İçeriğe geç

Boksör Kekom Bxİ

Bölüm 7 · 9 dk okuma

Boksör Kekom Bxİ

Bölüm 7

B. 7

Teşekkür ederim Ejder, zahmet verdim sana çocukla yollardın...

Eee o zaman güzel yüzünü göremezdim gülüm...

Devran: Benimki ile idare edersin artık Ejder....

Amirim.... hasta şeysi diye şey ettiydim ben....

Devran: sen çokta şey etme he evladım....

Ben kaçtım gü.... Azizcim... allah şifa versin....

Görüşürüz Ejder.... tekrar sağol....

——————————————————————-

Ertesi gün işe gidebilecek kadar iyiydi... mesaisi çok yoğun geçmişti... arabayla eve doğru giderken aklına Ejderin dün getirdiği lezzetli ekler düşmüştü...

Pastanenin önünde durup arabayı güzelce park etti... akşam saati pastanede kimse yoktu....

Kapı sesine Aziz o tarafa doğru döndü...geleni gördüğünde yüzündeki kaslar istemsizce gülümsemeye döndü...

Arif: Hoş geldin oğlum...

Bu kelimeyi her gün duyuyordu ama içini tuhaf bir duygu kaplamıştı...

Hoş buldum abi... senin meşhur eklerden kaldı mı? Acayip canım çekti...

Arif: Gel gel.... Ejder dün sana aldığını söyledi... bugün geleceğini tahmin etmiştim... senin için bir kutu ayırdım...

Neden abi çok seviceğimden emindin yani...

Dedi gülümseyerek... yine o his kötü bir haber alıcağını bildiğindeki his....

Masada önüne konulan eklerden hızlıca bir tane ağzına attığında... önüne sıcak papatya çayı konuşmuştu bile...

Arif: Zeki en çok o günlerde yemek isterdi ekleri.... hep hazır ederdim malum günlerinde....

Yer ayaklarının altından çekildi... ne diyordu bu adam..... hayır hayır o ....

Zeki.... Ba..bam....

Akif: bazen önünden almazsam tüm kutuya yerdi... iç oğlum sancına iyi gelir çay senin için demledim...

Sen nerden bileceksin babamı .... beni..... babam kimseye kimseye bahsetmezdi bu mümkün değil....

Arif kırdığı potu yeni fark etti...söze nasıl başlıyacağını bilemedi...

Arif: Biz babanla... çok yakındık... en yakını bendim bu mahallede... ondan bana bahsetti....

Yalancı.... koca bir yalan bu....

Arif: Değil oğlum yakın arkadaşımdı...

Kes yalan söylemeyi dedim... senden hiç bahsetmedi hiç....

o kimseye bu özel durumumuzdan bahsetmemem gerektiğini söyleyerek büyüttü beni....

Söyle.... doğruyu söyle sen annemin nesiydin?

Arif anne kelimesi ile şoka girdi... Zeki'nin doğurduğunu hiç düşünmemişti...

Arif: Peki bab... baban?

Artık git gide bağırıyordu Aziz... bu olamazdı böyle değil...

Kes numarayı dedim... annemle ilişkin neydi? Benden haberin oldu mu?

Arif'in gözleri kararmaya başlamıştı... Zeki'nin aniden onu terk edişi, 1 yıl boyunca hiç haber alamayışı....

Nişanlandığına dair yayılan söylentileri annesin yaydığını öğrenince çok aramıştı sevdiğini asla ulaşamamıştı...

Çok geçmeden eşinin doğumda öldüğü haberi ile onu kaybettiğini anlamıştı... Zeki başkasını sevmiş, dokunmuştu....

Aziz'in bağırışı ile kendine geldi....

Söyle sana diyorum.... o sen miydin? Onu terk eden karnında benimle yapa yalnız bırakan!söyle lan.....

Arif: Ben şimdi öğreniyorum bunları ben bilmiyordum oğlum....

Deme deme o kelime yok !!!! Sana yasak allah belanı versin duydun mu? Bir gün bile yüzü gülmeden öldü... senin yüzünden senin....

İstemedin bizi... terk ettin...

Hızla çıkıp arabasına bindi kapısını kilitledi... Arif bağırıyordu ona gitme diyordu... durmadı...

gaza bastığında Ejder yolun diğer tarafındaydı.... öyle hızla geçtiği fark etmedi bile....

Arif: Ejder koş yetiş ona.... çok kötü çok .... bişi yapıcak kendi koş yetiş Ejder....

Ejder duydukları ile arabasına binip peşine düştü sevdiğinin....

Arif:Alooo alooo Devran.... aa Arif ben .... Devran çabuk gel.... Aziz Aziz ben bilmiyordum Devran Zekim bana hiç bişi demedi...

Arif:Haberim yoktu oğlumdan aynı anda öğrendik... devran bul oğlumu çok hızlı çok hızlı kaza yapıcak Devran.....

Arif yere yığıldı yaşadıkları ağır geldi yorgun kalbine... etraftan ambulans arandı acile kaldırıldı....

Aziz nefes bile almadan gaza basıyordu... o tepelik boş araziye nasıl geldi hiç bilmiyordu...

Telefon durmadan çalıyordu... alıp komple kapattı... arabadan indi kapıyı bile kapatmadı... nefes alamıyor başı dönüyordu....

Hep düşünmüştü.... bir gün onunla karşılaştığı anı hayal etmişti. Hesap sormuş yakasına yapışmıştı...

Olmamıştı, hiç birini yapamamıştı.... Zeki annesi yoktu artık... artık hiç bişeyin önemide yoktu...

Onu istememiş, istemiş, sevmiş, sevilmiş hiç önemi yoktu artık...

Ölemiycek kadar üzüceklerinden korkmasına lanetler okudu...

Arabaya bindi Kızılay'da park etti... kalabalık meydanda insanlara çarpa çarpa yürüdü... kendini bir bara attı...

Ne içersiniz diyen barmene tekila ve bira dedi... 3 şatı ard arda içti... son şatı biranın içine atıp hızlıca içti...

Barmene yenilemesini söyledi... aradan yarım saat geçmiştiki bar polis telsiz sesleri ile dolmuştu...

Polis:Beyler bayanlar kimlik kontrol dedi polis memuru...

Sıra ona geldiğinde Devranın onu aradığını hatırladı... sesini çıkartmadı... memur polis telsizinden konuştu....

Polis:Ekip bildiriyor... başkomiserim oğlunuz burda sarhoş onun dışında sıkıntı Yok tamam...

Merkez: Konum bildirin tamam... ben gelene kadar bırakmayın tamam...

Polis: anlaşıldı tamam...

Memur bey... şimdi zorla silahınızı alsam ateş etmeye çalışsam, beni vurursunuz dimi?

Polis:Vurmayız Aziz kardeş, şehit oğlu... polis oğlu devletine silah tutmaz çünkü...

Aziz başını sallayıp onayladı... yapmaz yapamazdı... çok geçmeden Devran girdi içeri endişeli gözler ile hasar kontrollü yapıyordu çocukta....

Koşup sarıldı oğluna... hasret kalmış nefes alamamış gibi öptü kokladı oğlanı....

Devranımmmmm.....

Devran: Söyle devranın sıpası söyle....

Kızmazsan eğer çok ama çok ölmek istiyorum.... senin için Güzelim için yaşamak zorunda olmak nefes almak çok zorluyor beni....

Devranımmmm ölsem ya ben anneme kavuşsam ya artık...

Devran sımsıkı sarıldı oğlana... hıçkırarak ağlıyordu oğlununda yerine... Azizi cenazede bile böyle bitik görmemişti...

Devran: Yaşasan mutlu olsan olmaz mı oğlum... ben yaşayamam ki sensiz...

Elif annem çok korkmuştur gidelim mi ? Ba... baba....!

Devran: Gidelim güzelim baban sarıp sarmalar iyileştirir seni... bırakma kendini oğlum...

Kucağına aldığı oğlan küçük kalmıştı... ne tek kelime etti nede ağladı Aziz... boş boş baktı etrafa.....

Dış kapıda Ejder endişe ile onları bekliyordu... midesine giren sancı ile indi Devranın kucağından...

Kaldırım kenarında midesindeki tüm alkolü kustu... kustu.... sonunda ayağa kalktı ve acı acı güldü...



Onun pis eklerini midem istemedi bak Devranım.... Devranım !

Devran: söyle babam söyle....

Alkol zehirlenmesi yaşıyorum, ölmek yasaksa hastanede midemi yıkat... 15 şut 5 bira... dedi ve bayıldı....

Siktir siktir abi çabuk komaya sokar okadar şut....

Önde ekip arabası arkada Devranın araba acile giriş yaptılar....

Doktora durumu anlatıp onu güvenli ellere teslim ettiler....

Bölüm Sonu.......

Babamızla tanıştık.......

Yeni bölümde görüşürüz ✌️

Teşekkür ederim Ejder, zahmet verdim sana çocukla yollardın...

Eee o zaman güzel yüzünü göremezdim gülüm...

Devran: Benimki ile idare edersin artık Ejder....

Amirim.... hasta şeysi diye şey ettiydim ben....

Devran: sen çokta şey etme he evladım....

Ben kaçtım gü.... Azizcim... allah şifa versin....

Görüşürüz Ejder.... tekrar sağol....

——————————————————————-

Ertesi gün işe gidebilecek kadar iyiydi... mesaisi çok yoğun geçmişti... arabayla eve doğru giderken aklına Ejderin dün getirdiği lezzetli ekler düşmüştü...

Pastanenin önünde durup arabayı güzelce park etti... akşam saati pastanede kimse yoktu....

Kapı sesine Aziz o tarafa doğru döndü...geleni gördüğünde yüzündeki kaslar istemsizce gülümsemeye döndü...

Arif: Hoş geldin oğlum...

Bu kelimeyi her gün duyuyordu ama içini tuhaf bir duygu kaplamıştı...

Hoş buldum abi... senin meşhur eklerden kaldı mı? Acayip canım çekti...

Arif: Gel gel.... Ejder dün sana aldığını söyledi... bugün geleceğini tahmin etmiştim... senin için bir kutu ayırdım...

Neden abi çok seviceğimden emindin yani...

Dedi gülümseyerek... yine o his kötü bir haber alıcağını bildiğindeki his....

Masada önüne konulan eklerden hızlıca bir tane ağzına attığında... önüne sıcak papatya çayı konuşmuştu bile...

Arif: Zeki en çok o günlerde yemek isterdi ekleri.... hep hazır ederdim malum günlerinde....

Yer ayaklarının altından çekildi... ne diyordu bu adam..... hayır hayır o ....

Zeki.... Ba..bam....

Akif: bazen önünden almazsam tüm kutuya yerdi... iç oğlum sancına iyi gelir çay senin için demledim...

Sen nerden bileceksin babamı .... beni..... babam kimseye kimseye bahsetmezdi bu mümkün değil....

Arif kırdığı potu yeni fark etti...söze nasıl başlıyacağını bilemedi...

Arif: Biz babanla... çok yakındık... en yakını bendim bu mahallede... ondan bana bahsetti....

Yalancı.... koca bir yalan bu....

Arif: Değil oğlum yakın arkadaşımdı...

Kes yalan söylemeyi dedim... senden hiç bahsetmedi hiç....

o kimseye bu özel durumumuzdan bahsetmemem gerektiğini söyleyerek büyüttü beni....

Söyle.... doğruyu söyle sen annemin nesiydin?

Arif anne kelimesi ile şoka girdi... Zeki'nin doğurduğunu hiç düşünmemişti...

Arif: Peki bab... baban?

Artık git gide bağırıyordu Aziz... bu olamazdı böyle değil...

Kes numarayı dedim... annemle ilişkin neydi? Benden haberin oldu mu?

Arif'in gözleri kararmaya başlamıştı... Zeki'nin aniden onu terk edişi, 1 yıl boyunca hiç haber alamayışı....

Nişanlandığına dair yayılan söylentileri annesin yaydığını öğrenince çok aramıştı sevdiğini asla ulaşamamıştı...

Çok geçmeden eşinin doğumda öldüğü haberi ile onu kaybettiğini anlamıştı... Zeki başkasını sevmiş, dokunmuştu....

Aziz'in bağırışı ile kendine geldi....

Söyle sana diyorum.... o sen miydin? Onu terk eden karnında benimle yapa yalnız bırakan!söyle lan.....

Arif: Ben şimdi öğreniyorum bunları ben bilmiyordum oğlum....

Deme deme o kelime yok !!!! Sana yasak allah belanı versin duydun mu? Bir gün bile yüzü gülmeden öldü... senin yüzünden senin....

İstemedin bizi... terk ettin...

Hızla çıkıp arabasına bindi kapısını kilitledi... Arif bağırıyordu ona gitme diyordu... durmadı...

gaza bastığında Ejder yolun diğer tarafındaydı.... öyle hızla geçtiği fark etmedi bile....

Arif: Ejder koş yetiş ona.... çok kötü çok .... bişi yapıcak kendi koş yetiş Ejder....

Ejder duydukları ile arabasına binip peşine düştü sevdiğinin....

Arif:Alooo alooo Devran.... aa Arif ben .... Devran çabuk gel.... Aziz Aziz ben bilmiyordum Devran Zekim bana hiç bişi demedi...

Arif:Haberim yoktu oğlumdan aynı anda öğrendik... devran bul oğlumu çok hızlı çok hızlı kaza yapıcak Devran.....

Arif yere yığıldı yaşadıkları ağır geldi yorgun kalbine... etraftan ambulans arandı acile kaldırıldı....

Aziz nefes bile almadan gaza basıyordu... o tepelik boş araziye nasıl geldi hiç bilmiyordu...

Telefon durmadan çalıyordu... alıp komple kapattı... arabadan indi kapıyı bile kapatmadı... nefes alamıyor başı dönüyordu....

Hep düşünmüştü.... bir gün onunla karşılaştığı anı hayal etmişti. Hesap sormuş yakasına yapışmıştı...

Olmamıştı, hiç birini yapamamıştı.... Zeki annesi yoktu artık... artık hiç bişeyin önemide yoktu...

Onu istememiş, istemiş, sevmiş, sevilmiş hiç önemi yoktu artık...

Ölemiycek kadar üzüceklerinden korkmasına lanetler okudu...

Arabaya bindi Kızılay'da park etti... kalabalık meydanda insanlara çarpa çarpa yürüdü... kendini bir bara attı...

Ne içersiniz diyen barmene tekila ve bira dedi... 3 şatı ard arda içti... son şatı biranın içine atıp hızlıca içti...

Barmene yenilemesini söyledi... aradan yarım saat geçmiştiki bar polis telsiz sesleri ile dolmuştu...

Polis:Beyler bayanlar kimlik kontrol dedi polis memuru...

Sıra ona geldiğinde Devranın onu aradığını hatırladı... sesini çıkartmadı... memur polis telsizinden konuştu....

Polis:Ekip bildiriyor... başkomiserim oğlunuz burda sarhoş onun dışında sıkıntı Yok tamam...

Merkez: Konum bildirin tamam... ben gelene kadar bırakmayın tamam...

Polis: anlaşıldı tamam...

Memur bey... şimdi zorla silahınızı alsam ateş etmeye çalışsam, beni vurursunuz dimi?

Polis:Vurmayız Aziz kardeş, şehit oğlu... polis oğlu devletine silah tutmaz çünkü...

Aziz başını sallayıp onayladı... yapmaz yapamazdı... çok geçmeden Devran girdi içeri endişeli gözler ile hasar kontrollü yapıyordu çocukta....

Koşup sarıldı oğluna... hasret kalmış nefes alamamış gibi öptü kokladı oğlanı....

Devranımmmmm.....

Devran: Söyle devranın sıpası söyle....

Kızmazsan eğer çok ama çok ölmek istiyorum.... senin için Güzelim için yaşamak zorunda olmak nefes almak çok zorluyor beni....

Devranımmmm ölsem ya ben anneme kavuşsam ya artık...

Devran sımsıkı sarıldı oğlana... hıçkırarak ağlıyordu oğlununda yerine... Azizi cenazede bile böyle bitik görmemişti...

Devran: Yaşasan mutlu olsan olmaz mı oğlum... ben yaşayamam ki sensiz...

Elif annem çok korkmuştur gidelim mi ? Ba... baba....!

Devran: Gidelim güzelim baban sarıp sarmalar iyileştirir seni... bırakma kendini oğlum...

Kucağına aldığı oğlan küçük kalmıştı... ne tek kelime etti nede ağladı Aziz... boş boş baktı etrafa.....

Dış kapıda Ejder endişe ile onları bekliyordu... midesine giren sancı ile indi Devranın kucağından...

Kaldırım kenarında midesindeki tüm alkolü kustu... kustu.... sonunda ayağa kalktı ve acı acı güldü...



Onun pis eklerini midem istemedi bak Devranım.... Devranım !

Devran: söyle babam söyle....

Alkol zehirlenmesi yaşıyorum, ölmek yasaksa hastanede midemi yıkat... 15 şut 5 bira... dedi ve bayıldı....

Siktir siktir abi çabuk komaya sokar okadar şut....

Önde ekip arabası arkada Devranın araba acile giriş yaptılar....

Doktora durumu anlatıp onu güvenli ellere teslim ettiler....

Bölüm Sonu.......

Babamızla tanıştık.......

Yeni bölümde> görüşürüz ✌️

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.