KİTABIN HEPSI IRONIDIR. DALGA GEÇMEK AMAÇLI YAZILMIŞTIR.
Esma, 18 yaşında ve okulu bitirmişti. Biraz tatil yapmak için yurt dışından Türkiye'ye gelmişti. En sevdiği yayınının burada yaşadığı için mutluydu. Onunla karşılaşmak en büyük hayaliydi.
Esma: (kapıyı açıp eve girer. Anahtarı masanın üzerinde koyar.) "Ben geldimm!"
Ahsen: (Esmaya sarılır.) "Hoş geldin abla, seni çok özledim."
Esma: "Bende."
Ahsen: (Esmadan ayrılır ve koltuğa oturur.) "Nasıl gidiyor iş?"
Esma: (bavulları odaya götürüp geri gelir.) "Bıraktım. Galiba bir kafede işe başlayacağım."
Ahsen: (şaşır.) "Cidden mi? Eğer bir kafede çalışırsan her gün senin için gelirim."
Esma: (dolaptan kendine soğuk su doldururken kafasını sallar.) "Olur. Buralarda bir kafe biliyor musun?"
Ahsen: (Kafasını sallar.) "Evin hemen aşağısında bir kafe var. Oldukça iyi. Her zaman oraya gidiyorum."
Esma: (soğuk suyu kafasına diker ve dirseklerini masaya yaslar.) "Güzel, adı ne? Maaşı iyi mi?"
Ahsen: (düşünür.) "Adı galiba Karabük kafeydi. Duyduğuma göre maaşı da yüksek. Ünlü bir yer sonuçta."
Esma: "Gerçekten mi? Yarın bir uğrarım o zaman."
Ahsen: (güler.) "Tamam, birlikte gideriz."
Birkaç Saat Sonra:
Esma, eline telefonu alır. Gelen bildirimlere baktıktan sonra hemen İnstagram'a girer. Hızlıca Bone'nin hesabına tıkladığında yeni bir post attığını görür. Heyecanla posta bakar.
Esma: (Şaşkınlıkla.) "Oha! Çok yakışıklı!"
Ahsen: (tek kaşını kaldırır.) "Kimmiş o?"
Esma: (bağırarak) "Bone tabiki de! Kim olabilir? Canım benim! Çok tatlı değil mi?" (Telefonu Ahsen'e uzatır.)
Ahsen: (umursamazca kafasını sallar.) "Evet, öyleymiş."
Esma, postun altına yorum yazmaya başlar ve Ahsen de onu izler.
*nurbirinci: Mükemmelsin!!
*nurbirinci: Tam benliksin, Bone
*nurbirinci: Seni seviyorum ♡♡
Ahsen: (En sonunda telefonu elinden alır) "Yeter, abla. Adam seni sapık sanacak."
Esma: "Terbiyesiz. Ver telefonu."
Ahsen: (Telefonu geri Esmaya verir.) "Bir daha yazma şu adama."
Esma: (umursamazlıktan gelir.)
İnstagram'a tekrar girerek Bone'nin dmsine yazmaya başlar. Ahsen gözlerini devirerek içeri gider ve yatakları hazırlamaya başlar.
*nurbirinci: Attığın postta çok sesksiydin.
*nurbirinci: hep böyle postlar atamaz mısın?
*nurbirinci: belki de çıplak bir foto? Sadece bana özel?
*nurbirinci: her neyse, görmeyeceksin zaten.
*nurbirinci: umarım bir gün görürsün.
*nurbirinci: bay bonecik!
Bone'ye birkaç mesaj yazdıktan sonra telefonu kapatır ve salondaki televizyondan Bone'nin yayınını açar. Bone, ekiple among us oynuyordu. Hayatta kalmayı başarmıştı ve bir görevi yapmaya çalışıyordu. Yayını bir de telefondan açtı, ardından chate bir şeyler yazdı.
*nuruzbi: ya Bone neden sana kötü yorumlar yapıyorlar anlamıyorum
*ayakyalayici: salak aw msjsmskks
*lol123: Bone mal mısın ya
*beniskin: #nuruzbi: Sus karı
*gaylarinanasini: Olm orası değil bonee
*shacomain: askim orası değil AKJSJSMAMSMMAMAJSKSNSJWNMWMDDJFJDJ
Bone, bir saniyeliğine chate döndüğünde kalbi hızla atmaya başlamıştı. Bone'nin tatlı yüzüne bakakalmıştı. Bone, ciddi bir ifadeyle chati okurken bir an gülmüştü.
Esma, sinirle kaşlarını çattı. Kime güldüğünü merak ediyordu.
Bone: " 'Ya Bone neden sana kötü yorum yapıyorlar anlamıyorum' demiş, nuruzbi. Ya onları pek takmıyorum canım."
Esma, Bone'nin okuduğu cümleyle neşeyle çığlık attı. Yerinden kalkarak saçma sapan danslar yaptığı sırada Ahsen içeri girdi ve kahkaha attı. Esma, sevinçle Ahsen'in üstüne atladığında ikisi de yere düşüverdi. Ahsen kafasını tutarak yerden kalktı. Esma ise gülerek yerde tepindi.
Esma: "Ahsen yazdığım mesajı okudu!"
Ahsen: (oflayarak.) "Yine o çocuk mu?"
Esma: (yerden hızla kalkıp telefonu alır.) "Evet! Evet!"
Ahsen: (dikkatle Esmaya bakar.) "Göster."
Esma, yayını biraz geriye sarar. Bone'nin mesajını okuduğu sahneye gelir. Ahsen, telefonu eline aldığında şok olur.
Ahsen: "Vay be. Çok şanslısın abla. Neyse, ben yatıyorum."
Ahsen tam yatak odasına gideceği sırada kapı çalar. Esma, korkuyla kapıya bakarken bir şeyler mırıldanır.
Esma: "Umarım bu yüzden FBI gelmemiştir, değil mi?"
Ahsen: (gülerek) "FBI ne işi var abla? Komşu falan gelmiştir."
Kapıyı açıklarında karşılarında karşı apartmanda oturan Adil'i görürler. Adil, sinirle konuşmaya başlar.
Adil: "Biraz daha sessiz olun, lütfen. Sürekli rahatsız ediyorsunuz bizi."
Esma: (alayla.) "Ben buraya yeni geldim, ayrıca sizi de tanımıyorum."
Ahsen: (Esmanın kulağına fısıldar.) "Komşum. Adil. Kendisinden nefret ederim."
Adil: (sinirle gülerek ellerini yumruk yapar.) "Komşunuz yanında bile fısıldayarak konuşuyorsunuz, yüzsüzler sizi."
Esma: "Pardon, Adil Bey. Bir dahakine daha nazik bir şekilde uyanmanızı rica ederim. Görüşürüz."
Esma, kapıyı Adil'in yüzüne kapattıktan sonra tekrar koltuğa oturur. Ahsen de yanına gelir. Ellerini göğüsünde birleştirir.
Ahsen: "Ondan neden nefret ettiğimi anlamışsındır."
Esma: (tam sövecek iken kendini durdurur.) "Ruh hastası adam!"
Ahsen: "İçecek bir şeyler getireyim, bekle." (İçeri gider ve bir litre kolayla iki tane bardak getirir.)
Ahsen, bardakları masaya koyup, kolayı bardaklara döker. Aklına gelen şeyle gülmeye başlar.
Ahsen: "Bende bir pavyon açmayı düşünüyorum. Fakat adını ne koyacağımı bilmiyorum."
Esma: "Aç, ben arkandayım. Adı da... Seksi Bayanlar Tofaş Pavyon?"
Ahsen: "Güzelmiş, fakat ilgi çekici bir isim bulmalıyız."
Esma: (düşünür) "Zencilerle Takılmaca Pavyon?"
Ahsen: "Diğeri daha iyiydi, abla."
Esma: (güler)
O sırada kapı çalar. Ahsen, hemen kapıyı açar ve en yakın arkadaşı Ezgi'yi görür. Ezgi, gülümseyerek Ahsen'e sarılır. Ezgi, Ahsen'den ayrılarak içeri gider. Montunu çıkartıp koltuklardan birine atar.
Ezgi: "Çok yoruldum! Niyazi beni bir türlü bırakmadı. Artık evden çıkmamı bile yasakladı ya!"
Esma: (ayağa kalkar ve elini Ezgi'ye uzatır.) "Selam, ben Esma."
Ezgi: (Esma'nın elini umursamazlıktan gelir ve koltuğa oturur.) "Bende Ezgi tatlım, Niyazi'nin Ezagosuyum."
Esma: "Niyazi mi?"
Ezgi: (alayla güler.) "Evet, neden şaşırdın?"
Esma: (ne diyeceğini bilemez.) "Hiç, merak ettim sadece. (Büyük koltuğa oturur.)
Ezgi: "Ahsencim! Bana da kola koyar mısın? Benim Niyaziyle konuşmam lazım." (Ayağa kalkar.)
Ahsen: "Tamam, koyuyorum."
Ezgi, boş bir odaya girer ve kapıyı kapatır. Telefonundan hemen Niyaziyi arar. Esma ise kadına sinir olur. Televizyondan niyazinin canlı yayınını izlemeye devam eder. Niyazi öldürüldükten sonra, telefon çalma sesi gelir. Niyazi, eline telefonunu alır ve gülümseyerek telefonu açar.
Bone: "Hayatım?"
Tam o anda Niyazi sesi kapatır.
Esma: "Hadi ama!"
Birkaç Dakika Sonra:
Ezgi: "Nihayet bitti! Geldim, aşkım. Teşekkürler." (Koladan bir yudum alır.)
Esma, en sonunda merak ettiği o soruyu sorar.
Esma: (kolasını bitirir.) "Niyazi, şu ünlü yayıncı Bonesaures mi?"
Ezgi: "Aa, evet. O. Sen de onu biliyor musun?"
Esma: (kaşlarını kaldırır.) "Senin neyin oluyor?"
Ezgi: "Sevgilim..."