İçeriğe geç

Bordo Yürekte İki Sevda

Bölüm 27 · 12 dk okuma

Bordo Yürekte İki Sevda

Bölüm 27

💫27. Bölüm 💫

Rahat asker

Bu gün ki görevinizi en iyi şekilde teslim etmiş olmanız beni mutlu etti sizlerle gurur duyuyorum aslanlarım sağolun ,şimdi evlerinize gidin ve bir sonraki görev yerleriniz belirlenene kadar dinledin .

Emredersiniz Komutanım

Komutanım, bi maruzatimiz olacaktı

Evet astsubay Ateş nedir maruzatin?

Albayım komutanimizdan neden bi haber alamıyoruz dağları karışlasak bizden kimse kaçamaz ,heryeri en ücra köşesine kadar biliriz , Bizden daha iyi bu dağları kimse tanıyamaz, izin verin biz bulalım kardeşimizi izin verin derc edelim dağları, magaralari karış karış edip bulalım komutanimizi nolur bizim elimiz kolumuzu bağlamayın .

Üzüntünuzu anlıyorum Astsubay Ateş fakat o bölge bizim alanımız değil jandarmada, sende biliyorsun ama bu demek değildir ki bizde ellerimizi bağladık oturup bekliyoruz. Sizlerden biraz sabır bekliyoruz ve zamana ihtiyaç var şimdi zaten zor bir operasyondan çıktınız vede yorgunsunuz ikinci bi emre kadar evlerinize gidip dinlenin. Haa merak etmeyin o gölge, işini de yolunda bulur

Emredersiniz Komutanım diyerek beklediği cevabı alamadan yerine geçti Emir Ateş

Bu işte bi iş var belliki bize bile söylenmiyor ama şunu belirteyim kardeşim Yüzbaşı Kutay Kaan hala yaşıyor vede bizden bağımsız başka bir görevde yani başka bi açıklaması yok bunca ay geçti biz bordoyuz mümkün değil bulamamamiz.Biz ki bu dağların korkulu rüyasıyiz sence bulamamak mümkün mü?Ya şehit yada diri

Haklısın Serdar öyle ama böylede bom boş nebileyim görüyormusun Buglem bacimi ne halde, hala kendine gelemedi ruh gibi geziniyor bizi her gördüğünde yolumuzu kesip onu sorması yok mu? vallahi utaniyorum kendimden bisey diyememek ağrıma gidiyor be kardeşim..

Haklısın ama dur bi dakika bu kapı neden açık

Yıldırım eve konuşarak gelmişlerdi ama Kutay Kaan in evinin kapisi sonuna kadar açıktı ev boştu kimse yoktu da bu kapı neden acikti .Yıldırım hepsi aynı anda ellerini bellerine koyup silahlarını çıkarıp herbiri bir yere geçerek konuslandi ağır ve sessiz adımlarla içeriye süzülen Yıldırım her yeri pür dikkat kontrol ediyordu .

İçeriden herbir odalardan gelen temiiiiizzz sesi ile sadece Selçuk tan ses gelmemişti. Herkez Selçuk un bulunduğu Kutay Kaan in odasına geldiklerinde Selçuk un boynuna sarılmış ağlayan Buglemi gördüklerinde öylece yerlerine çivilenmis olarak kaldılar.

Temsili bırakıyorum Selçuk ve buglem

Tamam bacım ağlama lütfen, bizde arıyoruz onu merak etme en yakın zamanda bulacağız

Kaç gün geçti, kaç ay oldu ,çok özledim Selçuk çok özledim, dayanamiyorum artık dedikçe dahada ağlıyordu Selçuk un göğsünde sıkıca sarılmış vaziyette .

Yıldırım bu manzaraya daha fazla dayanamayarak odadan çıktılar.

Bu böyle olmayacak nasıl yapacağız diyen Serdar in sorusu ile herkez birbirine bakıyordu.

Selçuk Buğlem ile içeriden geldiklerinde Bayram ile Ateş in arasına oturdu .

Beni yanlız bırakmayın sizi görünce Kutay i görüyorum sanki onun kokusunu anımsatıyor kokunuz, varlığınız bana güç veriyor biliyorum böyle olmam sizi çok üzüyor ama gerçekten elimden bişey gelmiyor ama size güveniyorum bir gün onu bana getireceksiniz eminim ki siz de benim kadar onu çok özlüyorsunuz .

Sen bize konutanimizin emanetsin Buğlem bacım senin üzülmen emin ol bizi çok üzüyor hiç şüphen olmasın ki biz yuzbasimizi bulup sana getireceğiz dedi Bayram

Hem emin ol daha düğün yapacağız böyle kendini üzüp harap edersen biz komutanım geldiğinde ne cevap vereceğiz? kurban olduğum lütfen kendine çeki düzen ver salma kendini dedi bu kez Hasan.

O gece Buglem in moralini ayakta tutabilmek için gec saatlere kadar sohbet muhabbet etmişlerdi.

Kutay in gitmesinin üzerinden tam olarak 1 yıl geçmiş artık Buğlem eskisi kadar kendini harap etmiyordu ama aklından da kesinlikle çıkmıyordu.

Yıldırım ile beraber işe gidiyor onlarla beraber yemek yiyip sohbet ediyor Yıldırım nereye gitse Buğlem onlarla beraber oluyordu ,operasyona çıktıklarında ise onları sabırsızlıkla bekliyordu.

Buglem in durumu daha iyi olduğu için ailesine de gitmeleri icin baskı yapmış onlarida göndermişti. Arada Mete Barış ve Arda da ziyaretine geliyorlardi .

Buglem yine Yıldırım ile birlikte işe gitmişti

Buglem yenge Albay Yaşar seni odasında bekliyor bi uğra da sonrasında yemege gidelim seni bekliyoruz çardakta

Tamam Hasan bi bakayım çabuk gelmeye çalışacağım işim uzarsa sana mesaj atarım beni beklemeyin siz gidin

Sorun yok sen işini gör biz bekleriz zaten etraf ip kopuk dolu derken yeni gelen subaylara bakarak sesli söylemisti son sözlerini Hasan

Buglem içeri girmek için izin istedi Albayın gir komutuyla içeriye girdi

Gel güzel kızım geç otur dedi

Son durum nedir Buğlem nasil gidiyor yani bi gelişme varmi ?

Hemen başlayayım dedi Buğlem Albay Yaşar'a ve elindeki bilgisayardan birkaç tıklamayla görüntüler indirdi

Albay'a anlatmaya başladı; bunlar ülkelerin başta gelen şirketleri ve bu Şirketler üzerinden işlerini halledip güç topluyorlar ve gerillaralara yardım amacli destek sağlayıp onların ekmeklerine yağ sürüyorlar dedi durumu dahada açıklamak için detaya girdi Buğlem

Her şirketin kendine ait bir veri tabanı ve şahsı alanı var .Okadar profesyonellesmisler ki bilgilerini asla sızdırmıyorlar .

Ama ben bu işte açıkçası kendime güvenmek istedim ve onların iclerine sızmak icin hamlede bulundum neredeyse 2 ayımı aldı pes etmeden devam ettim ama yinede onlarida yabana atmamam gerekiyordu .

Tabi benim gibi bir virüs bi kere bulaştımı bundan kurtulmalari kolay olamazdı eeee buda benim farkım tabiki dedi göz kırparak biraz da şımarıkça Albay a ,artık kızı gibi olmuştu Buglem ona

Ürettigim hayaletleri şirketlerin özel ve gizli tuttukları veri tabanlarina gönderip içerideki bilgiyi bir gölge kadar sessiz alıp kamufle edip çıkmaya çalıştım.

Ayrı ayrı kurduğum klasörlerin içindeki düşmanca haince planlanmış herseyi kopyalayarak ,yapılan silah, uyuşturucu , fuhuş ,ülkeyi ikiye bölme gibi birçok panlarin yapılmış olduğunu farkettim ve onlardan önce hamlemi yapıp tüm sırlarını açığa çıkardım ve onları hackledim onlara büyük bir vurgun yapmak kendimi açığa çıkarmak oluyordu ama bunu vatanım icin yapabilirdim sonuçta ben Yıldırım gibi güçlü yüreklere sahiptim.

Henüz açığa çıkmadim ama son zamanlarda birisi beni deşifre etmek için çok uğraşıyor Albayim ama merak etmeyin buna izin vermeyeceğim dedi Buğlem tebessüm ederek iyicene korkusuz olmustu Kutay in ardından.

Albay gözleri dolu dolu Buğlemi izlerken onu İlk geldiği gün ile şimdiki gün arasındaki farkı düşündü bi an ve vermiş olduğu kararın nekadar doğru olduğuna şükretti iyiki varsın Buğlem kızım dedi .

Teşekkür ederim Albayım ben de sizi tanıdığım için çok mutluyum bana degerlerimi öğrettiniz, kendimi sizin yanınızda daha değerli hissediyorum dedi tüm sevecenliğiyle .

Tamam Buğlem kızım şimdilik gidebilirsin ama yarın bir toplantım olacak üslerimle, bu sıralar yalnız dolaşma sen yinede ,Yıldırım hep yanında olsun toplantının ardından sana haber vereceğim sen her şeye hazırlıklı ol senin için bi karar alınabilir.

Buglem birden endiselenmisti ama karar ne olursa olsun bu bir görevdi ve yapılması gerekirdi .

Dışarıya çıktığında çardakta onu bekleyen Yıldırım a uzaktan baktı aklına burada ilk onu Kutay gezdirmisti ve çardakta Yıldırım çay iciyorlardi onların yanına gittigi günler geldi tebessümle hatırladı herseyi özlemle içi burkuldu bi an .

Yıldırım Buğlemi görünce ayaklandilar

Hazirmiyiz dedi Serdar nereye gidiyoruz sen seç yenge dedi

Buglem düşündü ve hiç tereddüt etmeden kendisinin ve Kutay in sürekli gittiği restoran a gitmeyi istedi .

Yüksekova'nin en meşhur yemeklerinden herbirini sipariş verdiler masa donatıldı gelen yemekler ise bunlardan ibaretti

Afiyet eğlence gırgır şamata hep beraber yenilen yemek ,birlikte yenilen Hakkari'deki son yemekleri olmuştu

Çünki sabahına Albay Yaşar in Yıldırım ile birlikte Buglem'i yanına çagirmasiyla tüm planlar tamamen değişmişti.

Bu kez verilen görev hem çok büyük önemli ,hemde çok farklı bir görevdi, hayatlarını tamamen değişmesine sebep olan bir görev.

MARDİN

Buglem in deşifre olması söz konusuydu ve onu koruyabilecek Yıldırım vardı ve Buğlemin bu işi tek başına yürütebilmesi ise tamamen zor işti .Yıldırım in desteğine ihtiyacı vardı

Albay yapilan toplantının sonucunda Bu karara baglanildigini ve bu göreve hemen bugün başlanılması gerektiğini özellikle belirtti

*****

Tamam anne sen hiç merak etme biliyorsun daha öncede Mardin e gitmiştim hem buradan daha korunaklı orası vede hemde Yıldırım da benim le merak etmeyin

Tamam anne öpüyorum sizleri selam söyle babama Arda eniştem teyzem ve en çok ta diğer yarımlarıma dedi

Uçak ile gelinen yolculuğun ardından onlar için hazırlanan konak evidir ve burada 7 tane misafir odası iki yatak odası 5 yatak 2 banyo kocaman bir avlu ormana bakan teras bulunuyordu .

Albay burada özellikle bu evi tutmuştu cunki Buğlem de Yıldırım ile birlikte bu evde kalacaktı korunabilmesi için bu şarttı ve bu işi birlikte yürütmeleri gerekiyordu .

Herkez odalarına geçip dinlenmek istemislerdi.Valizinden çıkan hatıralara tekrar göz attı Buğlem .Kutay in resimleri ,tshirtü, şapkası vs özenle dizdi onları odasının en güzel yerine .

Biraz avluya çıkıp temiz havayı soludu .

Hava gerçekten serin vede bol oksijenliydi yıldızlar sanki yere düşeceklermiş gibiydiler .Bi müddet öylece etrafi izledi .

Yine düştü aklına Kutay, yine belirdi hayallerinde gülüşü, ona güzelim, yavrum deyişi, güzel sevişi ,sıcak bakışı.

Üşüdügünu hissedince odasına geçti yatagina uzandiğinda birden sıcaklığıyla mayismaya başladı.

Gün doğmuş etrafa mis kokular yayılmıştı.Uzerine kıyafet seçip aşağıya Yıldırım in yanına indi.

Ooo güzellik uyanmissin masa hazır bak menemen de yaptık ekmeklerde sıcak e hadi soğutmadan yiyelim daha çok işimiz olacak malum daha Mardin i gezmedik bile dedi Selçuk tebessüm ve en karizmatik haliyle.

Gülerken gamzeleri belirginlesiyordu onun da Buğlem gibi .

Gezecek miyiz ,gerçekten mi dedi sevinçli sevinçli ,hemen masaya oturdu ve iştahla yemeye başladı menemenden

Immmm bu enfes Hasan bunu sen yapmamışsın

Herkez bi gülüştü

Ama aşk olsun Buğlem bacım yengem, nasıl yani benim menemen im kötümü oluyordu

Hayiiir tabiki senin yaptığın da çok lezzetli ama bu farklı

Bu kez Ateş başladı

Ama nesi var şimdi benim menemen imin bence gayette başarılı öyle değil mi Bayram

Yine gülüştüler

Tabikide bu da efsane Hasan daha acılı yapıyor Ateş de içine kaşar koyuyor.

Ikiside harika olmuş ellerinize sağlık ben her türlü severim ki yeterki sizle birlikte yiyelim .

Buglem Yıldırım icin bir kız kardeş olmuştu adeta .Buglem Kutay dan sonra dahada baglanmisti Yıldırım'a, onlardan ayrılmak mı?kesinlikle böyle biseyi asla düşünemedi ,onların resmen yaka düğmeleri olmuştu Buğlem .Bazen yok sen olmaz biz erkek erkeğe gidiyoruz deseler bile , illa peşlerine takılacakti Buglem.

Aslında bu yaptığını kendi bile onaylamıyordu ama Kutay'dan sonra ya onlarda gider bir daha geri dönmezlerse diye tedirgin oluyordu .Yıldırım da bunu bildikleri için daha ılımlı oluyordular on karşı.

Operasyonlara giderken bu durum farklıydı tabi ama orada bile onları birkaç kez arar haber alır dönmelerini sabırsızlıkla bekler, onlar döndüklerinde ise güzel karşılar yemekler hazırlayıp masayı donatırdi

Tüm gün dışarıda gezmis Mardin i neredeyse karış karış tanimislardi.

En çok ta evlerin taş olmasını çok begenmisti konak tarzı evler her daim ona güzel görünüyordu. Mardin in en meşhur yemeklerinden yiyebilmek için bir restoran a girdiler .

Az ama doyurucu yemeklerden sipariş vermişlerdi. Tadları harika olan bu yemekler yenilirken yanında sumak şerbeti ile tüketiliyor olması harikaydı.

Yemeğin ardından masamıza ikram olarak mırra da geldi ilk kez deneyecektik.

Servis yapacak olan garson 7 kişi olmamıza rağmen ortaya sadece 1 bardak getirince herkez birbirine baktı.

Emre hemen ;

Birader biz 7 kişiyiz bardak eksik değil mi diye sorunca

Mırra nın böyle icildigini söyledi garson

Ozaman ilk sen başla dedi Hasan bana bakarak bardak çok küçüktü bilemedimki bir dikleyiste hepsini içtiğim de öksürük yanma ile elimi hemen ağzıma götürdüm benim durumumu gören Yıldırım hızla ayağa kalkarak elini bellerine götürüp tabancalarina sarıldılar.

Zavallı garson neye uğradığını şaşırdı. Elleri havada korkmuş bi şekilde bize bakıyordu. O sırada ben hala öksürürken Serdarin uzattığı suyu içerek biraz da olsa rahatlamış öksürüğüm dinmeye başlamıştı.Ates, Hasanve serdar benimle ilgilenirken Bayram Selçuk ve Emre de tabancalarini garsona çevirmişler di.

Buglem buglem iyimisin diyerek korkmuş bi ifadeyle benimle uğraşan Hasan,yenge diyerek Ateş in yüzünün ifadesi ,ya Serdar elindeki suyu ağzıma götürüp bana icirmesi, ya bunlar can yaa bunlar koca yürekli aslanlar .Diğer izbandutlar da zavallı neye uğradığını şaşırmış yüzünün rengi atmış garsona yükleniyorlardi.

Tamam ben iyiyim diyerek zor şer konuşmuştum.Durun sadece acı bi tadı var bişeyim yok diyebildim öksürüğüm dinmeye başladığında.

Derince bir oh çektiler ama benim sinirlerim bozulmustu zavallı garsonun halini görünce dahada üzüldüm ve başladım gülmeye gözlerimden öksürük ile gelen yaşlar dahada çoğaldı gülerken. Bana bisey olmazdı benim sırtım yere gelmezdi bunu çok ta iyi anlıyorum Yıldırım yanımdayken.

Tamam afedersiniz dedim garsona lütfen kusura bakmayın biz mırra yi ilk kez deniyoruz sizi korkutmak istememiştik dedim .Ayağımla alttan kime denk geldiyse vurmaya başladım. Hepsi anlamış olacakki ilk ortaya Bayram atıldı

Kusura bakma Birader biz bilemedik ondan sebep yani dedi ve ardından da diğerleri devam etti.Durum tatlıya bağlanınca Hasan aldı bardağı eline

Dök bakalım nasılmış tadı dedi

Garson Hasan in uzattığı bardağa içeceği döktü oda bir dikleyiste içti Hasan in yüz ifadesi hafiften büzüldü ve bir ses çıktı Hasan'dan

Immmh sertmis ama fena değil tabi dedi ve bardağı masaya koydu garson bir daha doldurdu diğerleri devam ederlerken hepside aynı fikirdeydiler .

En son Ateş içti mırra bitti ama garson yeni mirra getirdi bizimki ya kardeşim deminden beri içiyorum adam hala koyuyor yeterlan dahada mi içeceğim birazda siz için bu herif habire dolduruyor

Ağzım acıdı be diyerek garsona baktı dur dur daha koyma daha getirme dedi ama garson

Efendim siz isteyince bende getirdim

Ben mi istedim dedi Ateş

Evet efendim siz bardağı öyle koyunca ben birkez daha istediğinizi anladım

Ne yani bardağı böyle koyunca tekrar dök demek mi bu şey dedi meğer adet öyleymiş iyide kimse bu adetin öyle olduğunu bilmiyor ki içtikçe habire yenisi geliyor anasını dedi Ateş hep birlikte gülmüştük acemiliginize .

Saat baya ilerlemisti kalkalım dedik ve önce bir lavaboya gideyim dediğim için Yıldırım beni masada biraz daha beklediler

Lavaboya gireceğim anda lavabonun ışığı birden patladı etraf loş oldu diger yanan lambalarin ışıklarıyla idare ederek girdim lavaboya birden bir şeye çarptım ve ufak çaplı bir çığlık atmıştım.

Tam yalpalayip yere düşeceğim esnada bu çarptığım şeyin iri bi beden olduğunu farkettim .iyide burası kadınlar tuvaleti değilmiydi .

Şey pardon burası erkekler yani sey yanlış girdim herhalde ışık patlayınca dedim mahcupca ama beni tutan adam dan hiç ses çıkmıyordu ve yüzünü seçemediğim adam dan garip bi şekilde rahatsizda olmuyordum hala kollarında beni tutmasına izin vermekte neydi Buğlem dedim içsesimle .

Kıpırdandım ama beni birakmamisti biraz gerilmeye başladığımda ellerimle kollarından tutup kendimi onun bedeninden uzaklaştırmaya çalışıyordum bi an pazularini ellerimde hissedince duraksadim .Oda beni tum vucut yapistirmisti kendine ve sıkı sıkıya kollarimdan tutuyordu

Noluyordu bana hayır tabiki etkilenmedin Buğlem daha neler dedim yine ama bu kez sessizce mırıldanmistim. O sirada disaridan baska bi erkek sesi duyuldu ;

"Miran Hazar hadi biz çıkıyoruz sen gelirsin dedi "iceride ikimizden baska kimse olmadigina göre bu kisiye seslenilmisti

Pardon bırakır mısınız ben iyiyim dediğimde ellerini gevseltti ve hızla lavabodan çıktım.

Hemen sağında kadınlar lavabosu vardı kendimi oraya attım ışık yanıyordu aynadaki aksimi görünce suratımın buz gibi Solgun olduğunu farkettim yüzümü yıkayıp daha fazla oyalanmadan Yıldırım in yanina gittim yoksa yine burayı ayağa kaldırabilecek potansiyeline sahiplerdi .

Bölüm sonu

Evet arkadaşlar bölümü nasıl buldunuz

Mardin macerası başladı sizce Buğlem i ve Yıldırım i Mardin de neler bekliyor ?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.