Saçı yanan kız ağlıyor ve müdüre şöyle diyordu:
-saçımı yakan o, bana büyü yaptı ve saçımı yaktı. Ve hıçkırdı. Müdür inanmadı ve:
-büyü diye bir şey yoktur evlat!
Dedi. Hahhahahhaaaa! Herkesin aklında kesinlikle harry Potter sahnesi canlandı. Ve bizi uyardılar ve ailelerimizi aradılar. Hıh annem gelince yine azarını işiticem. Ve sonra bizi saldılar. Dışarı çıkarken:
-ucube!
Dedi fısıldar mışçasına hiç bir şey diyemedim ve lavaboya koştum. Hemen lavobolardan birine girdim:
-bu olamaz! Yoksa... Olabilirim? H-hayır hayır! Yok olamaz ya ben sadece çok fazla harry Potter izlemiş bir çocuğum.
Lavabodan çıktım ve sınıfa gittim çoktan ders başlamıştı sınıfa girdiğimde herkes bana bakıyordu bayan munson'dan özür dileyip yerime geçtim kitabımı açtım ve derse başladık ders biter bitmez kendimi sokaklara attım hala şaşkındım ve eve geldim ve kapının mandalına sertçe vurdum"tak tak tak" annem kapıyı açtı ve müdürün aradığından bahsetti bende:
-ben büyü yapamamki...
-iftira mı?
-hıhıı
-öyle olsun ama...
-tamam anne tamam
Ve odama geçtim hemen elime harry Potter kitabim alıp kitap köşeme geçtim ve kitabımın sayfalarını açarken kitaptan ışıklar gelmeye başladı ve gözlerim kararmaya başladı...