Yan tarafıma yumruk attı ve büyük bir gürültüyle yere düştüm. Çığlık atmıştım izleyenler gülüyordu. Soldaki çocuk baldırıma ve bacaklarıma tekme atıyordu, bunun moraracağından emindim. Diğer çocuklar sırtıma saldırırken soldaki çocuk bu sefer de koluma ve omuzlarıma tekme atmaya başladı.
Korkunçtu ama geçen haftalarda da birkaç kez saldırıya uğradığım için acıya alışmıştım. son zamanlarda daha da kötüleşiyordu. Genelde yorgunluktan bayılır, neler olduğunu bilmek için bilinçsiz olurdum, ne olduğunu bilmemeyi tercih ederdim zaten.
Birkaç dakika daha tekmeledikten sonra çocuklar yorulmaya başladılar ve ritimlerini yavaşlattılar. Yorgunlukla iç çektiler ve geri çekildiler.
Yavaşça bulunduğum yerden kalkıp kollarımı ve bacaklarımı gerdim.Vücuduma bakındım hiçbir yerim kırılmamıştı ama bazı kısımlar fena halde morarmıştı.Ayağa kalkmaya çalıştım ama bacağım kötü durumdaydı. Hemen yere düştüm ve acıyla inledim. Ayağa kalkmak için ikinci bir girişimde bulundum ve başardım. Kıyafetlerimi düzelttim ve pantolonumun tozunu aldım.
Dolabıma doğru topallayarak ilerledim ve içine birkaç kitap koyup kapattım ve bir sonraki sınıfıma yöneldim. Ben zaten her gün dayak yemeye alışmıştım ama bazen biraz fazla geliyorlardı. bana vurmaktan hiç sıkılmıyorlar mı gerçekten?
sınıfıma doğru yürüdüm. Sınıfa girdim ve arka tarafına koştum. İçinde kimse olmayan sınıfta en arka koltuğa oturdum. En iyi arkadaşım Louis dışında hiç kimse yanıma oturmazdı. İnsanlar benimle konuşurlarsa veya benimle etkileşime girerlerse kendilerinin de zorbalığa uğrayacaklarına inanıyorlardı. Louis bir istisnaydı. En iyi arkadaşım Louis.. o en kötü kabusumun, bana zorbalık yapan kişinin kardeşiydi.
Kardeşini görmem gerekeceği için Louis'nin evine çok az gittim. Ama gittiğimde, Louis incinmeyeceğimden emin olurdu. Louis benim için kardeşini döverdi.O benim kahramanımdı . Bu sözüme hafifçe güldüm. Öğretmen içeri girdi ve derse başladı. Sanırım yine yanımda kimse oturmuyor.
Bayan Benard, kimyasal reaksiyonlardan ve umursamadığım diğer bazı kimya şeylerinden bahsetmeye başladı. Kabul edelim, kim okulu sever ki? Tabiki de dinlemedim.
Ders bitmişti ve bir sonraki dersime geçtim. Okulun zorbası Aiden'dan dikkatle kaçınmıştım. Sonraki dersim ne yazık ki beden eğitimiydi. Beden eğitiminden nefret etmiyordum sadece Aiden'ın de benim beden eğitimi sınıfımda olmasını sevmiyordum. Louis de aiden'le ayni olmaktan hoşlanmıyordu ki bu her şeyi daha iyi yapıyordu.Aiden'ın kardeşi louis, o burada olduğu için zorbalığa uğramıyordum.
Hızlıca soyunma odasına koşup üzerimdeki gömleği ve pantolonu çıkardım. Beyaz bir tişört ve şort giydim.
Bugün bayrak yarışları yapıyorduk. Koşmak eğlenceliydi çünkü iyi olduğum bir şeydi. Birkaç saniyeliğine dünyayla ilişkimi kesip kendimi sadece koşmaya odaklanabilirim.
Bir grup çocuk dışarı çıkıp spor salonuna dogru ilerledi. "Pekala millet! Yarış zamanı!" öğretmenimiz seslendi. "Ortağınızın kim olduğunu öğrenmek için herkes şu kağıda baksın." Öğretmen sıradaki bir kağıdı işaret etti. Ortağımın kim olduğunu öğrenmek sayfaya hızlıca bakındım. Aiden ortağım olmasın diye dua ediyordum. Sanırım bugün şanssız günümdeydim çünkü ismimi bulunca ortağımın biricik Aiden olduğunu gördüm.








