Bağırmamam için eli ile ağzımı kapattı elinden kurtulmak için debeleniyorum ama nafile elindeki ilaçlı bezi hızlıca çıkarıp yüzüme tuttu nefesimi ne kadar tutmaya çalışsamda dayanamayıp nefes almaya başladım ve bi anda gözlerim karardı.
Yağmuru bayıltan serhattı parti olduğu için rahatlıkla planını gerçekleştire bilirdi. Yağmuru kucağına aldı o sırada yağmurun telefonu yere düştü, serhat hızlıca ön kapıdan çıkmak için yürüdü kapıyı korumalar açtı. Korumaların kafalırını karıştırmak için koşmaya başladı
"Ateş Abdullah babamla ilgileniyor rahatsızlandı yağmur bayıldı onu hemen hastaneye götürmem lazım hızlı olun arabayı getirin."
Araba geldikten sonra yağmuru hızlıca arka koltuğa uzandırdı kendi ise hızlıca ön koltuğa binip arabayı çalıştırdı. Gaza basıp gitti.
Yağmuru ormanın içinde olan küçük bir eve getirdi. Yağmuru kucağına alıp eve girdi odaya çıkarıp yatağa uzandırdı. Serhat odadan çıkarken kapıyı kitledi korumaları uyardı.
Ateş
Yağmur gamzenin yanına gitmişti nerde kaldı bu kız. Gamzenin yanına gittim ama orada yoktu.
"Gamze yağmuru gördünmü? en son senin yanına gideceğini söylemişti."
" evet ateş yanımdaydı ama sonra gitti nereye gittiğinide söylemedi"
Bahçeyi dolaştım ama yağmur hiç biyerde yoktu. Belki odaya gitti bilmiyorum odaya bakmak için konağa girdim merdivenlerden çıktım odaya girdiğimde yağmur yoktu, banyoya ve giyinme odasanı baktım oradada yoktu. İçimde kötü bir his vardı.
"Nereye gittin be kadın?"
Odadan çıkıp evi deli gibi aradım ama yoktu. Koşarak arka bahçeye gittim. Babam, annem, melike, inci, Gamze, elif, toprak, bora, metin, ali ve melike oturuyorlardı. Yanlarına gittiğimde yağmur oradada yoktu.
Abdullah baba
"Hayırdır oğlum telaşlı gibisin bir şey mi oldu?"
"Baba yağmuru bulamıyorum yok
Herkes telaşlı bir şekilde ayağa kalktı.
" Nasıl yok oğul odaya baktınmı? "deri Hanife anne korku dolu gözlerle.
" Baktım ana heryere baktım yok telefonunuda açmıyor."
Toprak
"Tamam ateş hepimiz dağılalım arayalım buluruz yengemi merak etme"
Herkes bir yere dağılmış koca konakta yağmuru arıyorduk.
Bora
"Abi!"
koşarak boranın olduğu yere gittim.
"Ne oldu? baro birşey mi buldun? "
Bora eliyle yerdeki kırılmış bardağı ve yağmurun telefonunu gösterdi.
Eğilip yağmurun telefonunu yerden aldım.
Bora
"Abi bilmiyorum ama parti ayağına serhat gelip yengeme bir şey yapmış olmasın? "
Sinirle elimi saçlarımın arasına koydum. Olabilirdi herkez arka bahçede, ön kapıda kimse yoktu serhat bu her şey beklenir.
Bora ile ön kapıdaki korumaların yanına gittik.
" Yücel, İbrahim yağmuru gördünüz mü?
Yücel
"Evet beyim, Abdullah beyimiz nasıl iyimi?"
Bora ve ben yücelin saçmalayışını izliyorduk
Bora
"Babam iyi hem babama ne olmuş ki yengem nerde? nereye gitti?"
İbrahim
"Beyim serhat beyin geldiğini görmedik ama içerden çıktı kucağında yağmur hanımım baygın bir şekildeydi."
Bize
- Ateş Abdullah babamla ilgileniyor rahatsızlandı yağmur bayıldı onu hemen hastaneye götürmem lazım hızlı olun arabayı getirin.
Dediği için bizde bir şey demeden arabayı getirdik arabaya bindi götürdü.
Daha çok çıldırmıştım kendi evimden karım kaçırılmış kimsenin ruhu bile duymadı. O sinirle korumaları iyice heşlemıştım sinirle içeri girerken arka mı döndüm.
-SİZİN HESABINIZI SONRA KESİCEM
içeri girdik salonda volta atıyordum herkez salona geldi.
Toprak
" Buldunuzmu? ateş ne oldu? nerede yağmur?"
"Yok Allah kahretsin serhat piçi tere yağından kıl çeker gibi yağmuru alıp gitmiş hiç birimiz de görmedik."
Gamze
"Şimdi ne olacak? nerde yağmur biliyormusun uz?"
Bora
"Bilmiyoruz yenge bilmiyoruz"
