İçeriğe geç

Bully's Secret Heart

Bölüm 9 · 6 dk okuma

Bully's Secret Heart

Bölüm 9

Çürümüşlüğün İtirafı

Ormanın derinliklerindeki taş villa, soğuk ve rutubetli bir mahzen gibi kokuyordu. Atmosfer o kadar ağırdı ki, Atlas nefes almakta zorlanıyordu. Salonun ortasında yanan gaz lambası, loş ve titrek bir ışıkla sadece bir alanı aydınlatıyor; villanın geri kalanını derin, tehditkâr gölgelere terk ediyordu. Atlas'ın kalbi, az önceki yüzleşmenin verdiği adrenalin ve şokun etkisiyle hâlâ düzensiz atıyordu.Gözleri, yerde, eski bir koltuğun üzerinde oturan Ayaz'a kilitlenmişti."Ayaz!" Atlas, adını bir kez daha fısıldadı, sesi bu kez yalvarır gibi çıkmıştı. "Ne yaptın kendine?"Ayaz’ın bakışları donuktu. Gözlerinin altı mordu, yanakları çökmüştü ve teninde sağlıksız, neredeyse saydam bir solukluk vardı. Eskiden not defterlerini kemiren o yoğun enerji, şimdi tamamen sönmüş bir boşluğa dönüşmüştü."Sana git dedim, Atlas," Ayaz'ın sesi, soğuk bir rüzgârın sesi gibiydi. "Git ve bu çürümüşlüğü kendi gözlerinle görme."Atlas, Ayaz'ın hemen yanındaki sehpaya yaklaştı. Sehpanın üzerinde, boş ilaç şişeleri, ezilmiş hap kalıntıları ve kullanılmış iğneler* vardı. Atlas, bu manzarayı gördüğünde midesi kalktı. Zorbalık, sadece notlara değil, Ayaz’ın tüm varlığına kastetmişti. Bu düşüşün sorumluluğunun büyük bir kısmının kendisine ait olduğunu biliyordu.Atlas, dizlerinin üzerine çöktü. Ayaz'ın ellerini tutmaya çalıştı ama Ayaz, elini hızla geri çekti."Dokunma bana," dedi Ayaz. "Senin dokunuşun... her şeyimi mahvetti. Zaten her şeyimi kaybettim. Notlarımı, geleceğimi, annemin benden beklediği her şeyi.""Benim yüzümden mi?" Atlas'ın sesi, acı dolu bir itiraftı. "O zorbalık... seni bu hale mi getirdi?"Ayaz, başını kaldırdı. Gözlerinde yavaş yavaş biriken yaşlar, loş ışıkta parlıyordu. "Sen ve Aras... siz benden her şeyi aldınız. Ama en kötüsü, umudu aldınız. Sürekli baskı, tehdit, fiziksel acı... Ben notlarıma tutunuyordum. Onlar benim kalkanımdı. Ama o kalkan kırıldığında..." Ayaz'ın sesi çatladı. "Artık dayanamadım. Acı çekmek istemedim."Ayaz, elleriyle yüzünü kapattı ve hıçkırıklar içinde titremeye başladı. İlk defa, Atlas, Ayaz’ın o çaresiz, inatçı maskesinin ardındaki saf, filtrelenmemiş acıyı görüyordu. Bu, Atlas’ın barda gördüğü kışkırtıcı arzu değildi; bu, gerçek bir ruhun yıkılışıydı.Atlas, o an, Aras’ın gölgesinden tamamen çıktığını hissetti. Zorba kimliği paramparça olmuştu. Geriye sadece Ayaz’a aşık olan, pişmanlık dolu bir genç kalmıştı."Hayır, Ayaz. Bitmedi," dedi Atlas, sesi kararlıydı. "Ben buradayım. Seni buradan çıkaracağım. Bu pisliği temizleyeceğiz. Birlikte."Ayaz, yüzünü ellerinin arasından çıkardı. Gözleri yaşlarla doluydu ama bakışları, Atlas’ın yüzündeki morlukları ve dürüstlüğü gördüğünde, hafifçe değişti. "Senin buraya gelmeye hakkın yok. Benden intikamını alıp gitmeliydin."Atlas'ın İtirafı ve Geçmişe DönüşAtlas, Ayaz’ın yanındaki yerde bağdaş kurdu. Başını eğdi. "İntikam mı? Benden alacağın intikamın milyonda biri bile senin şu anki durumun kadar canımı yakmazdı." Atlas, yavaşça elini uzattı ve Ayaz’ın titreyen elini kavradı. Bu sefer Ayaz, elini çekmedi. Atlas’ın eli, Ayaz’ın zayıf elini sımsıkı sardı."Sana yemin ederim Ayaz," dedi Atlas, sesi titriyordu. "Ben seni o gece barda gördüğümde... ben seni arıyordum. Cansu'yu gördüğümde hissettiğim kıskançlık, beni yedi bitirdi. Ben sana zorbalık yaparken bile, senin o inatçı, donuk yüzüne hayrandım. Notlarını korumak için her şeye dayanman beni deli ediyordu."Atlas, derin bir nefes aldı ve geçmişe gitti. Zorba olmasının kökenlerine.Atlas, aslında babasından sürekli dayak yiyen, baskı altında yaşayan bir çocuktu. Aras, ona güç ve ait olma duygusunu veren ilk kişiydi. Aras’ın grubuna katıldığında, o da başkalarına acı çektirerek kendi içindeki acıyı susturmayı öğrenmişti. Zorbalık, onun için bir savunma mekanizması, bir güç maskesiydi. Ama Ayaz’a zorbalık yaparken, Ayaz’ın ona karşı koymayışı, sadece notlarını korumaya odaklanması, Atlas'ın maskesinin altındaki insana dokunmuştu. Atlas, Ayaz’ın kararlılığında, kendisinde olmayan bir saflık görüyordu."Benim zorbalığım," diye devam etti Atlas, Ayaz'ın elini bırakmadan. "O, sana karşı bir nefret değildi. O, benim sana olan şaşkınlığımdı. Neden o kadar güçlüsün diye. Ben, senin o donuk maskenin ardındaki o kırılgan zekâna, o azmine aşık oldum. Seni kurtarmak istedim ama elimden gelen tek şey sana zarar vermekti. Ben o gece markette seni gördüğümde... bir ilaç şişesi çalarken seni yakaladığımda... o an, her şey değişti."Ayaz, Atlas’ın elini sıktı. Ağlaması dinmişti, ama gözlerinde şimdi karmaşık bir kafa karışıklığı vardı. Bir zorba, ona aşkını ve geçmişini itiraf ediyordu."Bu bir oyun mu, Atlas?" diye sordu Ayaz, sesi zayıf ve kırgındı. "Beni kurtarıp, sonra tekrar mı ezeceksin?""Hayır. Asla." Atlas, kararlılıkla Ayaz’ın elini öptü. "Sana yemin ederim. O grubu bıraktım. Aras’la kavgayı göze aldım. Benim tek amacım sensin, Ayaz. Seni bu çürümüş yerden çıkarmak. Eğer yapman gereken her şeyi yaptıysam, bu senin yanında kalmam demektir."Ayaz'ın Karanlık İtirafıAyaz, başını yavaşça salladı. Gözleri, sehpanın üzerindeki boş kutulara kaydı. "Senin zorbalığın sadece bir nedendi. En büyük sebep, annem."Ayaz, sessizce geçmişini anlattı. Annesinin kronik bir hastalığı vardı ve tedavisi çok pahalıydı. Ayaz, notlarını sadece kendi geleceği için değil, annesinin tedavi masraflarını karşılayacak bursu almak için de koruyordu. Ayaz'ın notları düşmeye başladığında, burs hayali de parçalanmıştı. Birkaç hafta önce annesinin durumunun kötüleştiğini öğrendi. Hem annesine yardım edememe utancı hem de sürekli zorbalık baskısı altında ezildi. Bu iki yük, Ayaz'ı taşıyamayacağı bir noktaya getirmişti. Uyuşturucu, acısını ve suçluluğunu susturmanın tek yoluydu. O donuk maske, annesi için çabalamanın getirdiği inattı. O maske kırıldığında, Ayaz'ın tüm savunması çökmüştü.Atlas, Ayaz’ın hikayesini dinlerken kalbinin sıkıştığını hissetti. Zorbalık, sadece notlarına değil, Ayaz'ın hayatının temeline saldırmıştı."Annem beni hayal kırıklığına uğrattı sanıyor," dedi Ayaz, gözyaşları tekrar akmaya başlamıştı. "Notlarımı düşürdüm. Artık bir dahi değilim. Ben... ben işe yaramazın tekiyim.""HAYIR!" Atlas, Ayaz’ın ellerini tuttu ve onları kendi kalbinin üzerine bastırdı. "Sen işe yaramaz değilsin. Sen güçlüsün. Her şeye rağmen hâlâ buradasın. Ve anneni düşündüğün için buradasın."Yeni Bir Başlangıç ve BağlılıkAtlas, ayağa kalktı. Villanın içinde bir şeyler aradı. Birkaç dakika sonra, tozlu bir battaniye ve eski bir su şişesiyle geri döndü."Dinle beni, Ayaz. Bu villa, bu pislik, burası senin sonun değil. Burası, senin en dibin. Ama ben, seninle o dipten çıkacağım."Ayaz’ın gözlerinde, ilk kez, şüpheyle karışık bir umut kırıntısı parladı.Atlas, Ayaz'ın yanına oturdu ve onu kendine doğru çekti. Ayaz'ın ince vücudu, Atlas’ın güçlü kollarında büzüldü. Ayaz, Atlas’ın göğsüne yaslanarak ağlamaya devam etti. Atlas, sadece Ayaz’ı sıkıca tuttu. Zorba artık bir kalkan olmuştu.Saatler geçiyordu. Dışarıda ormanın sesleri yankılanırken, villanın içinde iki genç birbirine sarılı durumdaydı. Atlas, Ayaz’ın sakinleştiğini hissettiğinde, yavaşça geri çekildi."Beni dinle," dedi Atlas, sesi yumuşak ama emrediciydi. "Seni bu pislikten çıkaracağım. Yarın sabah buradan gidiyoruz. Ben sana yardım edeceğim. Sana yeni bir hayat kuracağım. O notları geri alacağız. Ama öncelikle... bu bağımlılığı bırakmalısın."Ayaz, Atlas’ın yüzüne baktı. Atlas’ın yüzü kanlı, morluklarla doluydu ama gözleri sevgi ve kararlılıkla parlıyordu."Neden?" diye sordu Ayaz. "Neden bu kadar risk alıyorsun? Aras seni öldürecek."Atlas gülümsedi. Bu, içten gelen, samimi bir gülümsemeydi. "Çünkü seni seviyorum, Ayaz. O pisliğin içinde bile seni seviyorum. Ve seni tekrar kaybetmektense, Aras'ın beni öldürmesini tercih ederim."Atlas, o anda, Ayaz’a olan bağlılığını hayatının en büyük yemini olarak verdi. Ayaz’ın ellerini tuttu ve bu kez, onları öpmekten çekinmedi. Dudaklarını, Ayaz’ın soğuk ve titrek dudaklarına bastırdı. Bu, ne barda yaşanan kışkırtıcı arzu ne de zorbanın baskınlığıydı. Bu, koruma, aşk ve kurtuluşun ilk öpücüğüydü.Ayaz, bu öpücüğe karşı koymadı. Gözleri kapandı. O anda, Atlas’ın kollarında, zorbalığın ve düşüşün yarattığı tüm acının son bulduğunu hissetti. O karanlık villada, Ayaz ve Atlas, kırık bir aşkın umuduyla yeni bir hayata doğru yola çıkmaya karar verdiler. Atlas, Ayaz’ı o gece yanından bir an bile ayırmadı. Karanlık çökerken, Atlas Ayaz’ı battaniyeye sardı ve onun güvende olduğundan emin oldu. Zorba, artık kalkan olmuştu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.