ağrıyan kalçama odaklanmamaya çalışarak tekrar buzun üzerinde daireler çizmeye devam ettim. Canım gerçeken çok acımıştı ama şuan buna odaklanamazdım.Tam bunları düşünürken bay david´in bana doğru geldiğini gördüm.
-Ahh selam
-Selam bu saatte burada ne işin var bakalım?
-Hiç uyku tutmamıştı o yüzden burada biraz çalışmak istedim.
-Peki sana iyi çalışmalar.
Sessiz bir şekilde hocanın gitmesini beledim. Ardından çalışmaya devam ettim . Yaklaşık 1-2 saat sonra hoca yine geldi,ama yanında bir çocukla. Hayretler içinde baka kaldım. Çocuk çok ateşliydi.
-Tekrardan selam Olivia
-selam
-Bu yeni eşin Ryan, olimpiyatlarda birlikte yarışacaksınız.
Bu bir şaka olmalıydı,evet çok ateşli bir çocuktu ama bu son 1 hafta kalan ve benim için çok önemli olan bir yarışmayı iptal edip, görmezden gelmek dışıda başka bir şey değildi.
-Peki ya Jonh o ne olacak?
-O biraz rahatsız bu yüzden olimpiyatlara katılamayacak.
Ne hastalanmışmıydı, Jonh bana bunu nasıl yapardı?
Hastalanacak zamanı mı bulmuştu. Üstelik bu yarışmanın benim için olan önemini bilirken. Offff herşey zaten beni buluyordu ya.
-Selam ben Ryan
-Selam ben de Olivia
-Memmun oldum
-Bende
Bir saniye hoca neredeydi her zaman ki gibi ortada bırakıp gitti. Ha bu arada ben Olivia 16 yaşındayım. Küçüklükten beri buz pateni kayarım önümde büyük bir olimpiyat var.Ve bu benim için çok önemli çünkü küçüklükten beri verdiğim emeklerin karşılığını alma zamanıydı.
Tekrardan olaya geri döndüm.
-Eeee
-Ne ee?
-Yani bi an susunca konu açmak istedim ama..
-Ha tamam özür dilerim ya ben dalmışım.
-Sorun değil
-Bunu gülümseyerek yapmıştı!
UYARI!(river dinleyerek oku!)
Tekrardan önüme döndüm, ve kulaklığımı taktım.Kulaklıkta "RİVER" çalıyordu.Tekrardan kaymaya başladım ama o beni bir şahin gibi izliyordu.Daha sonra oda benimle birlikte kaymaya başladı, ve doğruyu söylemek gerekirse çok iyi kayıyordu.
-Bu iş de gerçekten çok iyisin
-Teşekkür ederim sende
Kaymaya devam ettik çok iyiydi, ve beni hiç beklemediğim anda kucağına aldı.Havada bir kuş gibi süzülmüştüm.
-Vay canına çok hafifsin
-Ne ne diyorsun sen?
-Hafif olduğunu söylüyorum küçük hanım
-Saçmalamayı kes.Bana kucağına alacağını söylemeliydin!
-Tamam sakin ol
-Ve bir daha bana asla küçük hanım diye seslenme Anladınmı?
-Anladım küçük hanım
Beni sinir etmeye mi çalışıyordu?Çünkü bunu gerçekten başarıyordu.Gözlerimde ateşle ona baktım.
-Tamam tamam,dedi
Çok tatlı bir çocutu ama ona güvenemezdim.Çünkü canımdan sevdiğim babamada güveniyordum, yani
ta ki annemi ÖLDÜRENE kadar..
Tek yaptığım boş gözlerle ona bakmak oldu.