İçeriğe geç

Bugün de Aldatıldık Çok Şükür (Texting)

Bölüm 5 · 3 dk okuma

Bugün de Aldatıldık Çok Şükür (Texting)

Bölüm 5

4

Manolya'nın anlatımıyla...

Kalabalıktan park edecek yer bulmakta zorlandığımız parti mekânına gelmiştik. Gürültülü müzik sesi dışarıya kadar geliyordu.

Dar, pudra rengi elbisem ve yüksek topuklularım sayesinde yalpalayarak yürüyordum. Berna bizden birkaç adım önde flörtü ya da sevgilisi ya da her neyiyse onunla kol kola yürüyordu. Yüzündeki flörtöz sırıtış bir an olsun kaybolmuyordu.

Zara da elindeki aynayı tutmuş makyajını hızlı bir şekilde tazelemeye çalışıyordu. Giriş kapısına geldiğimizde kapıdaki güvenlik bizi şöyle bir süzdü. Berna ve Yasin'in girmesine izin verdi.

Ardından benle Zara'ya baktı. Bir liste çıkarıp önümüze uzattı. ''Siz yalnız gelmişsiniz sanırım. Bu yüzden buradan adınızı bulup imza atmanız gerekiyor.'' Bu garip işlem beni germişti. Durduk yere ne alakaydı?

''Bu güzel hanımefendi benimle.'' Arkamızdan gelen sesle irkildim. Bir seksen boylarında, gözlüklü, kahverengi saçlı, yakışıklı bir çocuk duruyordu karşımızda. Siması bana tanıdık gelmese de Zara onu tanımış olacak ki onunla kısaca sarılıp selamlaştı.

Zara listeyi işaret ederek ''Bu ne böyle? İmzalaması gerekiyor mu gerçekten?'' diye sordu henüz adını bilmediğim çocuğa.

Çocuk gözlüklerini hafifçe geriye ittirerek listeye baktı. ''İmzalayabilir. Sıkıntı olmaz. Zaten bunun amacı Evren'i aldattıktan sonra kaç kızın sevgilisiz kaldığını öğrenmek. Onu çok etkilemez.''

İyi güzeldi de benim adım listede yoktu ki! Zoraki bir gülümsemeyle Zara'ya bakarak beni bu olaydan kurtarması ve durumu anlaması için mesajlı bakışlar gönderdim.

Az önce yanımıza gelen çocuğun koluna girerek ''İmzala da gel. Seni içeride bekliyorum canım.'' deyip göz kırptı. Anlamamıştı! Hani o telepatik yollarla anlaşan arkadaşlar!?

Güvenlik görevlisinin beni beklediğini fark ettiğimde ona şirin ama gergin bir gülümseme bahşettim. Kenarda duran kalemi tutup listedeki herhangi bir adın yanına imza attım. Numara kısmına da kendi numaramı yazdım. Umarım bir sorun olmazdı.

Güvenlik görevlisi elime bir iğneli kağıt tutuşturdu. ''İçeri girerken bunu elbisenize takın lütfen.'' dedi kibarca. Ne olduğuna bakmadan göğsümün biraz yukarısında sabitledim. Güvenlik görevlisine gülümsedikten sonra içeri girdim. Büyük bir gürültü beni karşıladı. İnsanlar bu ortamın neyini seviyordu, hiç anlamıyordum.

Gözlerimle bizim kızları aramaya başladım ama ortalarda görünmüyorlardı. Canım sıkkın, yüzüm düşmüş bir şekilde etten duvarları geçerek büyük sahnenin önünde durdum.

Birden tüm ışıklar kapandı. Müzik sesi durdu. Kalbimin ritmi hızlandı. Ne olduğunu anlamaya çalışırken birden konfetiler patladı. Birer yıldız gibi parlamaya başladıklarında geçen gün kızlara söylediğim işaretler aklıma geldi. Yoksa...

Bir tane spot ışığı yandı ve sahnede duran kişiyi aydınlattı. Nasıl betimleyeceğimi şaşırdığım ilk kişi oldu. Işıldayan gözleri direkt beni bulduğunda bir anda nefesim kesildi.

Neye uğradığımı şaşırdım. Bu sadece bir tesadüf olmalıydı ama kalbim bunu söylemiyordu! Hiç yavaşlamadan son hızla çarpıyordu.

Sahnedeki kişi sahneden inip bana doğru yürümeye başladı. Hayır, hayır! Halüsinasyon görüyor olmalıydım. Tam karşımda durduğunda artık spot ışığı ikimizi aydınlatıyordu. Gözleri direkt olarak gözlerime bakıyordu.

''İzninle bana saheneye kadar eşlik eder misin rica etsem?'' Tamamen hipnotize olmuş bir şekilde ona bakarken bana uzattığı elini refkesle tuttum ve kısa süre içinde kendimi sahnede buldum.

Bu çılgıncaydı! Neye uğradığımı şaşırıp şok üstüne şok atlatıyordum. İnsanların delici bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum. Yakışıklı çocuk, birden önümde diz çöktüğünde en büyük ikinci şoku yaşamıştım.

Söylediklerinden sonraysa üçüncü ve öldürücü şoka kurban gitmiştim.

''Tekrar sevgilim olur musun prenses?''

Bu sözlerden sonra çalan müzik ve onun benden cevap bekleyen bakışları ortama eşlik edince delirecek gibi oldum. Allah aşkına ne oluyordu bu aşağılık yerde!?

***

Bölüm sonu🤍

Sizce neler oluyooo

Bölüm sonu

4 yorum