Ahsen: "Abla, saçmalama sırf Bone için büyücüye mi gideceksin?"
Esma: "Ne var? Tabii gideceğim." (Parmağıyla Ahsen'i işaret eder.) "Sende geliyorsun. Ayrıca bu gün işten izin aldım."
Ahsen: (şaşır.) "Ne? İyi misin, ikinci iş günün bu! Gitmen lazım."
Esma: "Alt tarafı bir gün gitmeyeceğim, abartma sende."
Ahsen: "Allah aşkına, büyücüye ne diyeceksin? Bone benimle olsun falan mı?"
Esma: "Daha iyisi" (göz kırpar)
Büyücüde:
Nine: "Selam kızlar. Ne için gelmiştiniz?"
Esma: "Ayak bakımı için."
Nine: "Ne? Kız burası büyücü."
Esma: "Nine biliyorum, bende büyü yapmaya geldim birine."
Nine: "Tamam, sen ne için geldin?"
Ahsen: "He, ben mi? Yok ben kimseye büyü yapmıycam."
Nine: "İyi, hadi geçin içeri."
Esma ve Ahsen içeri girdiğinde her yerde değişik büyüler ve kitaplar olduğunu görürler. Yerde ve tavanda değişik halılar vardır.
Ahsen: "Çarpılcaz, geri çıkalım ha?"
Esma: "Dur bi kızım. Bakalım ne yapacak?"
Nine: "Hoş geldin, Kemal."
Esma: "Ne?"
Esma arkasını döner ve arkasında çirkin bir rakun olduğunu fark eder.
Esma: "Adı, Kemal mı?"
Nine: "Ayakların Efendisi kitabını verir misin, Kemal?"
Ahsen: "Teyze hayvanı yorma, ben veriyim." (Ahsen ayağa kalktığı gibi rakun ona saldırmaya başlar.)
Ahsen: "Aaaa! Lan alın şunu! Teyze misin nesin, ALSANA ŞUNU!"
Nine: "Amvar."
Esma: "O ne demek?"
Nine: "Kemali böyle çağırıyoruz."
Rakun, Ahsenin üzerinden kalkar ve Ninenin yanına gelir. Elindeki kitabı nineye verir.
Nine: "Evet, kız. Şimdi senden sadece 'dabbee dabbee' demeni istiyorum. Bağdaş kur ve ellerini yumruk yap."
Esma, ninenin dediklerini yapar.
Esma: "Dabbe, dabbe-"
Ahsen: "Ne sandın ya-" (öksürür.) "Pardon, geri saralım."
Nine: (Kitaptan birkaç şey okumaya başlar.)
"Amigolarmamigolarmemiktolarıavuçlar!"
Ahsen: "Tövbe bismillah, benimkileri değil demi?"
Nine: "Sus kız!"
Esma: "Şimdi ne yapayım?"
Nine, kitabı Esmaya uzatır ve bir de kalem verir.
Nine: "Buraya istediğini yaz."
Esma: (Bone bana özel foto atsın, Bone beni yayınına alsın yazar.)
Nine: "Çok güzel! Şimdi şu bileziği tak"
Nine, esmaya bir bilezik verir. Esma bileziği takar.
Esma: "Ee, şimdi?"
Nine: "Şimdi sadece benim dediklerimi tekrar et."
Esma: "Tamam."
Nine: "Amigolarmamigolarmemiktolarıavuçlar!"
Esma: "Amigolarmamigolarmemiktolarıavuçlar!"
O sırada Esmanın telefonuna bildirim gelir...
,,,
Evde:
Ahsen: "Yok canım, Bone değildir o-"
Esma: "Valla Bone la! Bizim Bone!"
Ahsen: "Bakıyım ne atmış?"
Esma: (Esma, Bone'nin ona attığı fotoyu gösterir.) "BAK!"
Ahsen: "Lan- LAN! Ne attığına baktın mı sen?"
Esma: "Bakmadım ama atmış işte!"
Ahsen: "Olum denizde çektiği fotoyu atmış!"
Esma: "Hassiktir..."
,,,
Ahsen: "Eee, sende atsana ona bir tane boydan?"
Esma: "Atıyım mı cidden?"
Ahsen: "At, at. Sever belki."
Esma: "Hmm, dur o zaman bekle." (Esma poz vermek için aynanın karşına geçer.) "Nasıl çekeyim?"
Ahsen: "Normal çek işte."
Esma, fotoğrafı çeker ve Boneye atar.
Ahsen: "La Esma abla! Yanlışıkla Eray ve Hobbite de attın!"
Esma: "Nasıl, yok canım."
O sırada Eraydan bir mesaj gelir.
*erayozkenar: bu bir teklif mi?
Esma: "Cafer sıçtık, bez getir."
,,,
Ahsen: "Geri alsana!"
Esma: "Deniyorum işte! Olmuyor!"
Ahsen: "Nasıl ya?"
Ahsen, telefonu alıp attığı fotoğrafları silmeye çalışır. Fakat başarısız olur. İkisi de gözlerini kırpıştırır.
Esma: "Bekle. Bone görüldü atmış!"
Ahsen: "Bi şey yazıyor mu?"
Esma: "Bekle! Yazıyor..."
*bonesaures: çok güzelsin.
Esma: "Yaşasın be!"
Ahsen: "Ne yazmış, ne yazmış?"
*nuruzbi: teşekkürler, bonecik.
Esma: "Çabuk yayını aç Ahsen! Hemen!"
Ahsen televizyondan Bone'nin yayınını açar. O sırada Bone'nin chatle sohbet ettiğini görür.
Ahsen: "Ee? Burada Bone'nin elinde telefon yokki."
Esma: "Ne? Ama aktif görünüyor?"
*bonesaures: bonecik mi makakkskskskd
Esma: "Bu işte bir terslik var"
Yayından bir ses gelir.
***: "Bone! Alp telefonunu karıştırıyor!"
Bone: "Ya oğlum bırak telefonu."
Esma: "Kim yazıyormuş yani bu mesajları?"
Bone: "Alp!!"
,,,