İçeriğe geç

Büyünün varisi

Bölüm 11 · 3 dk okuma

Büyünün varisi

Bölüm 11

Swentiha..

Geçitten hâla geçtiğimizi sanarak çığlığımı sürdürürken Moses kafama adeta bir hayvan gibi yapıştırdı.”Ahmak,geçitten çıktık.”dedi bıkkın bir ses tonuyla.Bense hâla acıyan kafamın derdindeydim.

“Hayvan!Azıcık yavaş vurur insan ya!”Beni görmezden gelerek,kalabalık yolda önümden hızla. Yürümeye başladı.

Peşinden somurtarak yürürken etrafa bakındım,sanırım harikalar diyarına düşmüştüm;ellerinde değnekleri ile koşuşturan küçük pelerinli çocuklar,Frank’a benzeyen elfler ve daha fazlası..

Ağzım bir karış açılmışken, Moses yavaşladı ve kollarını açarak esnedi.“Ağzını kapa,büyü tozu girecek.”dediğinde ona göz devirdim ve etrafa bakmaya devam ederken,

“Okul’a daha var mı?”dedim.Dudakları kıvrıldı ve alaylı bir ses tonuyla,”Arkadaşlarınla vedalaşırken bu kadar hevesli değildin.”

Henüz içten içe yaşadığım üzüntü ve burukluk gitmeden yaptığına bak..

Ciddiyetimi bozmadan,”Hevesle filan ilgisi yok,ayrıca arkadaşlarım seni ne ilgilendirir?”Alaylı halini bozmadı ve yürümeye devam ettiğinde,içimden bu ahmak adama lanetler saydırdım.O sırada koluma dokunan bir elle,irkildim ve o tarafa baktım.Siyah pelerinli,mavi gözlü, kahverengi saçlı bir kız bana,ilk defa insan görmüşcesine bakıyordu.Yanında ki diğer kızlar küçümseyici bakışlarını üzerimde tutarken o sadece dikkatliydi.

“Pek buralıya benzemiyorsun?”dediğinde kolumu hızla çektim ve yapmacık bir gülümseme ile ona baktım.

“Ee yani?”Yapmacık gülümsememe ve ses tonuma karşı,yüz buruşturdu ardından alaylı bir ses tonu ile,

“Adeta bir zavallıya benziyorsun,pelerinin bile yok.Buralarda gerçekten ne işin var?”

“Bayan Ember, lütfen konuşmanıza dikkat ediniz.Kendisi Swenthina’ya gelecek kadar asil biri.”

Moses,geriye dönmüş ve yanımda duruyordu.

Bir dakika asil biri mi?

İsminin Ember olduğunu öğrendiğim kız,bana inanamaz gözlerle baktı ardından Moses’e,

“Bu mu Asil?”dediğinde yanındaki kızlar kıkırdadı.Ne kadar sinirimi bozsalarda hak vermemek elde değildi.

Ne zamandır beri asildim ben?

Moses tavrından ödün vermeden,”Kendisini size tanıtayım.Leydi Winter Niff.”

Leydi?Bu adama kim şaka yapmayı öğretti!?Gülmem mi gerekli?

Ember afallayarak bana baktı ve yutkunarak geri çekildi.Yanında ki kızlar bakışlarını kaçırınca,Moses’in yüzüne kendinden emin bir ifade yerleşti ve birden bana elini uzattı,”Leydim,yola devam edelim.”

Bozuntuya vermeden elini tuttum ve onla aynı hizada yürümeye devam ederken,çaktırmadan arkama döndüm.Uzaklaşmışlardı,Moses’in elini bıraktım ve bu seferde ben kafasına yapıştırdım.

“Ne diye saçmalıyorsun aptal!Leydide nereden çıktı şimdi?!”Eliyle kafasını tuttu ardından ise derin nefes aldı.

“Beni iyi dinle Winter,bu okul sıradan bir okul değil.Büyücülerin yanı sıra,leydilerden ve prenseslerden,prenslerden,şövalyelerden ve daha fazlasından oluşuyor.Eğer bu asil sınıflarda yer almazsan da muazzam bir büyücü olmalısın ki şuan bu senin için basit değil.O yüzden sorun yaşamaman için herkese kendini bir leydi gibi göstereceksin.”

Kafamı ellerimin arasına aldım ve iç çektim.

Düştüğüm hale bak ya!Alt tarafı bir büyü öğrenecektim,nereden çıktı bu yalandan leydilik!

Moses teselli edercesine bir elini omzuma koydu,

“Öğrendiğin büyülere değicek.”

“Umarım öyle olur..”

(...)

Karşımda saray gibi duran duvarlara bakınca korkmamak ve şaşırmamak elde değildi.Moses ile gereken her saçmalığı almıştık ve beni bu koca duvarların karşısında bırakıp,”Arada yanına geleceğim,güle güle.”deyip ortalıktan kaybolmuştu.

Şuan o koca kapıdan girip ile girmemek arasındaydım.Acaba intikam işini,Austin’den mi öğrensem?Yok yok,o beni cellat filan yapar,hiç çekilmez.

Derin bir nefes aldım ve uzun merdivenleri, yavaş yavaş çıkmaya başladım.

Bu korkuda ne böyle be Winter..

Yaşamadığın aksiyon,kargaşa kalmadı zaten birde leydi ol,oh yani.

Halime istemsice tebessüm ettim ve merdivenleri çıkmaya devam ettim.En sonunda merdivenler bitmişti,ter revan içinde kalmıştım.Derin nefesler alarak önümde ki kapıyı ittirdim ve okula sonunda girebilmiştim.Kalabalıktı,herkes odasını arıyordu.Kalabalık arasından hızlı bir şekilde geçtim.Kristal duvarlara bir taraftan hayranlıkla bakarken bir taraftan sınıfların olduğu katı geçtim ve uzun koridorlarda yürümeye başladım.Moses’in söylediği oda numarası aklıma geldiğinde,kapıları saymaya başladım.

211,212,213 ve 214!Bingo!Sonunda bulmuştum.

Kapının üzerinde 214 yazan odanın kapısının anahtar deliğine anahtarı soktum ve döndürdüğümde kapı açıldı.Hayranlıkla odaya baktım,en az 3 kişilik kocaman bir yatak,gri tonlarında ki duvarlar,şık mobilyalar ve tüllü lacivert perde..

Tamam tamam,ben kesinlikle bir leydi olacağım.

Odaya bakınmaya devam ederken, odada başka bir kapı daha gördüm ve büyük ihtimalle bir banyoydu.Yorgunlukla kendimi yatağa bıraktım ve iç çektim.

“Anne ne zaman bizim kendimize ait odalarımız olacak?”Annem kardeşimin parlak sarı saçlarını tararken bana gülümsedi,”Ne zaman kendinizi yalnızlıkta bulursanız,işte o zaman.”Kardeşim kocaman gülümsedi,”Hiçbir zaman yalnız olmayacağız yani!”dediğinde annem kıkırdadı ve”Aferin, kızım.”dedi..

Göz çukurumdan süzülen bir damla,yüzümü ıslattığında tebessüm ettim ve boşluğa doğru gülümsedim.

Ben yalnızlığın kollarının içindeydim...

Bölüm sonu

2 yorum