İçeriğe geç

Buz Çiçeği ( Loki Fanfic )

Bölüm 9 · 9 dk okuma

Buz Çiçeği ( Loki Fanfic )

Bölüm 9

Tanrılar'dan Kaçarken

İyi okumalar

Gözlerini korku ile sıkı sıkı kapalı tutuyordun. Az önce hissettiğin ışık ve akımın gerçek olması için dua ediyordun. Çünkü pek emin olmasan da Thor ve arkadaşlarının seslerini duyar gibi olmuştun. Onların varlığını artık hissetmesen de Thor'un kükreyen sesi hala kulaklarını dolduruyordu. Yerinde titredin.

Ellerin titriyor , gözlerin yanıyordu. İçinden ' Lütfen hayal ettiğim yerde olayım!' diye yalvarıyordun.

Yanağına ıslak ve minik bir şey değiyor. Gözlerini açıp ne olduğuna bakıyorsun. Yeşil yılan , parlak derisinden daha açık rengi gözleri parlayarak sana dilini çıkartıyor . Sanki sana ' Başardın ve kendin bak !' der gibi bakıyor. Yüzünde korku olmasına rağmen gülümsüyor ve parmağının ucu ile yılanın kafasını okşuyorsun.

Yılan , sevmek için uzattığın parmağına bir kedi gibi sırnaşıyor. Sen , yanına istemeden de olsa aldığın yılanın normal bir yılan olduğunu düşünmüyorsun. Çünkü soğuk bir sürüngenin sıcak davranmadığını bilecek kadar çok belgesel izlemiştin.

Yılanı omzundan bileğine alıp sarıyorsun . Kolunu dikkatli pozisyona alarak geldiğin yeri inceliyorsun.

Tek odalı stüdyo bir dairedesin. Yerde yorgan ve yastıklarla hazır durumda yatak ve bir sürü karton kutu var. Mutfak , mor , kırmızı ( koyu bordo ) ve yeşil tonlarına hakim. Güzel dolabının içi yiyeceklerle dolu. Pek çok gencin hayali olmasa da kolayca düşünebildiğin bir yeri hayal etmiştin. Yurt dışına gitmek için yanıp tutuşan ve küçük yerlerde bile yaşamaktan gocunmayacak biriydin. Ve son zamanlarda İngiltere de yaygın olan bu tip daireleri hayal ediyordun ve şimdi yeniden aklına gelmişti.

Ayrıca yeni bir hayat da hayal etmiştin. Yani bu demek oluyor ki.... farklı bir kimlik düşünmüştün.

Dairenin Fransız tarzı balkonuna çıkıyorsun ve orada tam yerde yerleştirmiş notu görüp okuyorsun. Evet , biraz acınası olabilirdi ama yeni hayatında ne olduğunu anlayacağın bir not da hayal etmiştin. Neyse ki bundan kimsenin haberi olmayacaktı.

Kolundaki yılan sen notu okurken gözlerini kapatmış yanağını eline vererek uyuyordu . Gülümsedin ve bitirdiğin notu katlayarak yatağının altına sakladın.

Evet , eskisini bıraktığın yeni hayata başlayacaktın .

---------------------------

Teknik olarak asla ev işi yapmazdın . Annen ise bir işi beceremediğini söylediği gibi hiçbir zaman sana temizlik yaptırmamıştı. Ona çok kızıyordun . Bazen ondan uzaklaşmanın iyi olduğunu da düşünüyordun çünkü kendi hayatını yaşamak için attığın adımdan beri yıllarca yaşaman gereken alışkanlıkla hemen yaşamıştın ve öğrenmiştin. Büyük çoğunluğuyla.

Elbette kimse bir tanrıyı kurtarıp sonra da diğer tanrılar tarafından öldürülmeye çalışılmamıştı ama yine de yaşadıklarını sindirmeye çalışıyordun ve bileğindeki yılan buraya geldiğinden beri geçirdiğin krizlere yardımcı olmuştu.

Artık hemen hemen dairene yerleşmiş ,kolileri açmış yeni hayatına adapte olmaya çalışıyordun. Online üzerinden tablo yapıp satıyor tahmin ettiğinden de fazla para kazanıyordun. İsmin ve pasaportun değişmişti. Bu demek oluyordu ki artık yurt dışına giderken vize almak zorunda değildin. Edindiğin bu ferah yaşantı için gece gökyüzüne bakıyor ve rüyandaki kadına teşekkür ediyordun.

--------------

Sattığın tablolardan elde ettiğin boş vakitlerde kurslara gitmeye başlamış teknik olarak yarı öğrenci sayılırdın. Bu yüzden kendini öğrenci gibi hissediyordun. Ders çalışma planı bile hazırlamıştın ama aldığın eğitimden farklı olan bu eğitim sayesinde aslına bakılacak olursak öğrenci olmayı sevmeye bile başlamış olduğun söylenebilirdi. Yavaş yavaş bu hayatı sevmeye başlıyordun.

Son zamanlarda yanına getirdiğin yılan evcil hayvanın olmuş bir yatak hazırlamıştın ama hazırladığın yatak yılanın kullanmıyordu . Sende onu göğsünün üzerine alarak birlikte uyuyordun.

Geceleri , uyumak ile uyanık arasında kalıyordun. Bu zamanlarda göğsünde bir boşluk oluşuyor ve seni birisinin izlediği izlemine kapılıyorsun . Bu his her ne kadar korkutucu olması gerekse de bu soğukluk seni rahatlatıyor.

Bu zamanlarda sıcacık yatağın soğuyor ve daha fazla yorgana sarılma ihtiyacı hissediyorsun. Gözlerini araladığında sana doğru oturan bir karartı görüyor gibi oluyorsun sonra umursamayarak uyuyorsun.

Bazen bu karartının dibine kadar geldiğini , soğuk rüzgarın nefes gibi yüzünü yaladığını hissediyorsun. Bazen de soğuk , buz gibi bir şeyin yüzünde gezindiğini hissediyordun. Ama ya yorgunluktan gözlerini açamadın ya da başka bir şey sana engel oluyordu o karartıyı görmeyi becerememiştin.

Uyanık ve uykulu arasında gidip geldiğin zamanda karartı dışında gözlerinin önünde parlak görüntüler gelip gidiyor . Ne olduğunu anlamak istiyorsun . Gözünün önünde insanların olduğunu düşünüyorsun konuştuklarının da farkındasın ama duyamıyorsun. Her gece aklın bu görüntülere yöneliyor.

Günler geceler geçiyor her saniyesinde gördüğün parlak yer daha da netleşiyor. Sonunda tamamını görebildiğin ve duyabildiğin zaman hem korkuyor hem de kafan karışıyor .

Gözlerinin önünde olan manzara sana hem tanıdık hem de yabancı geliyor.

Altın işlemeli saray gibi bir yerdesin. Ve içeride birbirlerine bağıran , hararetle konuşan.. pardon kavga eden insanlar var.

Yaklaşınca ve seni görmediklerinden emin olduktan sonra - ki içinden biri geçtiğine emin olmuştun - yüzler tanıdık geliyor. Altın , üçlü savaşçıları görüyorsun. Sif ve Balder olduğunu düşündüğün Tanrıları da görüyorsun .

Onları gördüğünde gerilsen de konuştukları konu dikkatini çekmiş onlara odaklanmıştın.

Sif " Midgarlıların nasıl olduğunu bilirsin.. Ama bu sefer cidden Thor büyük bozguna uğradı yine de kız yardım almadan kaçmış olamaz . Kesinlikle şeytan Loki'nin işi bu!! Bütün belaları o açıyor zaten ."

Geniş ve büyükçe olan kızıl kahve sakallı adam dudaklarını uzattığı boynuzu çekiyor ve dudaklarını yalıyor.

" Thor'u bilirsin Sif. Tam bir avcı!! Ah ondan kaçan hiçbir av olmamıştır!! Bu sefer çıldırması kaçınılmazdı!! Odin araya girmeseydi dünyayı sinirinden kavuracaktı bile!!!" boynuzu havaya kaldırdı.

" Thor'un şerefine!!!"

Kızıl kahve sakallı adamın sesi tüm salonu kaplıyor ve konuşan insanların sözlerini keserek ellerinde tuttuğu bardakları havaya kaldırıp adamın dediklerini tekrar etmesini sağlıyor.

Göz deviriyorsun. Çünkü Thor'u hiçbir zaman sevmemiştin. Onun şımarık ve düşüncesiz olduğunu düşünüyordun. Ayrıca yaptığı işleri de duymuştun. Düşüncesiz ve aptallığı karşısında sinirlerin bozulmuş ve kitabı küfür ederek fırlatmıştın. Yüz yüze geldiğinde Thor'un yapacaklarından çok ağzından engel olmadığın onun hakkında düşüncelerini söylemekten korkuyorsun aslında. Karşılaşmamayı diliyorsun.

Gözlerin etrafı tarıyor , kulakların o kadar da ilgini çekmeyen konuşmaları dinleyip geçiyor. Gözlerin tahta oturan Odine kayıyor. Yaşlı , büyük ve Thor'a benzediğini düşünüyorsun. Gözlerini nefretle kısıyorsun. Karşında şerefsizler tanrısı Zeusdan bir farkı bulunmayan bir Tanrı duruyor. Yanında da oğlu Loki için ağlayan Frigga var . Ama şimdi , gözlerinde yaş olmayan düşünceli dalgın yumruk yaptığı eli çenesinin altına koymuş bir Frigga var ve kocası Odin dışında her yere bakıyor gibi gözüküyor. Kavga ettiklerini düşünmekle şaşırmıyorsun. Frigga ' nın üzgün halini görmüştün.

Sert kapı açılma sesi ile diğerleri gibi zıplıyorsun. Kapıdan giren hadsize dönüyorsun. Gördüğün kişi Thor ve yüzü sinirden kıpkırmızı kesilmiş babasının önüne geliyor ve diz çöküyor.

Gürültülü , şenlik olan ortam bir an sessizliğe gömülüyor. Oturan Tanrılar şimdi ayakta merak ve korku karışımı ile Thor'a bakıyorlar.

Odin , sağ kalmış gözünü oğluna çeviriyor. Sonra buruşuk dudakları kıvrılıp dili ile ıslatıyor ve konuşuyor.

" Buldun mu?"

Bu iki kelimenin ne anlama geldiğini biliyorsun. Ve dinlemeye devam ediyorsun.

Thor'un kızıl yüzü daha koyu renge bürünüyor . Ne söyleyeceğini bilemiyormuş gibi gözüküyor ama sonra konuşuyor.

" Hayır."

Cevabı , sessizliğe gömülen salonu bir fısıltı ile kaplıyor. Ne dediklerini anlamasan da aralarından ' Kehanet' gibi bir şeylerin geçtiğini duyuyorsun.

Odin hafifçe iç çekiyor. Hayal kırıklığına uğradığını belli ediyor.

" Anladım. Bu görev sana ağır geliyor galiba Thor. Daha önce de dediğim gibi seçtiğim diğer savaşçıları da yollayabiliriz ... Onların en azından Midgarlı bir yavruyu kaçırma ihtimali zayıf gibi görünüyor..."

Thor sinirle eğdiği kafasını kaldırıyor . Derin bir nefes alıp veriyor. Sen ise Thor'u kızgın bir boğaya benzetiyorsun. Bir yandan da hoşuna gidiyor çünkü Odin ilk defa Thor'u azarlıyor ve eziyor. Ona basit bir görevi yapamadığı iddia etmesi onu çıldırtıyor. Sen ise eziklendiğin için gözlerini deviriyor ve Odin in dediklerini umursamıyorsun.

Thor hızla arkasında kıkırdayan tanrı ve tanrıçalara hırlayan sesler çıkartıyor. Sessizlik yine sağlanıyor. Thor kafasını babasına çeviriyor.

" YAPACAĞIMA EMİNİM!! ELİMİN UCUNDAYDI VE O YARDIM EDİLDİ!! ANLAMIYORSUN BABA !! BEN DÜNYALARIN EN İYİ AVCISIYIM!! KIZ BENİM ELİMDEN BECERİKSİZ OLDUĞUM İÇİN DEĞİL YARDIM EDİLDİĞİ İÇİN KAÇTI!! "

Kaşlarını kaldırıyorsun. Bir an aklına Thor'un düşünebilme ihtimali geçiyor ama sonra aklına ezilmeyi hazmedememe ihtimali geliyor ve baştaki düşüncen silinip gidiyor.

Odin yüzüne bir gülümseme yerleştiriyor. Sen ise içinden küfürler sıralıyorsun. Odin oğlunu aşağılaması sırf gaza getirmek için olduğunu düşünüyorsun.

" Biliyorum. Sonuçta ... Loki ile birlikte olan biri... kehanet o kız arasında gidip geliyor ... yani söylenti bu ama saçmalık . Bunu kanıtlayabiliriz. O yüzden bu sefer o kızı bulduğunda bana kellesini getir."

Frigga hızla başını kaldırıp kocasını öldürecekmiş gibi bakıyor. Hızla ayağa kalkıyor ve Thor'un önüne geçiyor. Yüzü Thor kadar kızarmış ve sinirli gözüküyor. Odin ise karısının bu tepkisini beklemiyor gibi gözüküyor.

" ODİN! TANRILARIN BABASI!! SADECE BİRİSİNİ KURTARMAK İSTEYEN MİNİK , MASUM BİR MİDGARLIYI ÖLDÜRMEK İSTİYOR!!! BU KADAR MI DÜŞTÜN SEN ODİN!! ZATEN KÖR OLAN BİR GÖZÜN DİĞER GÖZÜNÜN MANEVİYETİNİ Mİ ENGELLEDİ!!! HİÇ Mİ MARHEMETİN YOK SENİN!!! "

Frigga'nın ağlamaklı sert sesi salondaki herkesi şaşırtıyor . Frigga'nın Odine karşı çıkacağını düşünmüyorlardı. Sen ise yüzünde kocaman bir sırıtma ile Frigga yı gururla izliyorsun. Cidden sana pişmanlıklarını ve değiştirmek istediklerini anlatırken ciddi olduğunu tahmin etmemiştin.

Frigga hışımla bakışlarını oğluna çeviriyor. Thor bakışlarını kaçırıyor.

" BENİM DÜŞÜNCESİZ SALAK OĞLUM. EĞER O KIZIN KILINA ZARAR VERİRSEN ... SANA BAHŞETTİĞİM TÜM ANNELİK HAKLARIMI GERİ ALIRIM!!! CEZA VERMEYİ DE HİÇ AKSATMAM VE CAYDIRMAM!!"

Sonra hışımla herkese hitap edecek bir pozisyon aldı.

" Beni duyun! Ben evlilik ve sevgi tanrıçası Frig olarak size emrediyorum! Loki ve kız buraya getirilecek. Adile biçimde yargılanacak ve kızın sözleri dinlenecek!! Eğer önüne engel koyan her kim olursa ..." gözleri kocası Odine kaymıştı. " ...Cezasını vermekten hiç çekinmem!"

Frigga hızla nefes nefese altın kocaman kapıdan çıktı ve salonu terk etti. Sen sırıtarak Tanrıların yüzüne bakarken Odin'in üzgün suratını seçebiliyordun. Ve o an anladıkların içinden bir tanesi seni çok memnun ediyor. Odin'in Frigga'ya olan zaafı.

Görüntü kayboluyor tekrardan yattığın yatağa geri dönüyorsun. Elin koynunda uyuklayan yılanın derisini okşuyor. Yüzünde kocaman bir sırıtma var.

Sen bunları düşünürken , ay ışığının yarattığı gölgelerdeki tuhaflığı fark etmiyorsun.

İvettt dsfsdfdsf Nabersiniz çukulatalarım. Çoğu üniler uzaktan olmuş felan derken geri döndüm. Kırmızı Oda dizisi izlemiş ve gözlerim acıyarak bu bölümü yazdım. Şunu fark ettim ki kitap yazmamı engelleyen saçma şeyi buldum . Bunu bazılarınız bilir. O yüzden kurtulma aşamasına girdim ve ehhh başarırım iki ay. Nasıl olsa 8 sene sevdiğim .... kurtulmuştum . En azından bu iz bırakmıyor. NEYSE GELELİM SORULARA .

Frigga nın mükemmel girişmesi hakkında ne düşünüyorsunuz ? Sizce bu geleceği nasıl etkileyecek ? Sizce Thor , Odin ve diğerleri dinleyecek mi?

Kızın yani siz geceleri hissettiğiniz o soğuk şey hakkında ne düşünüyorsunuz o - O ?

Orada bir yerde kehanet geçti fikirleriniz neler ? Teorileriniz neler ?

Sizce ölcek miyiz :( şaka şaka soru değil ama bu ihtimal hakkında yorumlarınız varsa alırım ;)

Loki daha bir şey yapmadı iyileştiğinden beri sizce durulmaya mı karar verdi yoksa yine şerefsizlik mi yapacak ? Yada başka düşünceniz mi var ?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.