Amy Sabah okula gitmek için hazırlanırken, dağınık odasında gözüne bir kitap takılır.
Kitabı dikkatlice eline alarak hızla sayfalarını çevirir. Birkaç kurt resmi görünce, çocuk kitabı sanarak yere atar. Ama bir düşünce aklını bırakmaz. Eğilerek kitabı yeniden alır.
Bir şey farkeder yazıları okuyamıyordu.
Bu gün okula gitmeyerek bu kitabı araştırmak istedi ama annesi sayesinde yeterince fazladan yok yazılmıştı.
Babası şerif olduğu için sık sık eve gelmiyordu. Annesi de bu yüzden evde yalnızdı. Amy annesini yalnız bırakmamak için, annesinin yanında kalıyordu. Zaten bu aralar kasabadaki cinayet sayıları artmaya başlamıştı.
Kitabı hızla çantasına atarak, evden çıktı.
Yolda en sevdiği müzik olan softcore şarkısını dinleyerek ilerlemeye başladı. Bu gün voleybol turnuvası vardı. Ve uzun süre antrenman yapmamıştı. Bu yüzden kaybetmek istemiyordu.
Yolda hızlı hızlı yürüyerek, zaman kazanmaya çalıştı.
Biraz ilerledikten sonra biri hızla ona çarptı. Amy arkasına dönüp,
"Pardon" diyerek yoluna devam etti.
Amy okula vardıktan sonra etrafını kolaçan eder. Ağıçların arasından hızla geçen şeyi fark ettiğinde, oraya gidip gitmemekte kararsız kalır.
Bunun tehlikeli olduğunu düşünerek gitmemeye karar verir. Ama içindeki merak onu eritir. Birden çıkan duyuru sesi onu korkutur.
"Sevgili öğrenciler hızla spor salonuna toplanın. Sevgili öğrenciler hızla spor salonuna toplanın."
Amy sıkılmış gibi yaparak ayaklarını yere vurur. Çantasını iki koluna takarak gider.
Üstündeki gözleri aldırmadan ilerlemeye devam eder. Kendini müziğe kaptırdığı için koluna dokunan insan ile aniden ödü kopar.
Arkasına döndüğünde tanımadığı birine bakar.
"Siz kimsiniz?"
Der, sorgulayıcı bir şekilde.
"Amia Harrington?" Diye sorar. Ama Amy hala anlayamaz. (Amy-amia uzun hali)
"Benim, Devis Leriance. Ah Tanrım yıllardır seni arıyorum. Sonunda buldum. Hiç değişmemişsin."
Amy sorgulayıcı bir bakış atarak,
"Üzgünüm ama gerçekten hâlâ hatırlamıyorum."
"Peki ala, sana Amy desem."
"Dobi?" Amy gülümseyerek,
"Ama sen çok değişmişsin. Tek şey hariç beyaz saç." Deyip gülümser.
"Seni gerçekten çok özledim. Biliyormusun 2 yıl oldu seni aramaya başlıyalı."
Der yüzündeki zafer gülümsemesi ile.
"Ooo iki yıldır benimi arıyorsun?"
"Evet. Yaklaş iki yıl oldu."
"Peki benimle spor salonuna gel müdürün ne diyeceğini görelim bakalım. Sonra 2 saatliğine dersi asarım." Deyip yavaş yavaş spor salonuna yürürler.
"E e Amy ben olmadığım zamanlar neler yaptın. Erkek arkadaşın falan varmı?"
"Sence beni bu tipimle kim beğenir." Deyip eli ile yüzünü gösterir.
Devis içinden 'ben' der. Ve erkek arkadaşı olmadığı için mutlu olur.
Yüzündeki mutluluk gizlenemez.
"Neden gülüyorsun, sap olduğum için mi? Ne malum senin sap olmadığın. Sende işler dönmüyormu?"
"Hatırlatayım ilk öpücüğün benimleydi." Diyerek pis pis sırıtır.
"Hey ben çocuktum. O zaman ana okuldaydık. Ve hatırlamıyorum bileee."
Deyip gülerek Devis'in yüzüne bakar.
"Şaka yaptım sen benim en iyi dostumsun."
Diyerek Amy'in saçını karıştır.
Spor salonuna vardıklarında içeriye göz gezdirir. Ve boş bir yer bularak Devis'in kolunu tutarak oraya koşar.
"Hey beni korkuttun."
Der.
"Amacım oydu."
Boş yere geldiklerinde sakince otururlar.
Müdür hızlı adımlar içinde kürsüye çıkar.
"Sevgili öğrenciler sizinde bildiğiniz gibi kasabamızda cinayetler arttı. Bu yüzden okul 2 hafta için tatil. Birde voleybol turnuvası iptal edildi. Şimdi kasabamızdaki şef Jim Harrington konuşucak."
Jim Harrington hız ile kürsüye çıktı. Ve gözü ilk kızını aradı. Amy'i 2 gündür göremediği için endişe etmişti. Onu görünce gülümseyerek kafasını indirdi.
Ciddi bir şekilde konuşmaya başladı.
"Biliyorsunuz ki kasabamıza musallat olan her ne ise bir 'bilinmeyen' soruların ardında gizli. Sevgili öğrenciler sizden istediğimiz, pencerelere kilit takmak, kapıları sürekli kilitli tutmak ve önünüze gelen herkese kapıyı açmamak."
Jim Harrington sustuğunda, fısıldaşmalar başlar.
"Durum ciddi olabilir mi?"
"Kilit istiyorlar ise sanırım evet."
"Bu ne amına koyayım."
"Hey parti ne olacak?..." Gibi daha bir çok fısıldaşmalar.
...
Amy ve Devis spor salonundan çıktıktan sonra, Amy, Devis ile babasının arabasının önünde beklerler.
"Babama bir şey sormam gerek."
"Peki, ben etrafta dolaşayım o zaman." Ellerini cebine koyarak hareket eder.
"Hayır! Tabiki sana olan her şeyi anlatacağım. Nasıl olsa artık uzun süre burdasın."
"Peki."
Amy koşarak babasına sarılır. Babası da şevkat dolu bir şekilde Amy'e.
"Baba annem bu sıralar daha çok ilerledi."
"Biliyorum. Bu sabah eve gittim ve biraz konuştuk."
Amy babasına bakarak ayrılır. Ve elini arkasına uzatarak,
"Baba bu kim?"
"Devis!"
"Jim amca." Diyerek Jim'e doğru koşar.
"Gerçekten büyümüşsün. Ama hala benim boyumu geçememişsin." Diyerek alnına hafifçe vurur.
"Az kaldı geçerim 2 yıla."
"Seni hergele."
Amy onlara bakarak güler ve,
"Baba bu aralar kasabada neler oluyor?"
Jim kızına dönerek,
"Bende bilmiyorum kızım gerçekten uyuyamıyorum bile." Diyerek esner.
"Şimdi Devis ile sizi eve bırakacam. Evden çıkmayın! Kapıya yeni 4 adet kilit taktım."
"Baba 4 çok değil mi?" Diyerek yüzünü buruşturur.
"Bu aralar neyin peşimizde olduğunu bilmiyoruz."
"Baba aslında gerek yok biz kendimiz gideriz, sen git yemek ye. Zaten bizim konuşucaklarımız var."
Diyerek Devis'i gösterir.
"Peki, dikkatli olun." Deyip. Cebinden bir şok aleti çıkarır ve Devis'e uzatır.
"Amy'e güvenemiyorum. Çünkü o çok merhametli. Bir şey olursa bunu kullanın."
Devis başını sallayarak karşılık verir.
....
İlk bölüm biraz kısa ama heyecan verici