İçeriğe geç

Buğday Tarlası

Bölüm 1 · 1 dk okuma

Buğday Tarlası

Bölüm 1

Buğday Tarlası

Gözlerinde boş bir bakış, derisi kuru, dudakları çatlamış. Gıcırdıyan sallanan sandalyesinde bir ileri bir geri. Avucunun içinde sönmeye yüz tutmuş pipo. Hafif esen rüzgar ile dans eden dumanları ve bayatlamış vişneli tütünün kokusu. Gün batımını izliyordu. Tütünü alevlendirmek için duman alıp verdi. Koku yoğunlaşmış, havada esen sıcak rüzgar önündeki uçsuz bucaksız buğdayları okşamaya başlamıştı. Anlamıştı, bu gördüğü son gün batımıydı. Aldığı son koku ve hissettiği son esinti. Yavaşça sandalyesinden doğruldu ve güneşe doğru ufak adımlar ile yürümeye başladı. Belki ulaşamazdı o tatlı ışığın kaynağına ama bu umut ile attığı her adım onu daha da mutlu yapıyordu ve birden durdu. Sönmüş tütünü nazikçe boşalttı ve buğdayların üstüne uzandı. Kurumuş toprağından çatırdayan saplarına kadar tüm ruhuyla hissetti toprağı yaşamı ve huzuru. Onca insan tanımıştı hayatında. Yüzlerce hatta binlerce. Şuan tek başınydı ve önemli olan buydu. Kimse onun yasını 1 gün dahi tutmazdı belki torunları bir hafta kendi öz evladı ise bir aya kendini toparlar ve dünyanın yaşama umudundan çok onlara verdiği hırs dalgaları içinde yüzmeye gider pes edene kadar boğulmaya devam ederdi. Hayatı bir film olsa ne ödüller kazandırır dı, ne uzun olurdu o film. Ama değildi. Hayatı ne bir film ne bir roman ne bir hikaye. Unutulmaya yüz tutmuş ama yaşamaya değmiş bir hayat. Her insan bir başka kitap okumaya ömür mü yeter. Bir daha bu buğdaylar rüzgarla dans etmeyecekmiydi. Yavaşça gözlerini kapadı ve bedeni soğumaya başladı. Ertesi gün o sıcak esinti buğdaylar ile dans etmeye devam etti o güneş tekrar doğdu ve tekrar tüm zarafeti ile tekrar battı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.