İyi okumalar
".... orada kim var ?" bir fısıltı . Buz gibi olduğu kadar hasta olan yarı tanrıdan gelmişti bu ses. Hızla arkanı dönmüş kalbin ağzına geldiği için konuşamamıştın. Artık kendine gelen Loki kimsenin olmadığını düşünüp endişelendiğini belli eden hızla kalkıp inen göğüs kafesine karşın zorla konuşmuştun.
" Be- beni tanıdığını sanmıyorum. Sa...sadece mağarada bulan bir insanım ben ." cümlenin sonuna doğru sesin kısılmış , Loki'nin eli etrafta bir insanın olduğunu anlamak için hareket ettirdiği eli karşısında donup kalmıştın .
İçinde sebepsiz bir korku belirirken Frigga'nın dediği sözüne sık sık kendine hatırlattın.
" Loki kendisine yardım eden hiç kimseye zarar vermez. Özellikle sana ..."
Endişeden midir yoksa korkudan mı Frigga sözlerini tam hatırlamasan da dedikleri kafanda kalmış sık sık aklından geçirmenin cesaretiyle Loki'nin elini tutuyorsun.
Soğuk. İlk hissettiğin ve düşündüğün şey bu. Eli çok soğuk sana elini karın altında dakikalarca tutmuşsun gibi geliyor.
Loki eline değen eli hızla kavrıyor ve sıkı sıkı tutuyor. Sen ne kadar da çok sıkı olmasa da elini tutan elden kurtulamayacağını biliyorsun. Loki ise sanki kendisi dışında bir canlının görmenin verdiği açlıkla elini tutuyor. Bu sana çok şey ifade etmese de Loki için inanılmaz bir his veriyor sadece sana bunu göstermiyor.
Loki kolundaki serum borucuklarını umursamadan diğer elini de senin elin ile kaplıyor ve yüzüne yaklaştırıp yanağına sürtüyor . Sen ise oldukça heyecanlanmış hem de korkmuş durumdasın. Bir yanında hormonların savaş verirken diğer yanın seni öldürebilecek bir tanrı olduğunu söyleyip duruyor.
Loki , yüzüne tuttuğu ellerinden birini kolunu incelermişçesine hareket ediyor. Senin elin hala Loki'nin yanağında.
Ondan hafifçe uzaklaştığın için seni kolunu tuttuğu eli ile sert olmasa da yaklaştırıyor. Çenenden tutuyor ve kendisine yaklaştırıyor.
Elini tutan tek eli de serbest bırakıyor ve yüzüne yaklaştırıyor. Artık yüzün Loki'nin som soğuk avuçlarının içinde . Seni inceliyor. Yüzünün her noktasını. Parmakları yanağını okşuyor , işaret parmağı gözlerinde baş parmağı da dudaklarının çevresini incelermişçesine okşuyor.
Orta parmağı kısa aralıklarla hızla dudaklarının üzerinde duruyor . Sonra kaşlarının üzerine geliyor. Sen heyecanla ne yapmaya çalıştığını düşünüyordun. Hormonların seni düşünmeni yavaşlatsa da ne yapmaya çalıştığını sonunda anlamıştın.
Loki'nin gözleri görmüyor ve gücü gitmiş. Kendisini iyileştiren insana bakmak ve incelemek istiyor .
Kaşlarına dokunan eller gözlerine geliyor ve kapanmasını sağlıyor ardından burnunun üzerine yanlarına gelip hafifçe okşuyor sonra yine yanaklarını avucunun arasına alıp hafifçe sıkıyor ve seni bırakıyor.
" Çok miniksin."
Çok heyecanlı ve donmuş bir vaziyette olduğun için elini çekerken ne kadar isteksiz olduğunu fark etmeden nefes almaya çalışıyorsun. Ayrıca söylediği fısıltıyı da duymadın.
Dakikalar önce konuşmak ve ona dokunmak için aldığın cesaret kül olup gidiyor . Çenen sanki kitlenmiş gibi duruyorsun ve donmuş bedenini yavaşça sobanın önüne çektiğin sandalyeye oturtuyorsun.
Az önce İskandinav tanrısı Loki yüzünü incelemişti. Bilinci yerine gelmiş ve seni tanımak için elleri elinde ve yüzündeydi. Onun yüzüne dokunmanı sağlamıştı.
Nefes almaya çalışıyor kulağındaki uğultuları gidermeye çalışıyordun. Loki ise , sana verdiği etkinin farkında senin sakinleşmeni bekliyor. İçten içe de kendisinin verdiği etkiden tatmin olmuştu.
Yavaş yavaş heyecanını bastırabilmiş ama yok edememiştin. Yine de kendinde gibi hissediyordun. Loki'ye döndürdün oturduğun sandalyeyi.
" Kendini nasıl hissediyorsun Loki ?"
Loki şaşırmış gibi dudaklarını büzüyor. Adını bildiğini düşünmüyordu.
"Adımı bildiğini bilmiyordum Midgarlı . Yoksa beni son gördüğünüz etkiden kurtulamadınız mı ?" ardından acı acı kıkırdadı.
Senin kafan ne dediğini anlamaya verdiğin için karışırken kaşlarını çatmıştın. Frigga uzun zamandır dünyaya gelmediğini söylemişti. Loki'de pek bir farkı olmaması gerekiyordu. Geldiğinde zaten bir mağaraya tıkanmıştı.
" Sanırım .... siz geldiğinizden beri dünya yani midgar epey değişti." Loki donup kalıyor sonra vücudunu dikleştirmeye çalışıyor . Hızla düşünmeden onu oturmasına yardım ediyorsun.
Artık ayılmış ve kollarını hareket ettirebiliyor. Elini çıplak üsttün de gezdiriyor. Ardından eli dudaklarına ve gözünü sarmaladığın sargıda ilerliyor ve iki eli ile şaşkınca saçında gezdiriyor. Sanırım onu iyileştirmeni şaşırmasından çok saçını kestiğin için şaşırmış durumda olmalı ki elini saçına daldırıyor .
" Saçıma ne yaptın?" diye soruyor ama tıslamıyor. Sesi sert yine de sana merhamet gösterir gibi duruyor.
" Saçın bir çeşit zehir ile kaplanmıştı ve senin iyileşmeni yavaşlatıyordu. Kafana çok ağır bir baskı uyguluyordu bende bir kısmını kestim ."
Yutkunuyorsun çünkü annesinin saçlarını ne kadar sevdiğini öğrenmiştin. Annesini sevdiğini biliyorsun ve o bile saçlarını kestirmesini engelleyemediyse sen kestiğin için ölmüş olmalısın . Hafifçe ondan uzaklaşıyorsun.
Loki çenesinde bir damar atıyor. " Zehir mi?" diye soruyor."
Sen başını sallıyor ve onaylıyorsun.
Loki alayla gülüyor.
" Beni öldürmek için her yolu denemişler . "
Sen , Lokiye yapılanları hatırlıyorsun ve utançla kızaran yanakların bu seferde sinirden kızarıyor. Kafan ağrımaya başlıyor.
" Hepsi bir avuç gerzek ..." diye fısıldıyorsun ama normal insanın duyamayacağı bu fısıltıyı Loki duyuyor . Ardından şaşkınca kahkaha atıyor.
" Bir ölümlüye göre fazla kin dolusun yine de haklısın. Hepsi bir avuç gerzek ."
Sen yakalanmanın verdiği utançla hızla hazırladığın yemeklere dönüyorsun. Loki ise suratında bir gülümseme ile seslere odaklanmış durumda sen yemek yapmaya çalıştıktan bir süre sonra tekrar konuşuyor.
" Bana niye yardım ediyorsun ?"
Pirinç lapasını karıştırırken yavaşlıyor ve Loki'nin sorduğu soruya nasıl cevap vermen gerektiğini düşünürken o devam ediyor.
" Güçlerim alınsa da fiziksel olarak sizlerden çok gelişmişim . Yani beni o kadar yoldan taşıyacak kadar güçlü olduğunu düşünmüyorum. Seni inceledim. Normal insandan daha miniksin sen..."
Alınmış gibi homurdanıyorsun . Loki homurdanmanı duymuş olmalı ki konuşmaya şunları da ekliyor.
" ... Ama çocukta değilsin."
Derin bir nefes alıyorsun. " Hayır . Değilim."
Pişirdiğin pirinç lapasını soğuması için camın önüne koyuyor tekrardan onun yanına dönüyorsun. Hasta olmasına rağmen enerjik ve seninle konuşmaya hevesli görünüyor.
" Ne kadar daha böyle kalmak zorundayım. Üzerimde kumaş olmasa çıplağım."
Dediğinin doğru olduğunu biliyorsun. Onu buraya getirdiğinden beri onun vücudundaki yaraları iyileştirmek için hiçbir şey giydirmemiştin . Gerçi ona uygun hiç kıyafetin yoktu ama yaraları çok ciddiydi.
" Geldiğinden beri uzun zaman geçti aslında . Yaraların çok ciddiydi ve çoğu bedeninde vardı. Seni giydirip kıyafetlerini tekrardan çıkartmak yaralarını kanatırdı. Bu yüzden seni giydirmedim. Zaten çok hızlı bir şekilde iyileşiyorsun. Ayrıca ... Bana yardımı dokunanlar oldu."
Konuşmadan bekledin çünkü Loki annesi ile araları soğuk olmalıydı. Frigga aralarının soğuduğuna dair imada bulunmamıştı yine de aralarının da iyi olduğunu düşünmüyordun.
Loki bilmiş gibi konuştu.
" Annem mi geldi ?"
Sen başını kaldırıp onaylarcasına mırıldandın . Loki bir şey demeden mırıldandı ardından konuşmaya başladı.
" Endişelenmene gerek yok bir şey yapmayacağım. Annemin yardımını da geri çevirmeyeceğim . Onun verdiklerini kullanabilirsin. Ama sakın bana onun hakkında sorular sorma. En azından ben iyileşene kadar."
Yan gözle ona bakıyor ve kaçan konuşma hevesini hissediyorsun. Şaşırmadın zaten hiç şaşırmamıştın. Loki'nin ne kadar kırılgan bir yapısı olduğunu zaten biliyordun. Dediğini sorgulamadın veya inadına bir şey yapmadın. Sadece onu iyileştirmeye odaklanmıştın.
Günler geçerken sen Loki ile daha fazla konuşuyordunuz. Belirlediğiniz bir konu yoktu sadece senden Midgar yani dünyan hakkında çok daha fazla şeyler bilmek istiyordu. Film izlemeyi düşünmüştün ama gözleri hala iyi görmüyordu sende ona buraya ait klasik kitaplardan okuyordun.
Loki ise aklında oluşan soruları sen okurken arada izin alarak kesiyor ve sana soruyordu. Sende düzgünce açıklıyordun Örneğin Pipo ne demekti ? Ne işe yarardı ?
Yaraları ise artık daha az belirginleşiyordu ama yeşil gözlerinin üzerinde tabaka gibi bir sıvı vardı ve gözlerinin rengini engelliyordu. Sende onun gözlerinin içine deniz kızı göz yaşları damlatıyordun.
Sen ona Midgar hikayeleri anlatsan da o sana kendi diyarı hakkında bir şey sormamanı zaten belli etmişti. Merak ediyor ama sormaya cesaret edemiyorsun. İnadına cevap verince senden nefret etmeni de istemiyorsun bu yüzden susmayı tercih etmiştin.
Sen Loki ile daha fazla zaman geçirirken dışarıdaki fırtına bir gram azalmıyor . Sen bundan artık sıkılmaya başlamıştın. Ayrıca telefon bağlantın olmadığın için aklında arkadaşından rica ettiğin harita geliyor . Sonra mağaraya ikinci kez döndüğünde düşürdüğünü hatırlıyor ve ona büyük bir bahane bulduğun için rahatlıyorsun.
Yatağında , sobadan çıkardığı odun sesler ile neredeyse uyumak üzeresin. Uykulu halde olduğun için dışarıda tuhaf şekilde her gün duyduğun fırtınanın dindiğini fark etmiyorsun. Göz kapakların çok ağırlaşmış aslında fark etmek de istemiyor gibisin.
Alnında soğuk bir el hissediyorsun. Kalbin hızla atarken uyanıp hızla ayağa kalkmak alnını tutan kişiyi görmek istiyorsun ama bedenin hareket etmiyor . Göz kapakların da bin kiloluk demir kadar ağırlaşmış gibi açılmıyor. Yine de bir uykunun içinde gibisin .
Sol kulağında soğuk bir nefes ve onun kadar tehlikeli olan bir fısıltı duyuyorsun.
" Şu an bir uykunun eşiğindesin. Bu sözlerimi hatırlayacağını da sanmıyorum. Yine de söylemem gerekiyormuş gibi hissediyorum bu yüzden sadece dinle..."
Derin bir nefes alıyor kulağın nefesin soğukluğundan donmuş senin içini titreme ile doldurmuştu.
" Beni ölümden kurtardığın için teşekkür ederim Leydim. Seninle belki yıllar belki de aylar sonra tekrar görüşeceğiz . Sana borçlandım . Borcumu da öderim. Beni...." susuyor . Kelime aramakta zorlanıyormuş gibi gözüküyor ama o kelime aramıyor. Sadece bir şeyi söyleyip söylememede kararsız ve söylemiyor."
" İyi niyetin için saf yıldızlar sana yön versin. Hoşça kal."
Alnındaki eli yanaklarına iniyor. Parmakları sakince ve incitmeden okşuyor gibi hissediyorsun. Bir süre duruyor ve seni dudağının kenarından soğuk dudaklarını değdirerek nazikçe öpüyor. Ardından yanağına koyduğu elini çekiyor . Bir esinti geliyor ve senin üzerindeki ağırlığını alarak yok oluyor. Sen ise gözlerini açıyorsun ve Lokiyi göremiyorsun.
Evet , aslında teknik olarak ne soracağımı bilemedim ama bir konuşma yapmak gereği gibi hissettim nedense fdgfdgfdg. Şimdi sdfdf bu bölüm hakkında düşüncelerinizi ve ilerleyen bölümlerdeki teorilerinizi almayı çok isterim . Ayrıca Loki'nin kıza yani size kendisi hakkında ufak bir şeyi anlatmadığı hakkında ne düşünüyorsunuz ? En önemlisi Loki'nin vedası hakkında ne düşünüyorsunuz ?
