Önsöz..
-Hiç acı, tutku, panik, hüzün, çaresizlik, öfke ve aşkı aynı anda hissettiniz mi? İçinde bulunduğunuz koca bedende yanlız ama yapayalnız hissettiniz mi peki? Yada.. basitleştirelim. Bunların hepsini hissettiniz şuan burada olabilir miydiniz? Heol başardı.. bakın o bizimle!
-Sevgili okur? Bana bir söz ver. Her tatlı yüze kalbini, her bitiğe emeğini, hevessize ilgini vermeyi kes. Neden mi?? Oh.. evet.. cevapların burada saklı canım..♡
-1-
-Yıl 1986 Aiko Sato ve Heeso Kamajinin birleşmesi ile iki ailenin ortaklığı başladı.. İhtişamlı bir salonda göz boyayıcı bir mutlulukla malesefki hayatı hem çocuklarına hem kendilerine zehir edeceklerdi. Severek evlenen çift ne diye bu hâle geldi?? Belli ki Heeso'nun hedefleri farklıydı.
...
2004 kişinin ortası 10 yaşına girmesini kutlayacak Heol cıvıl cıvıl ve afeta bir sevgi kelebeği gibi etrafta koşuşturuyordu. Üzerinde onun yaşına uygun beyaz gömleği ve kiraz çürüğü blazer ceketinin altında aynı renk diz üstü şortu ve beyaz çoraplarıyla tam bir beyefendi gibi duruyordu. Sırtına dökülen uzun siyah saçlarını annesi siyah bir kurdele ile at kuyruğu yapmıştı. Herkes hazırlıklara devam ederken homurdanarak odaya giren babasına baktı. Adam 1.90 boylarında siyah saçları, mavi gözleri ve kirli sakallarıyla birlikte orta yaşlarda olsada hala yakışıklı ve çekici duruyordu. Tabi.. kendi karısı bunu bir gram olsun umursamıyordu bile ama neyse.
"Çok kalabalık olacak.. Sadece bir kutlama yapabilirdik.. büyüklerin olduğu."
Aiko sinirle mızmızlanan adama baktı. "Heol bir çocuk Kamaji çocuklara ihtiyacı var yetişkinlere değil.. ve zaten sanmıyorumki seni ilgilendiriyor!" Adam tam birşeyler söyleyecekken içeri giren iki çocuk Heesoyu böldü. Bir yarafta 6 yaşındaki küçük erkek kardeşi Umi öbür tarafta ise ondan 5 yaş büyük ablası Kenma vardı. "Baba? Kamikiler geldi.. Heizo amca seni bekliyor." Heeso Umiyi kucağına alıp Kenma ile birlikte dışarı çıktı. "Baba.. Heizo amcanın oğluda gelmiş.." Heeso bir kaşını kaldırıp bunu diyen Umiye baktı. "Bu bizi ilgilendirmez Umi.." Umi utanarak aşağı indiğinde bahsettiği çocuk babasının arkasından çıkıp Umiye baktı. "Seni seçtim oyun için.." çocuk umiyi kaçırırkdn kenma afal afal arkasından baktı. Bu sırada gelen misafirlerin hanımı yani Heizonun eşi Najimi üst kata Aiko ve Heolün yanına gitti. "Oh Heol.. ne kadar büyüdün. Kocaman adam olmuşsun.." Heol Najimiye sarılırken Aiko gülümseyerek onları izledi. "Heol. Bizi yanlız bırakabilir misin annecim?" Heol lafı bir gram ikiletmeden çıkıp gitti. "Hey Najimi.. ona yaptıklarını duydum? Karnı biraz daha iyimi?.." Najimi yaslandığı bedenin kolunda anlayacağını anladığında panikledi. O sırada şanslıki Heesonun çağırması ikisininde dikkatini dağıttı. Misafirler doluşmaya başlarken Heol Heesonun yanında kapıda gelenleri karşılıyordu. Beklenmedik bir anda Heizo Heolü havaya kaldırıp sırıttı. "Hey Heoool.." ikiside Heole aynı yüz ifadesiyle.. aynı sırıtışla bakıyordu..
Gece boyunca kahkahalar ve kadeh sesleri havada uçuşmuştu. 6'dan 10'a kadar süren kutlamanın bitişinde sadece Kamikiler kalmıştı. Hanımlar ve çocuklar 3 katlı malikanenin önünde kahve içerken Heol 3. Kattaki odasında kitap okumakla meşguldü. Kendini bildi bileli babası şirketi ona devredeceğini söylerdi. Bu yüzden çalışmama gibi bir lüksü hiçbir zaman olmadı. Çalışkandı hemde çok.. ki zaten Kamajiler genel olarak çalışkanlıkları ile bilinirlerdi.. şansmı dersiniz genmi bilemem ama Heol yaşına göre çok zeki biriydi.
"Ve.. bu kitapta bitti!'
Yatmak için üstünü değistiği sırada kapısı açıldı. Heol giyinme odasından kim o diye seslensede bir cevap alamamıştı. Giyinme odasının kapısıda açılınca gardıropun kapısının arkasına saklandı. Heeso ağır adamlarla Heolün yanına gidip kolunu kavradı. Bir çöp gibi Heizonun önüne fırlatmıştı. Heol şaşkınlıkla etrafına bakarken boynunda hissettiği elle irkildi. "Baba?" Lafı kesildi. Babasının avuç içi ağzının üstüne yerleşmişti. Ne olduğunu daha anlayamadan vücudundaki kıyafetler sıyrılmaya başlamıştı. Değşete bürünmüş bir yüz ifadesiyle ona bakan iki adamın gözlerini izliyordu. Eller tüm vicudunun üstünden geçiyordu. Artik dakikalar saatler kadar uzun geçiyordu. Belki 1 saat sonra oda boşaldı. Kendini soğuk mermerde bulmuştu. Yüzünde bir gram bile ifade kalmamıştı... ama ağlıyordu. Vicudunu kapatma hissiyle yerdeki gömleğini üstüne örttü. Pis kiyafetler.. aynı onun gibi. Hayır, olamaz.. kalbinin yerini bulamıyordu..
Dakikalar sonra Aiko Heolü kontrol etmek için odaya girdi. Ama oğlunu bir anda yerde yatarak ağlarken görünce oda panikledi.. gece gece hıçkırarak ağlayan çocuğun sesini annesi sarılarak bastırmaya çalışıyordu. Ona sakin olmasını söyleyen kadına sertçe dönüp baktı. Nasıl sakin olabilirdi.. kendi babası ona böylesine dokunmuşken.. susmalımıydıki? O gün belki defalarca kez yıkandı.. ama o pis his asla çıkmadı. Belki ömrü hayatı boyunca onu etkileyecek bir his hiç gitmeyecek bir hisle yaşamak zorundaydı..
...
Okuduğunuz için teşekkür ederim umarım beğenirsiniz..♡