Pazartesi sabahı müdür yine anons yaptı.
"Bugün öğleden sonra kulüp tanıtımları yapılacaktır. Her öğrenci en az bir kulübe katılacaktır."
Sınıfta homurdanmalar başladı.
Bora başını sıraya koydu.
"Ben hiçbir kulübe girmek istemiyorum."
Defne güldü.
"Niye?"
"Çünkü hepsi sorumluluk."
Selin elini kaldırdı.
"Ben resim kulübüne gireceğim."
Defne düşündü.
"Ben de fotoğrafçılık olabilir."
Bora iç çekti.
"Ben de... Yemek kulübü var mı?"
Defne kahkahayı bastı.
"Okul seni bir gün kantine müdür yapacak."
Öğleden sonra okul bahçesine masalar kuruldu.
Her kulüp kendini tanıtıyordu.
Müzik Kulübü...
Tiyatro Kulübü...
Satranç Kulübü...
Fotoğrafçılık Kulübü...
Defne fotoğrafçılık standına yaklaşırken Melis de aynı kulübe yazıldığını gördü.
Melis sırıttı.
"Demek yine aynı yerdeyiz."
Defne omuz silkti.
"Demek kader peşimizi bırakmıyor."
O sırada Bora koşarak geldi.
"Çabuk gelin!"
"Noldu?"
"Robotik kulübünün yaptığı robot kafayı yemiş."
Üçü de merakla oraya koştu.
Robot bir anda dönüp yüksek sesle konuşmaya başladı.
"MERHABA!"
Sonra olduğu yerde dönmeye başladı.
Bir öğrenci kaçtı.
Bir başkası gülmeye başladı.
Robot kontrolden çıkıp masaya çarptı.
Masanın üzerindeki broşürler havaya uçtu.
Bora gülmekten yere çöktü.
"Lan Terminatör'ün bütçesi yetmemiş."
Robotun fişi çekilince sonunda durdu.
Bahçedeki herkes alkışlamaya başladı.
Defne başını iki yana salladı.
"Bu okul gerçekten normal olmayı reddediyor."
Selin gülümsedi.
"İyi ki de reddediyor."
Günün sonunda herkes bir kulübe yazılmıştı.
Defne fotoğrafçılık kulübünü...
Selin resim kulübünü...
Bora ise uzun arayışlardan sonra müzik kulübünü seçmişti.
Defne şaşkınlıkla baktı.
"Sen müzik mi?"
Bora gülümsedi.
"En azından ders çalışmaktan iyidir."
Üçü birlikte okuldan çıkarken yine gülüyorlardı.
Okul hayatı her geçen gün daha da ilginç bir hâl alıyordu.
Bölüm Sonu