BÖLÜM 1
AY IŞIĞININ SOĞUK RÜZGARIYLA TANIŞMASI
“Nilay, hadi kızım yapabilirsin.”
Nilay korkuyordu. Keşke hiç ısrar etmeseydim diye düşünüyordu. Buz soğuktu ama bu soğukluk biraz da olsa hoşuna gitmeye başlamıştı.
Üzerinde pembe kalın montu, ellerinde toz pembe eldivenler ve başında beyaz beresi olmasına rağmen üşüyordu. Elleri titriyordu. Soğuktandır diye düşünüyordu ama hepsi heyecandandı çünkü küçük kalbi hiç olmadığı kadar hızlı ve sert atıyordu. Minicik elleri pistin duvarındaki tırabzanları daha sıkı tutmaya başladı. Gözlerini ayaklarındaki mavi ve rahatsız edici patenlerden ayırarak babasına çevirdi. Babası camın diğer tarafında elinde kamerayla Nilay’agülümsüyordu.
“Hadi birtanem. Sen benim kızımsın. Hiçbir şeyden korkmazsın. Çok kolay olacak sadece ellerini bırak ve bana doğru kay.”
Eliyle gel işareti yapıyordu babası. Nilay korkuyla kafasını çevirerek buz pistindeki insanlara baktı. Kahkahalar kulaklarını dolduruyordu. İnsanlar eğlenerek paten kayıyorlardı. Bazılar düşüyor daha sonra tekrar kalkıp kaymaya devam ediyorlardı. Nilay gözlerini kapattı. Buraya neden gelmek istediğini düşündü.
Bir gün öncesi
Nilay altı yaşındaydı. Yaşıtlarına göre çok hareketli ve konuşkandı. Tanımadığı insanlarla hiç çekinmeden konuşabiliyordu. Neredeyse hiçbir şeyden korkmuyordu. Tek korkusu vardı “köpekler”. Onlara yaklaşmadığı sürece bu da seviyeli bir korkuydu.
O gün annesi ile babası yıl dönümlerini kutlamak için dışarı çıkmışlardı. Nilay’a bakması için karşı komşularının kızı olan Sevgi’yi çağırmışlardı. Sevgi de seve seve kabul etmişti. Zaten ne zaman ihtiyaç duysalar Nilay’a bakardı. Onunla vakit geçirmeyi severdi.
Yine Sevgi ile ellerinde cipslerle oturmuş televizyondan bir şeyler izleyeceklerdi. Ne izleyeceklerini seçmeye çalışırken Sevgi ona iki gün önce bitirdiği kitabı anlatıyordu. Kitabın karakterleri artistik buz pateni yapıyorlardı ve çok iyi kaydıklarından bahsediyordu.
Nilay bu sporu ilk defa duyuyordu. Nasıl bir şeye benzediğini çok merak etmişti.
Sevgi’ye
“Sevgi abla artistik buz pateni nasıl bir şey?” diye sordu. Sevgi gülümseyerek anlatmaya başladı.
“Ayaklarında buz pateni ile bembeyaz buz pistinin üstünde akrobatik hareketler yapıyorlar. Yaptığı hareketler hem çok estetik oluyor hem de izleyeni hayran bırakıyor ama aynı zamanda da çok tehlikeli. Görmek ister misin?” diye sorduğunda Nilay koltuktan atlayarak zıplamaya başladı.
“Evet! Çok isterim Sevgi abla.” dediğinde Sevgi gülümseyerek eline kumandayı aldı ve internetten 2018 yılında altın madalya kazanan bir çiftin videosunu açtı. Video başlar başlamaz Nilay televizyonun tam karşısına geçmiş ellerini birbirine geçirmiş ve göğüs hizasında tutarak bekliyordu. Heyecanı gözlerinden okunuyordu.
Çift piste çıkıp turladıktan sonra isimleri anons edilince selam verdiler. Onların selamıyla videodan gelen alkış sesi Nilay’ın heyecanına heyecan katmıştı. Ellerini çırparak zıplamaya başladı. Başlama pozisyonlarını aldıklarında Nilay kızın üstündeki mor taşlı elbiseye hayranlıkla bakıyordu.
“Sevgi abla baksana kızın üstündeki elbiseye ne kadar güşelll.” Derken birken Sevgi’nin elinden kumandayı alıp videoyu durdurdu. Televizyona yaklaşarak eliyle kızın elbisesine dokundu.
“Bende bundan giymek istiyorum. Buz prensesi gibi görünüyor.” Diye mırıldandığı sırada Sevgi elindeki kumandayı alıp “ hadi gel de izleyelim küçük buz prensesi daha hiçbir şey görmedin.” Deyip videoyu tekrardan başlattı.
Nilay bütün o atlamaları ve dönüşleri hayranlıkla izledi. Sürekli Sevgi’ye dönüp “Ayyy çok iyiler! Nasıl yaptılar bu hareketi? Vay canına! Hay bin kunduz aşkına! Çok havalılar…”diyordu.
En son bitiş pozisyonunda durduklarında Nilay minicik ellerini birbirine çarparak alkışlamaya başladı. Onun bu haline gülen Sevgi’ye dönerek:
“Sevgi abla bir tane daha açar mısın?”
O gün videoları izlerken uyuyakalmıştı Nilay. Sevgi onu kucağına almış yatağa götürürken Nilay rüyasında buz pistinde olduğunu görüyordu.
Üzerinde kırmızı simli bir elbise yanında ise yüzünü göremediği siyah kıyafetli bir çocuk. Birlikte o bembeyaz pistin üzerinde el ele tutuşarak kaymaya başladılar. Patenlerinin bıçakları sanki buza deydikçe onlar havalanıyorlardı. O kadar güzel bir histi ki Nilay hiç uyanmak istemedi. O rüyada yanındaki tanımadığı çocukla sonsuza kadar paten kaymak istedi.
Bir anda çocuk onu belinden tutup havaya fırlattı. Tıpkı izledikleri ilk videoda olduğu gibi. Nilay havada üç kere döndükten sonra yere inmek yerine havada kaldı. Tam aşağıda kaldığını düşündüğü çocuğa eğilip bakacağı sırada bir el elini tuttu ve Nilayın gözleri elini tutan ele kaydı tam çocuğun yüzünü görecekken sarsılmaya başladı.
"Nilay kızım hadi kalk!“
Onu sarsan annesiydi. Nilay gördüğü rüyanın heyecanıyla aynı zamanda çocuğun suratını göremediği için küçük bir üzüntüyle yatakta doğruldu. Annesi yatakta yanına oturmuş ona gülümseyerek bakıyordu.
Nilay bir anda " Anne ben artistik patenci olmak istiyorum" diye bağırdı ardında heyecanla konuşmaya başladı.
Önce dün akşam Sevgi ile izledikleri videolardan bahsetti ardından da rüyasından. Annesi heyecanla onu dinliyor kızının bu spora bu kadar ilgi duymasının sebebini anlamaya çalışıyordu.
Nilay en sonunda anlatmayı bitirmiş yalvaran gözlerle annesine bakıyordu. Alt dudağını sarkıtarak " Anne lütfen bende kayabilir miyim ?"diye masumca sordu.
Nilay o kadar istekli görünüyorduki annesi hayır diyemedi. Hafta sonu tatilinde ise babasıyla şu an kaydığı buz pistine gelmişlerdi. Öğretmen gelene kadar kendisi kaymaya çalışıyordu ama tek yaptığı tahta trabzanlardan tutunup ayaklarındaki patenle buzun üstünde durmaktı.
Şimdiki zaman
Gözünü açtı ve derin bir nefes aldı. Bunu yapabilirdi. O hiçbir şeyden korkmazdı. Düşmekten ise asla. İnsan düşe düşe öğrenirdi. Hiç kimse düşmeyi deneyimlemeden kalkmayı öğrenemezdi. Hiç kimse başarıya giden yolu bir kere bile düşmeden tamamlayamazdı. O yüzden korkmaması lazımdı düşmekten çünkü o size tekrardan kalkmanız için bir sebep verirdi. Aynı şeyi tekrar denemeli ama bu sefer düşmemek için çabalamalıydı.
Nilay minik ellerini yavaşca trabzanlardan ayırdı ve kollarını iki yana açarak dengesini sağlamaya çalıştı. Evet oluyordu. Durabiliyordu.
Hafifçe öne doğru eğildiğinde ileri gitmeye başladı. Ayaklarını sabit tutmaya çalışıyor ve asla patenin bıçaklarını buzun üstünden çekmiyordu.
Kafasını kaldırdığında babasının yerinde zıplayarak
" Aferin benim kızıma. Bakın o benim kızım tek başına kaymayı öğreniyor."diye bağırıyordu.
Nilay onun bu haline gülerken elini kameraya el sallamak için kaldırdı. Tam o anda arkadan ona bir şeyin çarpmasıyla kaldırdığı eli vücuduyla beraber buza yapıştı