Alarmımın çalması ile uyandım. Bugün yine bana uyku yoktu. Onun fotoğraflarına bakıp bir iz bulmaya çalışmak ve ağlamak vardı. Sıradandı. Ayaklanmaya yeltenmedim. Ne yapacaktım ki? Yatıp uyusam belki iyi gelirdi ama uyuyamıyordum. Bugün ilk defa 3 saat uyuyabilmiştim. Birazda size "O" dediğim kişiden bahsedeyim değil mi? O. Lee Minho. Eskiden birlikte olduğum ama daha sonra bir 'araba kazası' nda öldüğü iddia edilen kişi. Evet öldüğü iddia edilen çünkü ben eminim ki o ölmedi. O gün yemin ediyorum ki yan yanaydık. Arabaya bile binmemişti o. Sonra beraber uyuduk yine, sarılmıştık. Ama sabah bulamadım onu. Telefonlarımı açmadı. Ulaşamadım. En sonunda haberlerde gördüm adını. Ve iddia ettikleri saate baktım. "01:34" İşte o andan sonra aydınlandım. O saatte biz beraberdik. Yemin ederim ki yanımda uyuyordu o an. Saçları dağılmış, güzel kokusu ile uyuyordu yanımda. Ölmüş olamazdı o. Gözüme uyku girmediği için gece 5'e kadar onu izlemiştim ve hayır, o ölmemişti. Gelecekti bir gün. Biliyordum ben. Kimse bana inanmasa da.
