İçeriğe geç

BU YOL SONSUZ.

Bölüm 5 · 14 dk okuma

BU YOL SONSUZ.

Bölüm 5

Kısılmış Gözler

Eve geldiğimizde saat 2 olmuştu çok yorulmuştum. Uykum vardı. Etrafa bile bakmadan kendimi salondaki koltuğa bıraktım zaten hemen uyumuştum.

Sabah beni anneannem uyandırmıştı kolumdaki saate baktım saat 11 e geliyordu. Anneanne ben acıktım

-bende hadi git fırına ekmek al da gel

-Tamam ama fırın nerde

Anneannem fırının yerini tarif etti anladıgım kadarıyla buraya çok uzak değildi . Kıyafetlerimi değiştirip . ekmek almaya çıktım burası yemyeşil bir yerdi. her ev farklı renkte boyanmıştı. Anneannemin tarifine göre Fırın Tek katlı sarı evin yanındaki yerdi. Sarı tek katlı evi görünce sola döndüm.

Buyrun Hoşgeldiniz

-Şeker Salih dedeyi karşımda görünce çok şaşırdım fırıncılık mı yapıyordu

-Günaydın Şeker Salih dede

Günaydın Ilgın hanım Dedi gülerek

anneannem iki ekmek istiyor dedim.

Ekmekleri kağıda sararak poşete koyduktan sonra bana verdi. Tam gidecekken Bugün Şerifelerde gün var Ona söylemeyi unuttuk gelsin dedi.

-Tamam Şeker S. dede söylerim

Fırından çıktıktan sonra yola koyuldum. içimden vay be Şeker S. dede fırıncımıymış. elimdekilere baktım eve gelmeme az kalmıştı içimden Pepe'nin meşhur şarkısı aklıma geldi " iki ekmek aldım eve gidiyorum biri büyük biri kücük iki ekmek aldım"

Bu sefer eve arka bahçeden girdim . Anneannemin evi iki katlı bir evdi büyük bir arka bahçesi bahçede birsürü ağaç vardı ve iki ağaç arasına kurulan bir hamak kesinlikla o hamak benimdi geceleri orda uyuyacaktım.birde büyük bir masa vardı gayet güzel bir yerdi. Anneannem bahçede beni görünce hadi gel kahvaltıyı hazırladım dedi.

Anneanne. efendim Ilgın

bugün Şerifelerde gün varmış seni de çagıryorlar şeker Salih dede dedi de.

Biliyorum dedi

ne zaman öğrendin senden de hiçbir şey kaçmıyor

kızım şerife teyzenler iki ev ilerde oturuyorlar sabah torunu gelip söyledi sen fırındayken. Hmm anladım.Ee beğendin mi bakalım buraları

- burası çok güzel dedim her ev renk renk

.anneannemle kahvaltı ettikten sonra Yukarıya benim odama çıktık odam büyük ve güzeldi tek kişilik bir yatak calışma masası ve bana yetebilecek büyüklükte bir dolap odada en sevdiğim şey pencerelerinin büyük olmasıydı.dışarıyı izleyebilirdim çünkü buranın manzarası çok güzeldi. Anneannem buraya daha eşya alınacak kızım sen hiç merak etme dedi anneanne hiç gerek yok burası yeterde artar bile.Ama sanki odaya bı tane halı lazım dedim anneanne

- gel yatak odasına bakalım birşey bulabilecek miyiz anneannemle odasına gittik. Çift kişilik bir yatak ve büyük bir dolap vardı dolabın içini açtığımda birsürü döşek yorgan yastık gibi şeyler gördüm ama şuanlık ihtiyacım olan şey yere serebileceğimiz bir şeydi dolapları biraz daha karıştırdıktan sonra malesef aradığımızı bulamadık. Anneannem internetten bakalım dedi olur dedim hem istediğin halıyı kendin seçersin dedi. Anneannem Güne gitmek için hazırlanırken bende odama esyalarımı yerleştirmeye gittim. Odanın ışığını acmak için anahtara dokundum ama ışık yanmıyordu.

-Anneanne elektrikler mi gitti

- hayır elektrikler var ne oldu ki

-Anneanne odanın ışığı yanmıyor

-tamam. bakarız bir çaresine

-sorun değil ben akşam hamakta uyumaya karar verdim zaten

-tamam

-Ilgın hadi hazırlanda senle güne gidelim .Arkadaşlarımla tanıştırıyım seni.

-Anneanne şuan hiç halim yok dışarda hamakta kitap okumak istiyor canım dedim.

-tamam bu seferlik böyle olsun eşşek sıpası seni dedi ve dışarıya çıktı

Bende o sırada kitaplarımın olduğu bavulu aldım kitaplarımı yerlestirmeye başladım. Türk Klasikleri , Dünya Klasikleri , Tess Gerritsen in kitapları diye ayırarak dizdim kitaplarımı

Artık yorulmuştum elime Kan Gölü kitabını aldım ve mutfağa indim kendime şekersiz bir kahve yapıp hamağa kuruldum. Hafif rüzgar esiyordu, kitabın kürü korku gerilim di zaten şuan tektim acaba başka bir şey mi okusam . Normalde korkardım böyle şeylerden ama okumayı da severdim. Arka bahçenin kapısının açılmasıyla irkildim,

- Anneane sen mi geldin ? cevap yok Anneanne sensen söyle bak anneanne

Adım sesleri giderek yaklaşıyordu kalbim ağzıma gelmek üzereydi aniden karşımda uzun boylu kızıl kıvırcık saçlı, yeşil gözlü , yüzünde çilleri olan bir çocuk cıkmıştı kulaklarında kulaklık elinde tamirci çantalarına benzeyen bir çanta vardı yanlış gelmişti heralde.

Pardon kimsiniz yanlış geldiniz heralde

- Sanırımdiye cevap verdi

arkasına bile bakmadan dışarı çıktı. Neydi ya bu hiç birşey anlamamıştım

~Çınardan ~

Dedemle Şerife teyzenin yanına gitttik bugün günü vardı. fırından börek siparişi vermişti dedeme götürmesi için yardım ediyordum. Bir anda kendime 55 yaş üstü kişilerin arasında buldum. Şadiye teyze elime büyük bir tabak verdi al oğlum istediğinden ye yarasın paşama büyüde seni kızıma alcam büyümezsen almam diyordu. Şerife teyzenin dediklerine gülerken.Safiye Sultan ın sesini duydum Kız Şerife Çınar daha ne kadar büyüyecek baksana cocuğun boyu 190 oldu. Az daha büyürse göğü deler. hepsi bir anda gülmeye başladı.Kendimi bildim bileli Dedemle ve bu güzel insanlarla birlikteydim aslında hepsi öğretmenlikten emekliydi. Dedem matematik ögretmeniydi Şadiye teyze edebiyat , Safiye Sultan Tarih öğretmeniydi( Her şeyi bildiği ve otariter bir kadın olduğu için ona öyle diyordum) Akif dede ve biricik eşi Leyla teyze vardı ikiside biyoloji ögretmenliği yapmışlardı.

Annem ve babam yoktu sadece dedem vardı anneannem 4 sene önce vefat etmişti. Baba annem ve dedemi tanımıyordum Annem Türk, babam Arnavutmuş baba tarafım annemle babamın evlenmesine karşılarmış. hatta beni hiç istememişler sormamışlar annemle babam vefat ettikten sonra neredeyim diye Neyse bunların önemi yok Benim Biricik Şeker Salih dedem var o bana yeter.

Koltukta tek başımıma oturmuş kısırımı yiyordum yanıma Safiye Sultan geldi. Çınar bugün müsaitmisin oğlum

-müsaitim Safiye Sultan noldu?

-Benim torun benle yaşamaya başladı da odasının lambası yanmıyormuş bide tavana LED ışık döşeyebilirmisin bide aklımda bir şey var tavana bundan yapabilirsin diye soracaktım

- Tabi Safiye Sultan sen emret yeterki benim canıma minnet

En sevdiğim şeylerden biri elektrikle uğrasmak , bozulan herhangi bir elektronik aleti tamir etmeyi seviyordum çünkü orda fizik vardı aslında her yerde fizik var( neyse hangi Dersim'in iyi olduğunu anlamışsınızdır)

Kısırımı yedikten sonra içinde tamir aletlerinin olduğu cantayı almak için eve gittim. Yanıma kulak üstü kulaklıklarımı aldım bir şeylerle ugraşırken müzik dinlemeyi seviyordum.

Onbeş dakika kadar yürüdükten sonra Safiye Sultanların arka bahçesindeki kapıyı açtım kulağımda kulaklık vardı ama Müzik dinlemiyordum. İçerden bir kızın sesi geldi Anneanne sen misin diye hiç cevap vermedim korkuyordu sanırım korksun banane

Hamakta oturmuştu. bukleleri benimki kadar güzel olmasada

siyah kıvırcıksaçlı , çekik kahverengi gözlü, üstünde Genzo baskılı bol bir tişort vardı, altında da bol siyah bir eşofman vardı. elinde de Kan gölü kitabı vardı.Bana sinirli sinirli bakıyordu

Sanırım yanlış geldiniz heralde dedi kulaklığımı çıkarmıştım.( Aynen yanlış geldim ne boş soruydu öyle mi denirdi Pardon acaba niye gelmiştiniz gibi birşey demesi gerekiyordu )

Sanırım diye cevap verip arkama bakmadan dışarıya çıktım. Safiye Sultan evdeyken geliyim diye düşündüm...Torunuyla ugraşmayı canım hiç istemiyordu şuan.

~ Ilgından ~

Bahçeye gelen çocuktan hemen sonra anneannem eve tombiş sarışın beş yaşlarında bir kız çocuğuyla geldi. Kız koşarak yanıma geldi hadi oyun oynayalım sen benle oyun oynayacakmışın Safiye nine öyle dedi hadi gel oyun oynayalım diyip beni çekiştirmeye başladı. Bu arada ben Fatma senin adın ne gülerek merhaba bende Ilgın tanıştıgımıza memnun oldum ufaklık.

- ya bana ufaklık deme

- niye ki

-Çınar abi de sürekli ufaklık diyor bana sürekli ama ben ufaklık değilim ve biraz büyüyünce onunla evlenicem

-tamam sana bidaha ufaklık demem dedim gülerek.

Hadi ne oynayalım dedim.

hadi gel çamurdan pasta yapalım dedi Ayy kücükken en sevdiğim şeydi çamurdan pasta yapmak her zamanki gibi tek başıma oynamama rağmen yine de zevkliydi . İçerden bir sürahi su getirdim. Fatmayla topragı kolay cıkan bir yer aramaya koyulduk anneannem yanıma geldi kızım bugün Çınar buraya geldi mi( Şu çınarı git gide merak etmeye başlamıştım gelen giden Çınar diyip duruyordu)

Çınarı bilmem ama buraya elinde alet çantası olan bı çocuk geldi sonra geri gitti dedim .

-Çocuk kızıl ve kıvırcık saçlı mıydı diye sordu

-evet de sen bunu nerden biliyorsun

-Kızım o gelen cocouk Çınardı ne dedin de kaçırdın çocugu diyerek gülmeye başladı

Anneanneme hiç birsey söylemeyip Fatmanın yanına gittim Elinde yerden bulduğu bı tahta parasıyla toprak çıkarıyordu suyu döktüm çıkardıgı toprağa bı güzel yoğurmaya başladım. Fatma hadi bana şarkı söyle dedi

iyide ben bu çocuğa ne söyleyecektim

Ahaaa buldum . Kırmızı balık şarkisini söylemeye başladım bir yandan çamura şekil veriyor bir yandan fatmayla beraber şarkı söylüyorduk. Kapı sesini duymamızla kafamızı çevirdik Yine o çocuk gelmişti Fatma hemen Çınar abi bak biz ne yapıyoruz gel bak diye yanına gitti.( bu çocuğa sinirliydim ya abi lambayı tamir etmek için geldiyse geldim de resmen beni insan yerine koymamıştı gerçi alışkındım bu duruma ama yinede sinirliydim şuan )

Bana ufak bir bakış attıktan sonra anneannemin yanına gitti. Aldırış etmedim bende Fatma yanıma geldi oyunumuza kaldığımız yerden devam ettik bir saat kadar sonra Fatmayı annesi almaya gelmişti Fatmanın annesi aynı fatmaya benziyordu Fatmanın kime çektiği belli oldu . Fatma gittikten sonra oyununa devam etmeye basladım. toprakla oynamak hoşuma gidiyordu anneannem ve Çınardan ses seda yoktu. Ama umursamadım ne yapıyorsa yapıyordu banane ya adam yerine koymamıştı bile beni sıkılmıştım telefonumu hamaktan alıp müzik açıp( Bts idol) toprakla oynamaya devam ettim. Müziğimin durmasıyla kafamı çevirdim Çınar yanıma gelmişti yüzüme ne var der gibi baktım

-Gülerek kaç yaşındasın diye sordu( dalga geçiyordu)

- 10 dedim

-Oo sen baya büyükmüşsün ya ben maxs beş derdim sana

-sen çok komiksin ya gülmekten öldüm

- Ya şaka yapıyorum alınma hemen sonuçta herkes bazen 5 yaşında olabilir dedi. ben Çınar diyerek elini uzattı

-Anladım şaka yaptığı dedim . Uzattığı elli havada kalmıştı. ellerimi gösterdim ha evet dedi gülerek tepki vermedim sinir etmişti beni

Anneannem bizi yanına çagırdı. Lavibaya gidip elimi yıkadım. Lavobadan dışarı çıktığımda biri gözümü bağlıyordu. .

Çınar benim korkma ,Anneannenin sana sürprizi var Ensemden tutup beni yukarı çıkarmaya basladı.

Ya beni bırak ben kendim çıkarım Kurbanlık koyun gibi ensemden tutma dedim. İyi peki diyip ensemden elini çekti birşey sorucam dedi

-sor

-lacivertmi mor mu dedi

lacivert dedim niye sordun ki

-gülerek ben yanılmam dedi hiçbirşey anlamamıştım of anneanne noluyordu ya

Anneannem ve Çınarla odanın içine girmiştik ama gözüm hala kapalıydı Anneannem üc diyince aç dedi Çınar perdeleri kapat

-Hemmen Safiye Sultan diyip perdeleri çekti çok merak ediyordum havanın kararmasına az kalmıştı perdeleri niye çekiyorduk ki Anneannem birden 3 endoğru saymaya başladı Bir iki ikibuçuk, ikiyetmisbes ve üç diyince gözümdeki sargıyı çıkardım eee etraf kapkaranlıktı Çınar Işığı acınca gözlerime inanamadım anneannem odamın tavanınana benim için led döşettirmişti çok güzeldi Bulutların üstünde bir tane ay ve bir sürü yıldız vardı çok güzel gözüküyordu Anneannemin boynuna atladım anneanne senii çok seviyorum teşekkür ederim diyip öpmeye basladım anneannem dur yavrum artık kemiklerini kırılacak biraz yavaş ol dedi gülerek.Hem ben birşey yapmadım herşeyi Çınar yaptı onada teşekkür et bakim dedi

Teşekkür ederim Çınar çok güzel olmuş ellerine sağlık

-Rica ederim Ilgın dedi sadece

Anneannem Gençler acıkmadınızmı gelin yemek yiyelimdedi bende olur dedim saat 19 olmuştu ve hâlâ sabahki kahvaltıyla duruyordum. Arkabahcedeki masaya sofrayı kurduk Anneannem mercimek çorbası Tavuklu pilav ve salatata yapmıştı. Anneannem masanın ucuna benle Çınarda karşı karşıya oturmuştuk sessizce yemekleri silip süpürüyordum normalde mercimek çorbası içmezdim ama bugün fazlasıyla açtım. Anneannem gülerek yavaş ol kızım önünden alan yok dedi

Açken ben ben değildim daha doğrusu açken yemek gördügümde ben ben değildim. Napiyim anneanne çok acıkmışım dedim bende gülerek . Anneannemin telefonu çalmıstı Şeker Salih dedeydi arayan

Anneannem hoparlöre aldı telefonu

Alo Safiye

-Efendim

-Çınar yanında

-Evet burdayım dede

-Oglum bugün kasabaya gelemiyorum

-niye ki dede

-Oğlum yola kaya yuvarlanmış yollar kapalıymış gelemiyorum o yüzden sen Safiye gilde kal

-Tamam dede kendine iyi bak görüşürüz

- görüşürüz eşek sıpası

- ya dede

- Anneannem telefonu hoparlörden alıp kulağına götürdü . Bak Salih tepenin tasını attırma ne zahmeti senin torunun benimde torunum diyip kappattı.

Sofrayı topladıktan sonra bilgisayarımı kulaklıgımı alıp aşağıya indim hamakta keyif yapacaktım ki hamağıma yatan bir adet Çınarla karşılaşana kadar

Bilgisayarı açıp hamağın yanındaki sandalyeye oturdum. Çınar benim geldiğimi anlayınca hemen doğruldu senin yerin sanırım istersen kalkiyım dedi

-yok oturabilirsin ama gece orda ben yatarım ona göre

-Sahi sen nerde yatacaksın

-bilmem dedi

o sırada anneannem elinde eski bir sergiyle geldi yere sergi Çınar oğlum bugün sende dışarda yat

-Olur Safiye Sultan

Ilgın gel bana yardım et misafirimiz in yatağını hazırlayalım

Allahım çok üşeniyordum

çınar ben getiririm sen kal dedi

hayır ya ben getiririm tabiki diyip içeri gittim

Elimde yüz kiloluk yorgan vardı düşmemek için direniyordum Tam serginin üzerine serecektim ki ayağıma takılan eşofmanımın paçasıyla kendimi yerde buldum. Sinirlerim bozulmustu gülmeye başladım . Çınarda gülmeye başlamıştı.iyi misin diye sordu iyiyim dedim daha kalkmamıştım oturuyordum. Kalkmam için elini uzattı bende tutarak kalktım elimle esofmanımı çırptım yukarıya kıyafetlerimi değiştirmeye gittim.

Anneannem Çınarın yatağınını kurmuştu.

~Çınardan~

Safiye sultanın evine tekrara gitmek için yola koyuldum bu sefer bisikletleydim bisikletinin arkasına alet cantamı yerlestirdim. Ilgın ahnımın odasına bulutlu bir gökyüzüne çevirecektik bu kız biraz sınırını bozmuştu ama sinirim gecmisti hemen Oraya gittiğimde insalalh bahçede görmezdim. beş dakikada evlerine vardım. Kapıyı açıp girdiğimde Fatmayla berbaer oyun oynuyorlardı hemde çamurdan pasta yapıyorlardı. Fatma yanıma geldi Çınar abi hadi gel senle de oyanyalım , Şimdi olmaz ufaklık diyip. Ilgına kısa bir bakış attım (Bu kız niye hep sınırlı gibi bakıyordu ) sonra Safiye Sultanın yanına gittim.

Safiye Sultan ben geldim

-hoş geldim oğlum

-Hadi odayı gösterde hemen başliyim

-Dur oğlum acelen ne

-yetismez diye şey ettiydim.( Aslında burda kalmak istemiyordum)

Elimdeki alet çantamla yukarı çıktım lambayı tamir etmek 15 dakikamı almıştı. asıl iş şimdi başlıyordu odanın tavanına boydan boya LEDle döseyecektim ardından gökyüzü görünümü vermek için ledlerin üstünü pamukla kaplayacaktım. Ledleri döşemek için bir elime ledleri diğer elimede Silikon yapıstiriciyi alarak sandalyeye çıktım nerdeyse bir saatimi. almıştı ama güzel olmustu yanıyormu diye prize soktum heryer masmavi olmuştu bu kızda sevecekti biliyorum. O sırada içeriye Safiye Sultan geldi

-oğlum ellerine sağlık çok güzel olmuş elinde kola ve kek vardı hadi biraz dinlen sonra devam et.

-tamam Safiye Sultan elindeki tabağı alıp sandalyeyi pencerenin önüne çektim. Fatma ve Ilgın ı izlemeye başladım hâlâ oyun oynuyorlardı. Fatmanın arkası bana dönüktü Ilgın ın yüzünü görebiliyordum. Heyecanlı heyecanlı birşeyler konuşuyorlardı. Bir anda gülmeye başladılar. Gülerken gözleri yok oluyordu uzaktan gülmesi biraz sevimli gelmisti. 10 dakika kadar onları seyrettikten sonra Fatmanın annesi Feride abla fatmayı almaya geldi.bende işime geri döndüm. bir elimde pamuk bir elimde LED sandalye nin üstüne çıktım Ben yaptım diye söylemiyorum ama mükkemel bir oda olacağı kesindi 25 dakika kadar sonra tavanın her yerini kaplama isim bitmişti geriye tekbir iş kalmıştı yıldızlarıve ayları yapıştırmak. Ve böylece güzel bir gökyüzü efekti verilmiş olacaktı. Kısa sürede o işi hallettikten sonra nasıl göründüğüne bakmak için ışıkları açtım.

Kahretsin bu çok güzel olmuştu bende kendi odama böyle birşey yapacaktım hatta daha güzelini yapacaktım kendi yaptığım şeyi kıskanmıştım resmen.

Işığı kapattıktan sonra aşagıya indim. ( nasıl bir kızdı bu ya inasan hiç ne yapıyor bu çocuk kırk saatir evde diye merak edip gelmezmiydi bu kadar meraksızmıydı )

Fatma gitmişti Ilgın hala çamurla oynuyordu ne yani kırk saatir burda böyle oyun mu oynuyordu. ne değişik bir şeydi bu ya. Telelfondan müzik acmoş dinliyordu iki dakikadır onu izliyordum hâlâ geldiğimden haberi olmamıştı elindeki hamura şekil veriyordu. Müzigin kapattım. Yüzüme ne var der gibi bakıyordu onu sinirlendirmek için Kaç yasındasın diye sordum.

-10 dedi daha da sinirlendirmek için cokmuş ben maxs 5 yaşındasın sanıyordum dedim

- çok komisin sen gibi birşeyler dedi sinirlendirmeyi başarmıştım.

- Sadece şaka yapıyorum dedim gülerek

Biliyorum dedi gülümseyerek ama bu sefer gözleri kısılmamıştı bu yapmacık bir gülüş değildi ama duygusuz bir gülüştü an kendimi çok tuhaf hissettim niye bana fatmaya güldüğü gibi gülmemişti ki.

Kalkması için elimi uzattım

bana çamurlu elllerini gösterdi.

gözleri sanki biraz fazla güzeldi hayır yani benimki gibi renkli de değildi ama güzeldi işte

Yanımıza Safiye Sultan geldi sonrasını siz zaten biliyorsunuz. Yer düştükten sonra kıyafetlerini değiştirmeye gitmişti Miki fareli bol bir takım giymişti bu kız kilolu muydu zayıf mıydı anlayamıyordum.Hamağa hamağa yattı. bende 3 adım kadar uzagında yere yatmıştım, üstüme battaniyeyi çektim hiç konuşmuyordu kulaklarında kulaklık vardı. önüne bilgidayarı almiş biriyle mesajlasıyordu tuş sesleri sinirimi bozuyordu. Ilgın diye seslendim duymadı ayağa kalktım kulaklıklarını çıkarıp bana doğru baktı Noldu.

-Tuş sesleri beni rahatsız ediyor uyuyamıyorum

-Şey kusura bakma şimdi kapatıyorum bilgisayarı

Tamam

İyi geceler dedi

gözleri mi dolmustu onun saded rahatsız oldum dedim diye ağlamayacaktı heralde

İyi geceler diyip arkamı döndüm uyku tutmuyordu acaba ağlıyormuydu hayır ağlamıyordu ağlasaydı ses gelirdi.sağa sola dönmeye başladım of niye uyuyamıyordum açık havada uyuymaya bayılırdım oysaki.

-Çınar ılgın seslenmişti

-Uyu artık

-Uykum yok

-Benim var ama uyu dönüp duruma uyuyamıyorum

(Kıza bak ya klavye sesinden uyuyamamistim simdi kendi uyuyamiyor diye beni uyutmaya çalışıyor)

-bir şey soracağım

-sor dedi

-Buraya neden geldin.

-Sıkıntiyla iç çekti hamakta oturuyordu artık bende dösegin üstüne oturmuştum.

Bana olan olayları anlatmaya başlamıştı yine gözleri dolmuştu ama ağlamadı

-Bak şuan ilk defa ailem dışında böyle şeyleri anlatıyorum. Ben bunları anlattım diye bana iyi davranmak zorunda değilsin senden böyle birşey beklemiyorum nasıl davranmak istiyorsan öyle davran.

Şuan ne söyleyecehimi bilmiyordum İyi geceler diyip arkamı dönüp uzandım.Kafam karışmıştı yani sırd zeki diye kıza tokat mı attırmıştı ne salaklardi. ya anlatmadıgı bir şey vardı yada gerçekten haklıydı neyse kimse kimdi beni sinir etmezse ugraşmam iyi davranırım.

(⁠。⁠•̀⁠ᴗ⁠-⁠)⁠✧

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.