Öncelikle Merhaba Nasılsınız umarım iyisinizdir . Önceki bölümlerden bazı yerleri tekrar düzeltecegim mesela ılgın Eskişehir'e değilde adını bilmediğimiz bir kasabaya gidiyor yani benim kendi hayal dünyamda olan bir yere .sınıfları 11 değilde 10. Sınıf yapacağım
(ʘᴗʘ✿)
Gülüşmeler devam ediyordu
Tanımadığım bir erkek sesi
-Ee kız güzel mi dedi
Çınar ne biliyim ben abi kız güzel mi çirkinmi
- Başka bir erkek sesi
-Sen bilmeyeceksinde biz mi bileceğiz oğlum
(acaba kimden bahsediyorlardı )
-bir tane kız sesi adı neydı kızın söylede Instagram ına bakalım dedi
-Ilgın dedı çınar
(neee benim hakkımda konusuyorlardı bunu dinlemeliydim.)
yine başka bir kız sesi Kızın ismi güzelmiş bizle yaşıttı demi yaşıtsa aynı sınıfta oluruz muhtemelen bide kızın karakteri nasıl yani iyi anlaşabilirmiyiz.
-Evet bizle yaşıt dedi Çınar aynen aynı sınıfta oluruz büyük bir ihtimalle
Artık bana soru sormayı bıraksanızmı
(Çınarla aynı fikirdeydim )
O erkek sesi abi sen bugün solundan kalktın heralde insan gibi soru soruyoruz abartmasanmı acaba.
-Melih abartmıyorum oğlum sanki kızla bir yıl boyunca beraber yaşamış gibi soru sormayın. Sizden farklı birşey bilmiyorum adı, Safiye Sultan'ın torunu bizle yaşıt olduğu kızın karakterini nerden biliyim Allah aşkına diyip konuşmayı kapattı. Ve dışarıya çıktı sanırım.
Çınara şuan teşekkür etmem gerekiyor sözünde durmuştu anlattığım şeyleri en yakın arkadaşlarına bile anlatmamıştı. Ona olan güvenim biraz artmıştı ama niye o kadar sinirlenmişti onu anlamamıştım neyse dışarı çıktım. Feride abla ve Çınar konuşuyordu
-Nerelerdesin Çınar Bey yoksun göremiyoruz seni
-Burdayım Feride abla içerde bizimkilerde konusuyordum
-Aa iyi iyi Selam söyle
-Söylerim Feride abla
Feride abla oo Ilgın Hanım çok güzel olmuşsunuz.
Feride ablanın adımı söylemesiyle Çınar arkasını döndü
-Sen nerden geliyorsun
-İçerdeydim su içiyordum Çınar
Araya Feride abla girdi hadi artık gidelim yoksa geç kalıyoruz peki Feride abla diyip arabaya bindik . Anneannem Feride ablanın yanındaki koltuğa bende arkada Fatmayla beraber arkada oturuyordum. Anneannemle Feride abla birşeyler konusuyorlardı. Fatma yanına oyun hamuru almıştı onunla oynuyordu.
-Fatma bana yokmu oyun hamuru
-Ilgın abla ben şana oyun hamuru vermedim mi
-Yok anlamında kafamı çevirdim
-Al şana oyun hamuru diyip yeşil renkli oyun hamurundan verdi
-Ilgın abla bak sana ne göstereceğim diyip çantasindan oyun hamurundan yapılmış bir kaplumbağalar çıkardı
Kaplumbağalar çok şirindi Niloyadaki tosbiğe benziyordu.
Bunlar çok güzel Fatma, sen mi yaptın ?
-Hayır Ilgın abla ben yapmadım Çınar abim yaptı
-Çınar mı
-Hıhı Çınar abim yaptı. O herşeyi yapabiliyor
Kaplumbağalar gerçekten çok tatlı ve güzeldi güzel yapmıştı Çınar.
-Ilgın abla sen kaplumbağalardan korkuyor musun diye sordu.eğer korkuyorsan Çınar abim sanada yapar sende hiç korkmazsın
-Hayır ben kaplumbağalardan korkmuyorum ki
-Hiç mi korkmuyorsun
-Hiç korkmam dedim. Peki sen korkuyor musun kaplumbağadan
-Ben mi ben önce korkuyordum
-neden korkuyordun ki
-Çünkü benim Osman diye arkadaşım var kaplumbagalarla ilgili korkunç şeyler anlattı bir tane kaplumbağa kralı varmış insanları hiç sevmiyormuş çünkü annesi ona sürekli insanlarla ilgi kötü şeyler anlatiyormus, ve onlardan korkmayan kişileri lanetlemiş. eger onları seversem bende kaplumbağa olurmuşum ve onlar gibi ot degilde insan eti yermişim
-Nee
-Ilgın abla korktunmu bak korktuysan hiç korkma çünkü öyle birşey yok Çınar abim bana dedi ki sevgi herşeyi iyileştirirmiş Kaplumbağa kralını daha önce seven olmamış ve o kimse onu sevmediği için o duyguyu bilmiyormuş o yüzden böyle davranıyormuş insanlara. Annem beni sevdiğinde çok mutlu oluyorum o yüzden bende kaplumbağalari seviyorum onlarda mutlu olsunlar o yüzden onlardan artık korkmuyorum.
-Ilgın abla sen en çok hangi hayvandan korkuyorsun
-benmi
-Evet tabiki sen senden başka Ilgın abla mı var
Ben aslında hiç bir hayvandan korkmuyordum ama Arılarla olan kötü anılarım vardı o yüzden Fatma ya
-Arılardan biraz korkuyorum
-Arılardan mı tamam Ilgın abla ben Çınar abime arı yaptırıyim ve sen hiç korkma arıları sev belki sen arıları seversen onlarda seni sever belki senin onları sevmeni bekliyorlardır
-Tamam severim ben arıları senin Çınar abime söylenene gerek yok tamam mı
-niyeki
-Olsun sen söyleme aramızda sır kalsın
-Tamam Ilgın abla benim uykum geldi ben uyuyacağım artık diyip ayaklarını uzattı kafasında kucağıma koydu.
Feride abla
- Kızım kalk ablanın kucağından rahatsız etme ablanı
-Yok sorundegil Feride abla ben rahatım uyusun hem çok yorulmuş.
Annanem de birşey olmaz Feride erimez ya Ilgın..
Fatma kucağımda uyuduktan sonra kulakligim çıkarıp kulağıma taktım cam açıktı, dışarıyı izliyordum aklıma az önce Fatmanın anlattıkları geldi 5 yaşındaki bir çocuk nasıl böyle güzel konuşuyordu konuşması bir yana söyledikleri sözler çok anlamlı ve güzeldi . Arıları sev belki onlar senin onları sevmeni bekliyorlardır...
(ILGIN 7 YAŞINDAYKEN)
Annesi ve babası daha yeni boşanmıştı. Babası annesini aldatmıştı ve annesi boşanmak istediğini söyleyince annesine şiddet uygulamaya başlamıştı. Hemen annesi avukat tutup dava açtı aslında annesi ve babasının boşanması o kadar uzun surmemişti ama küçük kız çok yorulmuştu sürekli babası sıkıştırıp duruyor velayeti için annesini seçmesi için onu zorluyordu. Duruşma günü Ilgının ve diğer 3 çocuğun velayetinin annede kalmasına karar vermişlerdı Ilgın ve ablası çok mutluydu ayrılmamışlardı annesinden ve birbirlerinden. Babası duruşma sonrası direkt Katar 'a gitmişti vedalaşmamıstı bile evlatlarıyla. En çokta bu üzüyordu onu gelmemisti vedalaşmaya önceden babasını çok severdi artık sevmiyordu.. O günden sonra içinde hep bir üzüntü oldu ama belli etmedi kimseye babası bile istememişti ki onu annesine inat olsun diye yanına almak istemişti onu ne giderken vedalasmisti ne bir söz söylemişti..Babasını beklemedi o günden sonra zaten babasida birdaha gelmedi . Sadece her ay düzenli olarak bankaya para yaptırıyordu babası belkide onunda isteyerek değilde kanunen yapmak zorunda olduğu için yapıyordu..
Kücük Ilgın uzun bir aradan sonra ilk defa bu kadar heyecanlı ve çok mutluydu. Bugün sınıfça bir çiftlik gezeceklerdi ve sonra uçurtma yarışı yapacaklardı.Erkenden kalkıp giyinmış hatta gece uyuyamamıştı. Dün ona annesiyle uçurma almaya gitmişlerdi üzerinde yıldızlar olan güzel bir uçurtmaydı.Ilgın kıyafetlerini giydi uçutmasını yanına aldı okula gitti. Herkesin elinde rengarenk ucurtmalar vardı.Ilgının hiç yakın arkadaşı yoktu ama arası hiçkimseyle kötü değildi . Genelde çok konuşmazdı sadece dinlerdi dinlemeyi severdi.
Servise binip çiftlige gezmeye gittiler çiftlik çok güzel bir yerdi türlü türlü hayvanlar bir sürü meyve agacı değişik öten kuşlar vardı Hatta dere bile geçiyordu çiftligin içinden Bir kız çocuğu sesı Ilgına doğru seslendı Ilgın buraya gelsene bu kızın adı Nisan dı bu kızı sevmiyordu çok kıskançtı ve Sınıf ögretmenlerinin çocuğuydu şımarıktı. Ilgının anne ve babasının boşandığını biliyordu hatta babasının Ilgını yanına almak isteğini ama almadığını da. Babası ve Ilgının babası Ilgının devamsizligi hakkında konuşurken yanlışlıkla duymuştu. Bunları diğer iki arkadaşına da anlattı Batuhan ve İlayda ya . Aralarında dalga geçiyorlar ılgına acıyorum hem hiç arkadaşı yok hemde babası onu yanına alamamış böyle kızla kim arkadaş olurki zaten diyip gülüyorlardı.
Ilgının ucurtmasini gördüğü ilk anda çok beğenmişti kendisinin ucurtmasindan daha güzeldi. En güzel uçurtma onun olmalıydı . ılgına seslendi uzaktan Ilgın gelsene buraya
Ilgın ilk başta tereddüt etti
ılgın bak burda birsürü kelebek var mor renkli sende gör bak ağacın altında amacı Ilgını agacın altına getirip arı kovanını Ilgının üstüne bırakmaktı sadece üstü bal olsun istiyordu ve uçurtması da ama hesaplamayı unuttuğu bir şey vardı oda arılar.
ılgın tam ağacın altında durdu ve kovana taş attılar düşun diye ılgın anlamamıştı ne olduğunu zaten kovan da düşmemişti ama arılar sinirlenip agacın altındaki kızın kolundan bacağından ve yanağından sokmuşlardı.Bunu gören çocuklar dalga geçmeye başlamışlardı babasız o zaten bak arida soktu hiçbirşey yapamiyor hahaha Her yeri şişmişti tepki veremiyordu. Vermemeliydi ağlarsa onlar haklı çıkardı yüzü hiçbir tepki vermiyordu fakat bünyesi kaldıramadı ve bayıldı . Küçük Ilgını hastaneye götürdüler. Sonrasında Aileleri tartısmaya başlamıştı hastanede .