Onurdan silahı alıp herkes içeri girdi bizde odaya çıktık.
Ateş küplere binmişti serhatı söyledikleri onu çileden çıkarmıştı odada Bi sağa bir sola volta atıyordu resmen. Ateşin yanına gittim silahını ona uzattım ateş Bi süreliğine olsa gözlerini yüzümden ayırmamıştı sonra silahı elimden aldı masanın üzerine koydu.
"Sen neden silahımı elimden aldın? " sinirli bir bakış atmıştı.
" Göz göre göre adamı öldürmene izin veremezdim, hem Gamze hamile hadi kurşun hepimizden birisine gelseydi."
" Serhat piçinin dediklerini duymuyorsun, kim oluyorda benim karşımda hanımıma göz diker."
"Tam olarak hanımın değilim ateş hatırlatırım."
Ateş sinirli bir şekilde yanıma yaklaştı nefesini yüzümde hissediyordum.
" Dinen karımsın ve şuanda benim evimde benim odamda kalıyorsun. Dua et bayıldın yoksa şuan resmi olarak nikahlı karımdın"
"Evinde ve odanda kalmam sana batıyorsa gitmeme izin ver annemi kardeşi mi alıp gideyim hem dediğin gibi sadece dinen kocamsın benden bukadar bıktıysan boş ol de bırak bizi gidelim."
" Hadi diyelimki seni dinen boşadım annen ve kardeşinin alıp nereye gideceksin? yağmur hanım".
" Cehenmmin dibine sen uzak nereyeyse oraya"
"Cık benden uzak hiç biyere gidemezsin hem cehennemde bile sana huzur vermem bunu bilmiş ol"
"Şuan da vermiyorsun zaten."
Gözlerimi devirerek ateşten uzaklaştım yatağın köşesine oturdum.
" Bilki artık sen bu evin gelinsin istemesende burada kalmak bana karılık yapmak zorundasın yağmur hanımım"
"Of! bana hanımım diyip durma ben sadece kardeşim senin gibi bir cani ile evlenmemesi için buradayım ben bayılmıyorum bu eve odaya sanada"
"Ne güzel duygularımız karşılıklı"
"Aman tanrım senin duygularınmı vardı tüh"
"Evet malesefki var cici kız"
"Seninle uğraşamiyacağım ateş ne halin varsa gör ben yatıyorum" . Dedikten sonra üzerimi değiştirmeden yatağa geçtim üzerimi örttüm ateşin telefonu çaldı dışarı çıktı" yokluğu nekedar güzel birşey huzur verici" dedikten sonra derin bir nefes alıp verdim ve uyudum.
Ateş
Telefonum çaldı arayan
Onur...
"Söyle" .
- Patron yağmur hanımın babası
"Eee onur ne oldu sadığa"
-Hapishaneden çıkmış
"Nasıl oluyor böyle birşey 16 sene yememiş miydi? "
-Evet patron serhat ve akın çıkarmış seninle konuşmak istiyormuş.
"Tamam geliyorum."
Arabaya bindim yola koyuldum Bi an da yağmuru düşünüyordum kendi kendimle koşmaya başlamıştım." Yeminle bu kız beni çıldırtacak onun için savaştığımı görmüyor kör olmuş resmen."
"Nerdeler? onur"
"Arka bahçede patron"
Arka bahçeye doğru ilerledim amcam babam sadık serhat ve akın ordaydı babamı ve amcamı beklemiyordum konuşacakları mühim birşey olduğu kesindi umarım umduğum şey değildir.
Yanlarına gidip masanın bışanda duran sandalyeye oturdum.
"Baba amca bu adamın ne işi var burda? "
Babam
"Serhat ve akın çıkarmış içerden bu adi erifi."
Serhat
"Aaaa ayıp oluyor Abdullah beyim yabancı değiliz biz."
serhat ve akın lüzumsuz bir şekilde gülüyorlardı çatmamak için ellerimi sıktım.
"Ne diyeceksiniz deyin gecenin bu vakti beni niye çağırdınız."
Halil amca
"Oğul yağmur hakkında herşey doğrudur. Zamanında ilk biz yağmur kızımızı talip istemiştik ama serhat ilgilenmeyince haber veremedik. Sonra size nasip oldu senle evlendi."
"Aynen amca bana nasip oldu ve evlendik. Bu konunun yağmurla ne alakası var."
Serhat
" Lafı dolandırmayı sevmem ateş çim, yağmurla nasıl olsa resmi olarak evli değilsin boşa yağmuru ben yağmuru, akında melisayı alsın bitsin bu iş"
"Oldu paşam başka bir isteğin varmı. Bakın beni delirtmeyin yağmur benim karım, resmi nikah hastalığından dolayı erteledik ve kendini nezaman iyi hissederse ozaman kıyılacak bu konu sizi ilgilendirmez"

