İçeriğe geç

Buz Krallığı

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Buz Krallığı

Bölüm 2

Savaş

Yazarın anlatımıyla

Kral James, karısı Kraliçe Ravennayı savaşta kaybetmişti. Onu öldüren ise Kral Williamdı.

Birde Kralın küçük kızı vardı.

Freya

Eşsiz güzelliğe sahipti. Beyaza yakın sarı saçları ona yakışıyordu. Hele o deniz mavisi gözleri, bembeyaz teni ve pembe yanakları.

Aradan 5 yıl sonra Freya 18 yaşına gelmişti. Ve babasını kaybetmişti. Babası ölmeden önce tahtı ona vermişti. Her zaman kızını William krallığından uzak durmasını istemişti .

...

Birde Kral Williamın yakışıklı oğlu vardı

Ernest

Kumral dalgalı saçları ona yakışıyordu. Yemyeşil parlak gözleri, uzun boyuyla bütün herkesi etkiliyordu.

...

Şimdiki zaman

Tahtımda oturuyordum. Ta ki bir adam gelene kadar.

"Kraliçem bu adam size haber vermeye gelmiş" dedi yardımcım Alex

"Gidebilirsiniz siz. Ney söylemeye geldin?" Dedim sabırla

"Kraliçem, Ernest Krallığı size savaş açmak için beni yolladı"

"Onlara söyle bizde savaş ilan ediyoruz" dediğimde adam başını sallayıp gitti.

"Kraliçem hiç düşünmeden neden kabul ettiniz?"

"Bilmiyorum Alex. Ama savaş konusunda kararlıyım. Şimdi Ernest Krallığının oralara bir kaç asker gönder"

"Emredersiniz Kraliçem"

Alex çıktığında orduma bakmaya gittim.

"Askerler! Ernest Krallığı bize savaş açıyor. Sizden beklediğim tek şey mücadeleniz ve gücünüz. Çalışmaya başlayın. Emin olun ki en iyi şekilde sizleri ödüllendireceğim"

Hepsi Çalışmalara başlamıştı.

...

Uyumaya çalışıyordum ama olmuyordu.

Ve odamın kapısı çalındı

"Gir"

"Kraliçem Ernest Krallığının gelmesine az kaldı."

"Orduları hazırla ben hemen çıkıyorum"

Hemen üstüme beyaz hafif kabarık elbisemi giydim ve üstüne uçuk mavi pelerinimi taktım. Kırmızı rujumu sürdüm ve kılıcımı kılıfına taktım.

Çıktığımızda atıma bindim.

Bayağı yol aldığımızda Ernest Krallığını gördüm.

Aramızda belki 10 metre falan vardı.

"Demek savaşı kabul ettiniz" dedi Kralları

"Neden etmeyelim ha? Belki 5 yılın acısını çıkarırım intikam alırım"

"Çok iddialısınız Kraliçem. Gerçekten korkutucusun"

"Bence kork. Kork çünkü sana yapacaklarım iyi olmayacak"

Bi an ikimizde sustuk. Ve gözlerim gözlerini buldu. Gözleri parlıyordu. Saçları dalgalıydı ve yakışıyordu.

"Bu arada sizin laf yetiştirmenizden tanışmadık. Ben Ernest"

"Tanışmamıza lüzum yok"

"Niyeymiş Kraliçem?"

"Askerler saldırın!" Dedim sinirle.

Bu adam beni sinir etti resmen.

Askerler saldırmaya başladığında ona kaşlarımı çattım.

Bana saldırmaya çalışan bir askere kılıcı sapladım. Ve ardarda 5 kez kılıç sapladım. Ve o sırada arkamdan biri beni yere düşürdü ve elindeki bıçağı boğazıma saplamaya çalışırken bıçağı sıkıca ittirmeye çalışıyordum.

Gücüm kalmamıştı nefesim kesilmişti gözlerim dolmuştu. Ama hâlâ bir umutla bıçağı ittiriyordum.

O an Ernest üzerimdeki askere uzaktan ok atmıştı ama bıçak omuzumu delmişti. Canım acıyordu. Asker öldüğünde Ernest yanıma geldi ve yarama baktı.

"Size zarar gelmesin Kraliçem"

"Neden askerini öldürdün?" Dedim zorlukla

"Dedim ya size zarar gelmesin. Bana lazımsın"

"Doğru konuş!"

Dediğimde elimi tuttu ve beni yerden kaldırdı.

Neye uğradığıma şaşırmıştım. Savaş hâlâ devam ediyordu. Kılıcımla neredeyse Ordunun çeyreğini öldürmüştüm. O sırada Ernest üstüme geldi. Ben ise kılıcımla onu geri gitmesini sağlarken kılıç savaşı başlamıştı. En sonda onun boğazına kılıcımı dayadığımda tam batıracakken arkadan bir kılıç darbesi geldi

Gözlerim doldu ve heryer siyah oldu

Ernestin anlatımıyla

Kraliçe Freyaya bir tane adamım sırtına kılıç sokmuştu. Freya bana bakarak gözleri kapandı. Ve onu tam düşecekken kucağıma aldım. Hemen atıma atladım.

Benim sarayıma gidecektik

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.