BİLGİLENDİRME
Bu romandaki tüm karakterler, mekanlar ve olaylar tamamen hayal ürünüdür. Kitap, içerdiği yoğun dram, travmatik kayıp ve gizem unsurları nedeniyle yetişkin okurlar için uygundur.
Gerçek kişi ve olaylarla olan benzerlikler tamamen tesadüftür.
Bölüm 1
Bir insan hiç çocukluğunu özlemez mi? Ben özlemiyorum çünkü geçmişime baktığım zaman aklıma hep o patlama geliyor, yanlızlığım geliyor ve çaresizliğim geliyor. Böyle bir durumda kim olsa özlemez değilmi?
Sene 2012
(Yılbaşı günü)
Sevgili günlük biz şu an 30 Aralık 2012 yılındayız ama 2013 yılına girmemize de sadece bir gün kaldı veeee üstüne benim doğum günüme de 4 gün kaldııı. O yüzden çok heyecanlıyım biliyor musun hemde iki kat bir heyecan var üzerimde ama nedense bu heyecanla beraber birde kötü bir his var içimde tarif edemiyorum ama tüylerimi diken diken eden bir kötü bir his ama yeni yılda kendim ve ailem için harika dualarda bulunacağım sevgili günlük.Bu gün dışarıda babamla beraber çarşıda, pazarda ve en sevdiğiiimmm parkta dolaştık her şeyi aldık hatta babam bana şirin tatlı bir pamuk şeker de aldı ve bana yılbaşından önce erkenden bir hediye verdi bana bir kar küresi aldı. Babamı çok seviyorum bu kar küresini çok iyi saklayacağım sevgili günlük neyse benim uyumam lazım çünkü yarın eve babamın sipariş ettiği yılbaşı için çam ağacı gelecek daha onu süsleyeceğiz iyi geceler sevgili günlük...
Günlüğümün sayfalarını nazikçe hiç incitmek istemeden yavaşça kapattım ve komidindeki babamın bu gün bana hediye ettiği kar küresinin yanına yavaşça koydum. Günlüğümü çok seviyordum bana kendimi en iyi hissettiren şeylerden birisi günlük tutmaktı. Günlük tutmaya daha birinci sınıftayken yazmayı öğrenir öğrenmez başlamıştım. Çünkü benim babam da günlük tutardı ne zamandan beri tutuyor bilmiyordum ama uzun zamandır bir günlüğü olduğunu biliyordum.
Yatağıma girdim en sevdiğim pembe ayıcığımı da kucağıma aldım onun yumuşacık pamuk gibi tüyleri içimi kıpır kıpır ediyor tüm dertlerimi bana unutturuyordu sanki. Yatağın içine yeni girmiştim ve bu yüzden yorgan buz gibiydi heryerim titredi bir anlığına. Yorgan henüz ısınmamıştı pencereden baktığım zaman yağan kar tane tane sokak lambasının ışığının altından görünüyordu. İçim hem huzurla hemde o adını koyamadığım korkuyla kaplıydı ama yinede pozitif düşünüyordum herşeye rağmen ,çünkü babamda öyleydi hep pozitif düşünürdü negatif enerjiyi bize yasaklardı resmen, onun yanında hiçbirimiz olumsuz ve moral bozan şeyler konuşamazdık. Babamın en sevdiğim özelliklerinden biri buydu.
Yağan kar tanelerine bakarken gözlerim yavaşça dalmıştı ki bir ses duyuldu kapıda babamın sesiydi. "Ceylinn girebilir miyim kızım."
Bu sesi duyar duymaz anında yatağımdan doğruldum ve "evet baba tabikide gel lütfen." Diye cevapladım. Kapının kolu daha aşağıya doğru inmeden ben hemen hızla yataktan kalktım kapıyı babama kendim açtım babam kapının önünde bana tebessümle bakıyordu.
"Neden yatağından kalktın kızım? ben geliyordum ya işte hadi hadi hemen yatağına geç te üşüme."
Babam böyle deyince uslu kız olup yatağa girdim
"Tamam babacığım anlaşıldı." Dedim heyecanla babamın bana birşeyler söylemesini bekledim ama sadece bana bakıyordu. Hiçbir şey söylemeden uzun uzun bakıştıktan sonra ben konuşmaya başladım " bana söylemek istediğin birşey mi var baba?" Dedim gözlerimi kıstım,babama dikip bakmaya başladım babam bana hemen kısa bir cevapla "yok birşey kızım. Sadece sana bakmaya geldim uyudu mu diye ama görüyorum ki benim yaramaz kızım henüz uyumamış." Deyip babam beni gıdıklamaya başlayınca attığım kahkahalarım odayı hatta evin içini doldurdu "Baba tamam dur." Dedim gülmem hsnüz geçmediği için konuşamıyordum "bende tam uyuyordum aslında,sadece sen gelince esas pozisyonu aldım o kadar." Deyip kıkırdadım babam "ah benim kızım,peki tamam o zaman senin uykum kaçmasın ben gideyim artık bak saatte çok geç oldu yarın erkenden uyanmamız gerekiyor zaten tamam mı canım kızım."dediğinde hemen yorganı üzerime aldım yorganın içi sıcacık olmuştu gerçi Babamın olduğu yer benim için her zaman sıcaktı. Babam anlıma bir öpücük kondurup odadan ayrıldı. Bende kar tanelerinin yavaş yavaş yere inmesini izleyerek uyuyakalmıştım.
Sabah olmuştu. Güneşin ışıkları penceremden odama dolmuş ve güneş bana sıcacık bir selam veriyordu. Hemen yatağımın yanındaki saate baktım saat tam 9.30'u gösteriyordu. Yatağımdan doğruldum hemen yatağımı topladım ardından geceliklerimi çıkarıp üzerime kar beyazı kazağımı giydim altına da mavi bir kot pantolon giydim benim için kombin yapmanın bir önemi yoktur. Ben, beni rahat ve sıcak tutacak ne bulursam giyerim. Üzerimi giyince saçlarımı taradım, banyoya gittim, şarkılar söyleyerek dişlerimi fırçaladım ve mutfağa geçtim mutfakta annem bir yandan çayı demliyor bir yandan da kendi kendine bir şeyler mırıldanıyordu. "Günaydııın." Dedim anneme aceleyle masaya geçtim annemde "Günaydın kızımm. Söyle bakalım 2012 yılının son gününün sabahında neler anlatmak istersin bize? " Diye merakla cevabımı bekledi. O anda nedense yüzümdeki tebessüm bir anlığına donuk kaldı. Nedense içimdeki o tarif edilemez sıkıntı her saniye daha da gün yüzüne çıkıyordu. Yinede babamın pozitif düşünme kuralını uyguladım ben kendimi sakinleştirmeye çalışırken kapıdan babam girdi "Mis gibi gözleme kokusu geliyor, kurt gibi acıktım valla ." Ben babamı görünce o sıkıntılı hava yerini harika bir huzura bıraktı "Günaydın babaa,evet dediğin gibi annem yine döktürmüş." Dedim içimi kemiren o huzursuzluk birazda olsa gitmişti annemde masaya gelince "Herşey hazır tamamdır. Haydi soğutmadan başlayalım." Dedi sabırsızca "Sana da günaydın Sevil hanım bugün biraz dalgın gibi görünüyorsunuz." Dedi babam anneme ve annemle uğraşırken bir yandan da bana gizlice göz kırpıyordu bende sessizce gülüyordum. "Evet Hakan... Eee haklısın bu gün biraz kendimi halsiz hissediyorum. Bu arada... Günaydın." Dedi annem mahcup mahcup annemde bu gün bir gariplik seziyordum, ben mi falza abartıyorum bilmiyorum belkide hastadır. Zaten annemin yüzünde hiç renk yoktu, gözleride gece boyu hiç uyumamış gibi mosmor görünüyordu ve bu yüzden annemle daha fazla uğraşmak istemedim. "Hasta falanmı oldun?" Dedi babam biz kahvaltıyı yaparken "Dün gece birşeyin yoktu." Diye devam etti babam gözlemeyi bölerken "Bilmiyorum bu sabah aniden başladı. Aslında sürekli böyle bir gariplik vardı üzerimde ama bu gün daha çok artı sorunum." Diye cevapladı annem. Yemeğini bile zor yiyordu anlaşılan midesi bulanıyordu. Babam da "Bu gün bir hastaneye görün o zaman, çünkü hiç iyi görünmüyorsun. Seni hastaneye ben bırakayım olurmu?" Dedi babam anneme dönerek annemde "Sen işine geç kalma ben kendim giderim." Dedi annem ardından devam etti "hem yürümek dizlerime iyi geliyor." Dedi hiçbir şeyi yokmuş gibi davranıyordu annem, babamda "Tamam o zaman öyle olsun." Dedi ve "Ama bir sorun çıkarsa mutlaka bana haber ver." Dedi ve masanın ortasındaki küçük siyah zeytinden bir tane aldı. "Tamam sen merak etme." Dedi annem ben çayımı yudumlayarak ikisini izledim bende konuşaya başladım annem bana birşey sormuştu ama o kötü histen dolayı cevaplamayı unuttuğum aklıma gelince hemen bende "Sen bana babam gelmeden önce ne sormuştun anne?." Diye sordum anneme annem bana döndü biraz düşündü ve hemen sonra "Haaa! Tamam kızım hatırladım. 2012 yılının son günününde neler söylemek istersin diye sormuştum sana." Diye cevapladı annem gülerek,kendinden biraz utanmıştı. Bende elimdeki sıcak çay bardağını masaya yavaşça bıraktım. Ve hem anneme hemde babama döndüm "2012 yılı harika geçti. Heryeri gezdim, gördüm ve eğlendim... Aslında beni mutlu eden şeyler bunların hiçbirisi değildi." Dedim hem annem hemde babam şaşkınlıkla izlediler beni. Acaba onu memnun edemedik mi diye düşündüklerinden emindim onlar bana bakmaya devam ederken bende sözlerime devam ettim "Beni mutlu eden asıl şey her seferinde ailem ile bu zamanımı geçirmekti... Ve dilerim ki 2013 yılında da ve diğer tüm yıllarda da hep beraber oluruz." Diye cevapladığımda ikisinin de ağlamamak için kendilerini zor tuttuğunu gördüm hemen kalktım önce anneme sonra da babama sarıldım. Annem duygusal havayı dağıtmak ister gibi "Tamam tamam hadi hazırlanıp çıkalım artık." Dedi. Ben üzerime montumu geçirdim annemle babamda hazırlandılar evden çıktık.
~
Okuyucuya not: Sevgili arkadaşlar birinci bölümün devamı gelecek... Umarım beğenirsiniz😊
Güzel yorumlarınızı bekliyorum şimdilik hoşçakalın👋
Bu arada unutmadan söyleyeyim bir sonraki bölüm bir sıkıntı çıkmazsa yakın zamanda gelecek arkadaşlar. Sizleri çok seviyorum görüşmek üzere 😊