Kafasını kaldırdığında karşısında küçük gözleriyle Akari ona bakıyordu. Buradan anlamıştı ki edebiyat dersi bitmişti. Lenny'ye göre edebiyat dersi çok sıkıcıydı, hem de bayağı sıkıcı. "Danke, Akari." dedi Lenny onu uyandırdığı için. Çünkü şimdi en sevdiği derslerden biri olan tarih vardı. "Rica ederim." dedi Akari. Lenny; siyah kısa saçlarını düzeltti, gözlerini ovdu ve sırasından kalktı. "Eee? Bugün ne yapıyoruz?" dedi Lenny. "Belki kız kıza kantine gideriz." dedi Akari. "Olur zaten başka yapacak bir şey yok." dedi Lenny.
Okulun uzun ve temiz koridorlarından geçerken başka sınıftan arkadaşları olan Ronnie'yi gördüler. Ronnie; Lenny ve Akari'ye göre fazla uzun olmayan, mutasyon sonucu -olduğu düşünülen- saçlarının yarısı siyah yarısı turuncu, yeşil gözlü bir Amerikandı. Ronnie'yi gördükleri köşede Ronnie yine aynı şeyi yapıyordu: Okumak! Bu eleman okumaya bayılırdı. Ronnie'nin yanına gittiklerinde Ronnie kafasını kaldırdı ve "Hey, selam Loo! Sen yeni mi uyandın?" dedi. Lenny kafasını evet anlamında salladı, "Ja." dedi. Ronnie ayracını koyup kitabı kapattı.
