Güneş K. Toplu
Bazen bazı insanları elinde boğamazsın ama korkutabilirsin.
İlk kavgam, dün gibi hatırlıyorum kimle yaptığımı ve nasıl dövüldüğümü.
İkinci kavgam, o da dün gibi aklımda. Anlatırken asla şaşmıyorum ve bu sefer dövdüğüm halimi bile ezbere biliyorum.
Yavaşça başını çevirip arkasında olan bize baktı Ata. Yeşim'le göz göze geldiğini düşünüyorum ki sert bir şekilde yutkundu.
Tekrar önüne dönüp yanındaki kızla ilgilenmiyormuş gibi yapmaya başladı. Ama kız ısrarla Ata'yla ilgileniyordu.
Benim de sinirler gerilirken, abime baktım. Yanındaki kızın beline yerleştirmiş olduğu elleri, abimin göğsünden aşağıya doğru kayan kızın elleri...
"Allah'ım sen bana sabır ver."
"Bize de aynısından lütfen." Kızlar hep bir ağızdan benim dediğime ithafen konuştular.
"Kızlara dalmayın kızlarım. Sakince uzaklaştırın sadece onları, anlaştık mı?" Arven yine ablalık taslamaya başladığında, ona döndüm.
"Arven abla," onu üzmek istemiyordum ama Çağrı abinin yanında da bir kız vardı, farkında mıydı?
"Farkındayım, bir kızda Çağrı'nın yanında var ama şiddet hiçbir şeyin çözümü değil biliyorsun?" Ona başımı salladım. Arven abla yavaş hareketlerle Çağrı abinin yanına gitti. Biz ise olduğumuz yerde dururken, öylece olan biteni izliyorduk.
"Bence dövücek." Başımı iki yana sallayıp, söylenenin aksine Çağrı abinin yanındaki kızın yavaşça onlardan uzaklaştığını gördüm. Birileri yanlış tahmin yapmıştı.
"Konuşarak halledelim. Bunun işe yaradığını az önce gördük kızlar."
"Canım, kimse bir Arven abla değil." Yeşim'e döndüm. Bu, Ata'nın yanındaki kızı parçalardı işte.
Tatilin ilk gününden kapının önüne koyulmaya hazırdım sanırım. "Yeşim," fısıldayışımla bana döndü. "Ata'nın yanındaki kızla ben ilgilenirim istersen, abimin yanındaki kızla konuşabilirsin. O daha anlayışlı gibi görünüyor." Yeşim beni aniden onaylayıp abime doğru ilerledi. Umarım kavga çıkarmazdı.
Yeşim'den çok kıskanç olmayı iyi bilirdim aslında ben. Ama bazen de çok iyi dizginleyebiliyordum içimdekini. Bu iyi geliyordu. En azından herhangi bir kıskançlık krizinde kalbim kırılmıyordu.
Yavaş adımlarla Ata'ya doğru ilerledim. Kızla ilgelenmiyormuş gibi yapıyordu ama en önemlisi de kızın onunla ilgilenmesiydi.
"Abi," Ata'ya abi demek zorunda kalmak kadar nefret ettiğim başka hiçbir şey yoktu. Ata anında bana döndüğünde omzuna attığım kolumu ondan çekip geriledim. Yoksa çok yakındık. Ve ben duygularımın esiri olmaktan uzak olmayı çok seviyordum.
"Kardeşin sana hiç benzemiyor Ata."
"Deme ya," bana bakan Ata'ya gülümsedim. Bileğimden tutup beni yanına çekti. Konuşacağı zaman sözünü kestim. "Sen kimsin?"
"Ben Derin, memnun oldum Yeşim." Karşımdaki kız elini bana doğru uzattı. Sanırım Ata'ya yavşamayan ama Ata'nın arkadaşı olan birisiydi.
"Ben memnun olmadım." Diye fısıldadım. Bunu sadece Ata duymuştu. Kızın eli havada asılı kalmasın diye tuttum ve sahte bir gülümseme eşliğinde, onunla tanıştığıma memnun olduğumu söyledim.
Ata'nın eli bileğimden belime kaydı. İşte o an kalbimi hissedemedim. Sakin olmalıydım. "Yoruldum ben." Diye mızmızlanarak Ata'nın kolunu cimcikledim. O bir şey yapmayınca kıza döndüm. "Kalksana ben oturayım." Keskin bir şekilde söylediklerim, Ata'nın gözlerini büyültmesine sebep oldu.
"Sen benim kucağıma da oturabilirsin yorulduysan, neden Derin'i kaldırasın ki?" Ata beni kendi önüne çekip kucağına oturtmak için koltuk altlarımdan tutup beni kaldırdı. Ardından bacağına oturduğumu hissettim. Kollarını belime dolayan Ata, ellerini de karnıma bastırmıştı.
Ben ise ellerimi nereye koyacağımı bilemedim. Kızarmış olduğum gerçeği ise yüzüme bodaslama çarpıyordu.
🌟🦋🌟
İyi akşamlar dilerim yıldızlı geceleriniz olsunnn♡♡
Bir hafta falan bölüm atamayabilirim ama atmaya başladığımda da sabah öğle akşam olmak üzere üç bölüm atacağım^^





