İçeriğe geç

Bulutların Üzerindeki Mahzen

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Bulutların Üzerindeki Mahzen

Bölüm 2

1.BÖLÜM: GECENİN ESİRİ

TANITIM2:

Gece; bazıları için korku duygusunu, kötü hisleri çağrıştırabilir. Çok az bir kesim gecenin bizlere verdiği armağanları görerek onları paha biçilmez bir hazine gibi kaybetmekten korkarak saklarlar. Gecenin değerini bilenlerin sakladığı bu mucizevi armağan herkese göre değişebilir. Çoğu kişi için düşüncelerden, duygulardan, hayattan ve dünyadan kaçış yolu olurken benim içinse bir tutsaklık. Ben gecenin bana verdiği ve onun getirdiği armağanların esiriyim. Bunun en ürkütücü yanı ise hiçbir şey bilmemem, hatırlamamam. Sanki yaşadığım onca şeyin zihnimden beyaz kanatlı bir güvercinin narin tüyü kadar hafif, kusursuz ve kolayca havada süzülmesi, gidip gelmesi uçup kendince özgürlüğüne kavuşması gibi. Daha fazla görmek, duymak, yaşamak benim için bir hiçlikten öte değil. Bazı anılar; semanın mor, mavi renginin en yumuşak noktalarındaki parlak yıldızlar kadar görünür. Fakat gece bütün yaşadıklarımı, yaşayacaklarımı, hayallerimi ve daha nicelerini benden alıp götürüyor. Yaşayacaklarım, olacak her neyse kendince bir anlam kazanmıyor, kazanamıyor. Kısa bir süreliğine yaşananlar, öte yaşamımın her bir zerresini etkileyebiliyor. Bilinçsizce bu öngörülemeyen geleceğimi çokça yıpratıyor, olmasını istediğim onlarca hayalimi yok ediveriyorum. Geleceğim; bugün, hiç olmadığı kadar karanlık görünüyor. Güzelliği nedeniyle esir olmuş, suçsuz, kendince hayalleri olan, varoluşunun gereği olarak Göğün en berrak mavi tonuna yakın yerlerde uçan Morpho kelebeğine benziyor yaşayacak olduklarım ve yaşadıklarım.

Her şeyimi karanlığa mahkum eden ve bunun çok da önemli olduğunu varsaymayan benim ve geleceğimin düşmanı; gökyüzünde, bulutlardan yapılma, rahat ve bir o kadar da rahatsız edici tahtında; esir olduğunu bilmeyerek onun için her şeylerini verebilecek Karanlığın Mühürlediği İzlerin Koruyucuları’na emirlerini yerine getirmeleri için bin bir buyruk sıralıyordur. Ben ise evim dediğim ama aslında bir sözcükten başka bir şey olmayan, güvenliğim açısından hiçbir işe yaramayan, küçük eski bir yapının içerisinde çaresizce olacak olanları, belki küçük bir umutla da olsa O’ndan kurtulmayı bekliyorum. Düne kadar hiçbir şey bilmiyor, hayatımı sıradan ve güzel bir monotonlukla yaşayıp gidiyordum. Keşke hala dün olduğu gibi hayatıma dair hiçbir şey bilmeyerek yaşayıp gitseydim. Şu gün bildiklerim belki insanlar için uykularına kabusların akın etmek isteyeceği, kabusların ise insanın bildiklerini gördüğü, onlarca karmakarışık korkutucu bilgilerle süslenmiş zihinlerinin içine kazınmış dehşet verici O’nu gördüğünde; kendilerince korkutucu olan kabuslar dahi hıçkırarak insanın zihninden koşarak uzaklaşacakları ve insana bir daha uğramaz olacakları ürkütücü bilgilerle yapayalnız kalmış olan, çaresiz ben; işte öylece bekliyorum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.