Canını , gülüşünü yerim hadi düş önüme....
Keko ne olucak....
Kurban olucan bu kekoya ....
Hehe kesin....
Çıkıp otoparka yürüdüler... son model üstü açık bir arabanın önünde durunca;
Senin mi? Bu yani....
Evet gülüm, yakıştıramadın mı bu kekoya?
Ne alakası var... Hakan'la zengin bebesi lafından kavga ettik ya şaşırdım... baya zenginsiniz işte....
Ejder öyle bir kahkaha attı ki Aziz o gülüşte kaybolmak istedi.....
————————————————————————
Ejderin süratli bir şekilde araba kullanması Aziz'i tedirgin etmişti...bir kaç kez yavaşlamasını da söylemişti...
Bu Ejderin daha da hızlanmasına sebep olmuştu....
Evin önüne geldiklerinde, Aziz hışımla indi sertçe kapıyı kapattı...
Ölmek istiyorsan bunu yalnızken yap... ben yanındayken de yavaşla dediysem yavaşla anladın mı öküz....
Ejder daha ne olduğunu bile anlamadan bahçe kapısı sertçe kapandı...
Naptım aga ben... biraz eğlenelim demiştim... kızdı şimdi kekliğim bana...
Elif: oğluşum bu ne öfke?
Üzgünüm yengem görmedim seni.... korkutmadım inşallah....
Elif: Yok yokta neye sinirlendin hımm?
Sonra konuşsak olur mu? Bak söz anlatıcam sana....
Elif:Hadi git amcan gelene kadar dinlen sakinleş... konuşuruz su kuşum...
Aziz karnına giren ağrı ve sonrasında çamaşırına düşen o ıslaklıkla küfretti kendine... günü gelmişti... ya o kıro öküzün önünde olsaydı...
Düşüncesi bile korkunçtu... hızlıca odasındaki banyoya girdi kıyafetlerinden kurtulmadan temiz bir iç çamaşırının içine dolaptaki pedlerinden yerleştirdi...
Hızlıca duşu ayarlayıp altında sakinleşmeye çalıştı... ne sanıyordu o kendi.... iki gülüm yavruma her istediğini yaptıra bileceğini mi?
Hem ne bu laubali tavırlar... kesin çapkın bu kesin.....ama O Aziz'i daha tanımıyordu....
İşini halledip üstünü giydi... ayağına kalın bir çorap ve terlik de giymeyi ihmal etmedi...
Yengemmm....
Elif: al sıcak su torbasını geç koltuğa Bitanem, yemekten sonrada ağzı kesici alırsın... bu gecen rahat geçer....
Ya sen.... nerden bildin? Çok tatlısın sen çok...
Koşup sarıldı boynunu yüzünü öptü kokladı...
Elif: Anneler bilir....
O gerçekten anneydi, Zeki doğurmuştu ama o hep baba gibiydi... Elif'in kokusunu tarif edecek olsa.... Anne kokusu derdi...
Senin kokun... ohhh huzurun kokusu zaten... çok üzüyor seni bu oğlun dimi annem?
Elif: üzmek değil, endişe endilendiriyorsun beni... senin gibi naif bir çocuk nasıl bu kadar hır gür içinde anlamıyorum....
Annem.... o adam.... yani ona benziyorum belkide.... istemiyorum ama hiç istemiyorum benzemek.....
Elif oğlanın duygusal halinden ve sabah Devranla yaptığı konuşmadan hassas bir dönemden geçtiğini biliyordu...
Elif: su kuşum, o bu şehirde yani bu ihtimal seni etkiliyor hımm...
Hıhı.... benim babam (Zeki) çok çok iyiydi... sevmiş onu .... ben büyüdükçe daha iyi anladım... çok sevmiş....
Elif: Mutlaka sevmiştir de.... çokunu nasıl anladın?
Biz aynıyız onunla....diğerlerinden farklı işte.... çok çok sevmeden inan güvenmeden onun olmazdı, olamazdı....
En çokta bu yaralamıştır babamı....
benden haberi yoktur diye hayal kurardım küçükken...
Haberi olsa Devranım gibi severdi.... öyle hayal ederdim... Devranımla kıyaslamadım kıyaslamam.....
İşte bırakmazdı diye düşünüp avunurdum...
Elif:Eksik mi hissediyorsun? Çekinmede anlat...
Fazla hissediyorum... siz ikiniz sevginizi, ilginizi , şefkatinizi hak etmiyorum gibi geliyor anne....
Elif: Oyy sana ne yapsak az sakın böyle düşünme....
Kapıda onları dinlemişti Devran... hafif ses çıkartarak geldiğini belli etti....
Devran: hop hop bu ne hemde bensiz aile sarılması yapılıyor, sebep he sebep?
Bu çok kıskanç ha.... Ankara'ya gelince özüne mü döndü ne?
Devran: sen onu bunu bırakta.... elememin adamlarını kapımıza mı dizmeye başladın ha onu de önce....
Ne adamı Devranım?
Devran: Ejder volta atıyor kapıda... iki günde aşık etmiş dört döndürüyor mahalle abisini....
Kapıda mı? Gitmemiş mi?
Elif: Dur bakim oğluşumun manitasına...
Devran: Elifffff yavaş okadar da değil... değil dimi sıpa... değil de... keko mu seviyosun çocuk....
Anne anne gir görücek bir yerleri kalkıncak offf Devranım... keko kıro öküz seviyorum ... sence neden? En hası ile büyüdüm...
Devran: Bana bak çocuk... aldırırım senin kekoyu merkeze.....
Anne öküzüne bişi de... ben benimkine ayar veririm....
Elif: Devran uğraşma benim oğlumla.... akşam koltukta yayarsın Sonra.....
Devran: Hep .... tamam karıcım....
Aziz: Ne dolanıp duruyorsun kapımın önünde? Ayıp laf olurda demiyorsun...
Ejder: Ben şey özür dileriz... dilerim yani
Aziz: Ne için?
Ejder: Heh bende onu anlamadım ama... kekliğim kızdığına göre yaptım bir öküzlük...
Aziz: Daha ne yaptığını bilmiyorsun... bana böyle hitaplarda bulunma...
Ejder: Nasıl hitaplar gülüm....
Aziz: Gülüm, yavrum, kekliğim.... ben senin hiç bişiyin değilim, olmamda... iki günde tanıdığın offf uzatmak istemiyorum ben senin doktorunum bu seviyeyi geçme...
Erjer yazıyor.....
Ejder yazıyor....
Ejder: özür dilerim... yerimizide, haddimizide bildirdin... ona göre davranırız Doktor Bey....
Aziz: çok iyi olur... Ejder Bey...
Telefonu yatağa fırlattı... iki günde bu ne samimiyet hiç yani... offf çok mu sert oldu... doğru düzgün yaklaşmayı da bilmiyor öküz....
Yemek yedikten Sonra bir filim açıp Elif'in patlattığı mısırları yiyorlarken karnına giren ağrı ile iki büklüm oldu oğlan...
Devran Aziz'i tek hamlede yanına çekti, sırtını göğsüne yan yaslayıp elini karnına indirdi masaj yapmaya başladı...
Devranım yapma koca adam oldum artık...
Devran: Elifim suyu tazelesen bitanem... sıpa kaç yaşında olursan ol hep bizim Çocuğumuzsun... daha iyi geldimi?
Hıhı geliyor... teşekkür ederim...
Devranımm....
Mayşık bir şekilde konuşuyordu artık Aziz...
Ben ona haddini bil dedim... biraz ağır konuşmuş olabilirim.... çok üzülmüş müdür?
Devran: Sen olsaydın üzülür müydün? Bunu sor kendine....
Çok üzülürdüm... korkuyorum ki... iki günde mımhhhh ne aşkı.....
Devran: Özür dilersin... düşünme zamana bırak....
Hıhı......
Aziz uyumak üzere bilinci kapanmak üzere konuştu.....
Sen benim gerçek babamsın devranım .... kimse senin yerini alamaz.... seni çok seviyorum baba......
Baba.....
Devran: söyle oğlum.....
Beni hiç bırakma.....
Devran: Bırakmam.... hadi uyu ben seni odana götürürüm....
Elif: uyudu mu Sevgilim? Devran oğlumuzun nesi var?
Devran: O burda hissediyor... mahallede öz babası.... Zeki'nin de 6. Hissi hep kuvvetliydi... korkuyor Elifim....
Elif: neden Devran neden korksun?
Devran: onu bulmaktan, istenmemekten, bizi kaybetmekten ve aşktan korkuyor oğlumuz....
Elif: Ejder mi? Yapma devran adam kıro bizim oğlumuz onda ne bulsun?
Devran: Sevgi ..... sevgi buldu.....
Bölüm Sonu........
Yeni bölümde görüşürüz ✌️
Canını , gülüşünü yerim hadi düş önüme....
Keko ne olucak....
Kurban olucan bu kekoya ....
Hehe kesin....
Çıkıp otoparka yürüdüler... son model üstü açık bir arabanın önünde durunca;
Senin mi? Bu yani....
Evet gülüm, yakıştıramadın mı bu kekoya?
Ne alakası var... Hakan'la zengin bebesi lafından kavga ettik ya şaşırdım... baya zenginsiniz işte....
Ejder öyle bir kahkaha attı ki Aziz o gülüşte kaybolmak istedi.....
————————————————————————
Ejderin süratli bir şekilde araba kullanması Aziz'i tedirgin etmişti...bir kaç kez yavaşlamasını da söylemişti...
Bu Ejderin daha da hızlanmasına sebep olmuştu....
Evin önüne geldiklerinde, Aziz hışımla indi sertçe kapıyı kapattı...
Ölmek istiyorsan bunu yalnızken yap... ben yanındayken de yavaşla dediysem yavaşla anladın mı öküz....
Ejder daha ne olduğunu bile anlamadan bahçe kapısı sertçe kapandı...
Naptım aga ben... biraz eğlenelim demiştim... kızdı şimdi kekliğim bana...
Elif: oğluşum bu ne öfke?
Üzgünüm yengem görmedim seni.... korkutmadım inşallah....
Elif: Yok yokta neye sinirlendin hımm?
Sonra konuşsak olur mu? Bak söz anlatıcam sana....
Elif:Hadi git amcan gelene kadar dinlen sakinleş... konuşuruz su kuşum...
Aziz karnına giren ağrı ve sonrasında çamaşırına düşen o ıslaklıkla küfretti kendine... günü gelmişti... ya o kıro öküzün önünde olsaydı...
Düşüncesi bile korkunçtu... hızlıca odasındaki banyoya girdi kıyafetlerinden kurtulmadan temiz bir iç çamaşırının içine dolaptaki pedlerinden yerleştirdi...
Hızlıca duşu ayarlayıp altında sakinleşmeye çalıştı... ne sanıyordu o kendi.... iki gülüm yavruma her istediğini yaptıra bileceğini mi?
Hem ne bu laubali tavırlar... kesin çapkın bu kesin.....ama O Aziz'i daha tanımıyordu....
İşini halledip üstünü giydi... ayağına kalın bir çorap ve terlik de giymeyi ihmal etmedi...
Yengemmm....
Elif: al sıcak su torbasını geç koltuğa Bitanem, yemekten sonrada ağzı kesici alırsın... bu gecen rahat geçer....
Ya sen.... nerden bildin? Çok tatlısın sen çok...
Koşup sarıldı boynunu yüzünü öptü kokladı...
Elif: Anneler bilir....
O gerçekten anneydi, Zeki doğurmuştu ama o hep baba gibiydi... Elif'in kokusunu tarif edecek olsa.... Anne kokusu derdi...
Senin kokun... ohhh huzurun kokusu zaten... çok üzüyor seni bu oğlun dimi annem?
Elif: üzmek değil, endişe endilendiriyorsun beni... senin gibi naif bir çocuk nasıl bu kadar hır gür içinde anlamıyorum....
Annem.... o adam.... yani ona benziyorum belkide.... istemiyorum ama hiç istemiyorum benzemek.....
Elif oğlanın duygusal halinden ve sabah Devranla yaptığı konuşmadan hassas bir dönemden geçtiğini biliyordu...
Elif: su kuşum, o bu şehirde yani bu ihtimal seni etkiliyor hımm...
Hıhı.... benim babam (Zeki) çok çok iyiydi... sevmiş onu .... ben büyüdükçe daha iyi anladım... çok sevmiş....
Elif: Mutlaka sevmiştir de.... çokunu nasıl anladın?
Biz aynıyız onunla....diğerlerinden farklı işte.... çok çok sevmeden inan güvenmeden onun olmazdı, olamazdı....
En çokta bu yaralamıştır babamı....
benden haberi yoktur diye hayal kurardım küçükken...
Haberi olsa Devranım gibi severdi.... öyle hayal ederdim... Devranımla kıyaslamadım kıyaslamam.....
İşte bırakmazdı diye düşünüp avunurdum...
Elif:Eksik mi hissediyorsun? Çekinmede anlat...
Fazla hissediyorum... siz ikiniz sevginizi, ilginizi , şefkatinizi hak etmiyorum gibi geliyor anne....
Elif: Oyy sana ne yapsak az sakın böyle düşünme....
Kapıda onları dinlemişti Devran... hafif ses çıkartarak geldiğini belli etti....
Devran: hop hop bu ne hemde bensiz aile sarılması yapılıyor, sebep he sebep?
Bu çok kıskanç ha.... Ankara'ya gelince özüne mü döndü ne?
Devran: sen onu bunu bırakta.... elememin adamlarını kapımıza mı dizmeye başladın ha onu de önce....
Ne adamı Devranım?
Devran: Ejder volta atıyor kapıda... iki günde aşık etmiş dört döndürüyor mahalle abisini....
Kapıda mı? Gitmemiş mi?
Elif: Dur bakim oğluşumun manitasına...
Devran: Elifffff yavaş okadar da değil... değil dimi sıpa... değil de... keko mu seviyosun çocuk....
Anne anne gir görücek bir yerleri kalkıncak offf Devranım... keko kıro öküz seviyorum ... sence neden? En hası ile büyüdüm...
Devran: Bana bak çocuk... aldırırım senin kekoyu merkeze.....
Anne öküzüne bişi de... ben benimkine ayar veririm....
Elif: Devran uğraşma benim oğlumla.... akşam koltukta yayarsın Sonra.....
Devran: Hep .... tamam karıcım....
Aziz: Ne dolanıp duruyorsun kapımın önünde? Ayıp laf olurda demiyorsun...
Ejder: Ben şey özür dileriz... dilerim yani
Aziz: Ne için?
Ejder: Heh bende onu anlamadım ama... kekliğim kızdığına göre yaptım bir öküzlük...
Aziz: Daha ne yaptığını bilmiyorsun... bana böyle hitaplarda bulunma...
Ejder: Nasıl hitaplar gülüm....
Aziz: Gülüm, yavrum, kekliğim.... ben senin hiç bişiyin değilim, olmamda... iki günde tanıdığın offf uzatmak istemiyorum ben senin doktorunum bu seviyeyi geçme...
Erjer yazıyor.....
Ejder yazıyor....
Ejder: özür dilerim... yerimizide, haddimizide bildirdin... ona göre davranırız Doktor Bey....
Aziz: çok iyi olur... Ejder Bey...
Telefonu yatağa fırlattı... iki günde bu ne samimiyet hiç yani... offf çok mu sert oldu... doğru düzgün yaklaşmayı da bilmiyor öküz....
Yemek yedikten Sonra bir filim açıp Elif'in patlattığı mısırları yiyorlarken karnına giren ağrı ile iki büklüm oldu oğlan...
Devran Aziz'i tek hamlede yanına çekti, sırtını göğsüne yan yaslayıp elini karnına indirdi masaj yapmaya başladı...
Devranım yapma koca adam oldum artık...
Devran: Elifim suyu tazelesen bitanem... sıpa kaç yaşında olursan ol hep bizim Çocuğumuzsun... daha iyi geldimi?
Hıhı geliyor... teşekkür ederim...
Devranımm....
Mayşık bir şekilde konuşuyordu artık Aziz...
Ben ona haddini bil dedim... biraz ağır konuşmuş olabilirim.... çok üzülmüş müdür?
Devran: Sen olsaydın üzülür müydün? Bunu sor kendine....
Çok üzülürdüm... korkuyorum ki... iki günde mımhhhh ne aşkı.....
Devran: Özür dilersin... düşünme zamana bırak....
Hıhı......
Aziz uyumak üzere bilinci kapanmak üzere konuştu.....
Sen benim gerçek babamsın devranım .... kimse senin yerini alamaz.... seni çok seviyorum baba......
Baba.....
Devran: söyle oğlum.....
Beni hiç bırakma.....
Devran: Bırakmam.... hadi uyu ben seni odana götürürüm....
Elif: uyudu mu Sevgilim? Devran oğlumuzun nesi var?
Devran: O burda hissediyor... mahallede öz babası.... Zeki'nin de 6. Hissi hep kuvvetliydi... korkuyor Elifim....
Elif: neden Devran neden korksun?
Devran: onu bulmaktan, istenmemekten, bizi kaybetmekten ve aşktan korkuyor oğlumuz....
Elif: Ejder mi? Yapma devran adam kıro bizim oğlumuz onda ne bulsun?
Devran: Sevgi ..... sevgi buldu.....
Bölüm Sonu........
Yeni bölümde görüşürüz ✌️
Canını , gülüşünü yerim hadi düş önüme....
Keko ne olucak....
Kurban olucan bu kekoya ....
Hehe kesin....
Çıkıp otoparka yürüdüler... son model üstü açık bir arabanın önünde durunca;
Senin mi? Bu yani....
Evet gülüm, yakıştıramadın mı bu kekoya?
Ne alakası var... Hakan'la zengin bebesi lafından kavga ettik ya şaşırdım... baya zenginsiniz işte....
Ejder öyle bir kahkaha attı ki Aziz o gülüşte kaybolmak istedi.....
————————————————————————
Ejderin süratli bir şekilde araba kullanması Aziz'i tedirgin etmişti...bir kaç kez yavaşlamasını da söylemişti...
Bu Ejderin daha da hızlanmasına sebep olmuştu....
Evin önüne geldiklerinde, Aziz hışımla indi sertçe kapıyı kapattı...
Ölmek istiyorsan bunu yalnızken yap... ben yanındayken de yavaşla dediysem yavaşla anladın mı öküz....
Ejder daha ne olduğunu bile anlamadan bahçe kapısı sertçe kapandı...
Naptım aga ben... biraz eğlenelim demiştim... kızdı şimdi kekliğim bana...
Elif: oğluşum bu ne öfke?
Üzgünüm yengem görmedim seni.... korkutmadım inşallah....
Elif: Yok yokta neye sinirlendin hımm?
Sonra konuşsak olur mu? Bak söz anlatıcam sana....
Elif:Hadi git amcan gelene kadar dinlen sakinleş... konuşuruz su kuşum...
Aziz karnına giren ağrı ve sonrasında çamaşırına düşen o ıslaklıkla küfretti kendine... günü gelmişti... ya o kıro öküzün önünde olsaydı...
Düşüncesi bile korkunçtu... hızlıca odasındaki banyoya girdi kıyafetlerinden kurtulmadan temiz bir iç çamaşırının içine dolaptaki pedlerinden yerleştirdi...
Hızlıca duşu ayarlayıp altında sakinleşmeye çalıştı... ne sanıyordu o kendi.... iki gülüm yavruma her istediğini yaptıra bileceğini mi?
Hem ne bu laubali tavırlar... kesin çapkın bu kesin.....ama O Aziz'i daha tanımıyordu....
İşini halledip üstünü giydi... ayağına kalın bir çorap ve terlik de giymeyi ihmal etmedi...
Yengemmm....
Elif: al sıcak su torbasını geç koltuğa Bitanem, yemekten sonrada ağzı kesici alırsın... bu gecen rahat geçer....
Ya sen.... nerden bildin? Çok tatlısın sen çok...
Koşup sarıldı boynunu yüzünü öptü kokladı...
Elif: Anneler bilir....
O gerçekten anneydi, Zeki doğurmuştu ama o hep baba gibiydi... Elif'in kokusunu tarif edecek olsa.... Anne kokusu derdi...
Senin kokun... ohhh huzurun kokusu zaten... çok üzüyor seni bu oğlun dimi annem?
Elif: üzmek değil, endişe endilendiriyorsun beni... senin gibi naif bir çocuk nasıl bu kadar hır gür içinde anlamıyorum....
Annem.... o adam.... yani ona benziyorum belkide.... istemiyorum ama hiç istemiyorum benzemek.....
Elif oğlanın duygusal halinden ve sabah Devranla yaptığı konuşmadan hassas bir dönemden geçtiğini biliyordu...
Elif: su kuşum, o bu şehirde yani bu ihtimal seni etkiliyor hımm...
Hıhı.... benim babam (Zeki) çok çok iyiydi... sevmiş onu .... ben büyüdükçe daha iyi anladım... çok sevmiş....
Elif: Mutlaka sevmiştir de.... çokunu nasıl anladın?
Biz aynıyız onunla....diğerlerinden farklı işte.... çok çok sevmeden inan güvenmeden onun olmazdı, olamazdı....
En çokta bu yaralamıştır babamı....
benden haberi yoktur diye hayal kurardım küçükken...
Haberi olsa Devranım gibi severdi.... öyle hayal ederdim... Devranımla kıyaslamadım kıyaslamam.....
İşte bırakmazdı diye düşünüp avunurdum...
Elif:Eksik mi hissediyorsun? Çekinmede anlat...
Fazla hissediyorum... siz ikiniz sevginizi, ilginizi , şefkatinizi hak etmiyorum gibi geliyor anne....
Elif: Oyy sana ne yapsak az sakın böyle düşünme....
Kapıda onları dinlemişti Devran... hafif ses çıkartarak geldiğini belli etti....
Devran: hop hop bu ne hemde bensiz aile sarılması yapılıyor, sebep he sebep?
Bu çok kıskanç ha.... Ankara'ya gelince özüne mü döndü ne?
Devran: sen onu bunu bırakta.... elememin adamlarını kapımıza mı dizmeye başladın ha onu de önce....
Ne adamı Devranım?
Devran: Ejder volta atıyor kapıda... iki günde aşık etmiş dört döndürüyor mahalle abisini....
Kapıda mı? Gitmemiş mi?
Elif: Dur bakim oğluşumun manitasına...
Devran: Elifffff yavaş okadar da değil... değil dimi sıpa... değil de... keko mu seviyosun çocuk....
Anne anne gir görücek bir yerleri kalkıncak offf Devranım... keko kıro öküz seviyorum ... sence neden? En hası ile büyüdüm...
Devran: Bana bak çocuk... aldırırım senin kekoyu merkeze.....
Anne öküzüne bişi de... ben benimkine ayar veririm....
Elif: Devran uğraşma benim oğlumla.... akşam koltukta yayarsın Sonra.....
Devran: Hep .... tamam karıcım....
Aziz: Ne dolanıp duruyorsun kapımın önünde? Ayıp laf olurda demiyorsun...
Ejder: Ben şey özür dileriz... dilerim yani
Aziz: Ne için?
Ejder: Heh bende onu anlamadım ama... kekliğim kızdığına göre yaptım bir öküzlük...
Aziz: Daha ne yaptığını bilmiyorsun... bana böyle hitaplarda bulunma...
Ejder: Nasıl hitaplar gülüm....
Aziz: Gülüm, yavrum, kekliğim.... ben senin hiç bişiyin değilim, olmamda... iki günde tanıdığın offf uzatmak istemiyorum ben senin doktorunum bu seviyeyi geçme...
Erjer yazıyor.....
Ejder yazıyor....
Ejder: özür dilerim... yerimizide, haddimizide bildirdin... ona göre davranırız Doktor Bey....
Aziz: çok iyi olur... Ejder Bey...
Telefonu yatağa fırlattı... iki günde bu ne samimiyet hiç yani... offf çok mu sert oldu... doğru düzgün yaklaşmayı da bilmiyor öküz....
Yemek yedikten Sonra bir filim açıp Elif'in patlattığı mısırları yiyorlarken karnına giren ağrı ile iki büklüm oldu oğlan...
Devran Aziz'i tek hamlede yanına çekti, sırtını göğsüne yan yaslayıp elini karnına indirdi masaj yapmaya başladı...
Devranım yapma koca adam oldum artık...
Devran: Elifim suyu tazelesen bitanem... sıpa kaç yaşında olursan ol hep bizim Çocuğumuzsun... daha iyi geldimi?
Hıhı geliyor... teşekkür ederim...
Devranımm....
Mayşık bir şekilde konuşuyordu artık Aziz...
Ben ona haddini bil dedim... biraz ağır konuşmuş olabilirim.... çok üzülmüş müdür?
Devran: Sen olsaydın üzülür müydün? Bunu sor kendine....
Çok üzülürdüm... korkuyorum ki... iki günde mımhhhh ne aşkı.....
Devran: Özür dilersin... düşünme zamana bırak....
Hıhı......
Aziz uyumak üzere bilinci kapanmak üzere konuştu.....
Sen benim gerçek babamsın devranım .... kimse senin yerini alamaz.... seni çok seviyorum baba......
Baba.....
Devran: söyle oğlum.....
Beni hiç bırakma.....
Devran: Bırakmam.... hadi uyu ben seni odana götürürüm....
Elif: uyudu mu Sevgilim? Devran oğlumuzun nesi var?
Devran: O burda hissediyor... mahallede öz babası.... Zeki'nin de 6. Hissi hep kuvvetliydi... korkuyor Elifim....
Elif: neden Devran neden korksun?
Devran: onu bulmaktan, istenmemekten, bizi kaybetmekten ve aşktan korkuyor oğlumuz....
Elif: Ejder mi? Yapma devran adam kıro bizim oğlumuz onda ne bulsun?
Devran: Sevgi ..... sevgi buldu.....
Bölüm Sonu........
Yeni bölümde görüşürüz ✌️
Canını , gülüşünü yerim hadi düş önüme....
Keko ne olucak....
Kurban olucan bu kekoya ....
Hehe kesin....
Çıkıp otoparka yürüdüler... son model üstü açık bir arabanın önünde durunca;
Senin mi? Bu yani....
Evet gülüm, yakıştıramadın mı bu kekoya?
Ne alakası var... Hakan'la zengin bebesi lafından kavga ettik ya şaşırdım... baya zenginsiniz işte....
Ejder öyle bir kahkaha attı ki Aziz o gülüşte kaybolmak istedi.....
————————————————————————
Ejderin süratli bir şekilde araba kullanması Aziz'i tedirgin etmişti...bir kaç kez yavaşlamasını da söylemişti...
Bu Ejderin daha da hızlanmasına sebep olmuştu....
Evin önüne geldiklerinde, Aziz hışımla indi sertçe kapıyı kapattı...
Ölmek istiyorsan bunu yalnızken yap... ben yanındayken de yavaşla dediysem yavaşla anladın mı öküz....
Ejder daha ne olduğunu bile anlamadan bahçe kapısı sertçe kapandı...
Naptım aga ben... biraz eğlenelim demiştim... kızdı şimdi kekliğim bana...
Elif: oğluşum bu ne öfke?
Üzgünüm yengem görmedim seni.... korkutmadım inşallah....
Elif: Yok yokta neye sinirlendin hımm?
Sonra konuşsak olur mu? Bak söz anlatıcam sana....
Elif:Hadi git amcan gelene kadar dinlen sakinleş... konuşuruz su kuşum...
Aziz karnına giren ağrı ve sonrasında çamaşırına düşen o ıslaklıkla küfretti kendine... günü gelmişti... ya o kıro öküzün önünde olsaydı...
Düşüncesi bile korkunçtu... hızlıca odasındaki banyoya girdi kıyafetlerinden kurtulmadan temiz bir iç çamaşırının içine dolaptaki pedlerinden yerleştirdi...
Hızlıca duşu ayarlayıp altında sakinleşmeye çalıştı... ne sanıyordu o kendi.... iki gülüm yavruma her istediğini yaptıra bileceğini mi?
Hem ne bu laubali tavırlar... kesin çapkın bu kesin.....ama O Aziz'i daha tanımıyordu....
İşini halledip üstünü giydi... ayağına kalın bir çorap ve terlik de giymeyi ihmal etmedi...
Yengemmm....
Elif: al sıcak su torbasını geç koltuğa Bitanem, yemekten sonrada ağzı kesici alırsın... bu gecen rahat geçer....
Ya sen.... nerden bildin? Çok tatlısın sen çok...
Koşup sarıldı boynunu yüzünü öptü kokladı...
Elif: Anneler bilir....
O gerçekten anneydi, Zeki doğurmuştu ama o hep baba gibiydi... Elif'in kokusunu tarif edecek olsa.... Anne kokusu derdi...
Senin kokun... ohhh huzurun kokusu zaten... çok üzüyor seni bu oğlun dimi annem?
Elif: üzmek değil, endişe endilendiriyorsun beni... senin gibi naif bir çocuk nasıl bu kadar hır gür içinde anlamıyorum....
Annem.... o adam.... yani ona benziyorum belkide.... istemiyorum ama hiç istemiyorum benzemek.....
Elif oğlanın duygusal halinden ve sabah Devranla yaptığı konuşmadan hassas bir dönemden geçtiğini biliyordu...
Elif: su kuşum, o bu şehirde yani bu ihtimal seni etkiliyor hımm...
Hıhı.... benim babam (Zeki) çok çok iyiydi... sevmiş onu .... ben büyüdükçe daha iyi anladım... çok sevmiş....
Elif: Mutlaka sevmiştir de.... çokunu nasıl anladın?
Biz aynıyız onunla....diğerlerinden farklı işte.... çok çok sevmeden inan güvenmeden onun olmazdı, olamazdı....
En çokta bu yaralamıştır babamı....
benden haberi yoktur diye hayal kurardım küçükken...
Haberi olsa Devranım gibi severdi.... öyle hayal ederdim... Devranımla kıyaslamadım kıyaslamam.....
İşte bırakmazdı diye düşünüp avunurdum...
Elif:Eksik mi hissediyorsun? Çekinmede anlat...
Fazla hissediyorum... siz ikiniz sevginizi, ilginizi , şefkatinizi hak etmiyorum gibi geliyor anne....
Elif: Oyy sana ne yapsak az sakın böyle düşünme....
Kapıda onları dinlemişti Devran... hafif ses çıkartarak geldiğini belli etti....
Devran: hop hop bu ne hemde bensiz aile sarılması yapılıyor, sebep he sebep?
Bu çok kıskanç ha.... Ankara'ya gelince özüne mü döndü ne?
Devran: sen onu bunu bırakta.... elememin adamlarını kapımıza mı dizmeye başladın ha onu de önce....
Ne adamı Devranım?
Devran: Ejder volta atıyor kapıda... iki günde aşık etmiş dört döndürüyor mahalle abisini....
Kapıda mı? Gitmemiş mi?
Elif: Dur bakim oğluşumun manitasına...
Devran: Elifffff yavaş okadar da değil... değil dimi sıpa... değil de... keko mu seviyosun çocuk....
Anne anne gir görücek bir yerleri kalkıncak offf Devranım... keko kıro öküz seviyorum ... sence neden? En hası ile büyüdüm...
Devran: Bana bak çocuk... aldırırım senin kekoyu merkeze.....
Anne öküzüne bişi de... ben benimkine ayar veririm....
Elif: Devran uğraşma benim oğlumla.... akşam koltukta yayarsın Sonra.....
Devran: Hep .... tamam karıcım....
Aziz: Ne dolanıp duruyorsun kapımın önünde? Ayıp laf olurda demiyorsun...
Ejder: Ben şey özür dileriz... dilerim yani
Aziz: Ne için?
Ejder: Heh bende onu anlamadım ama... kekliğim kızdığına göre yaptım bir öküzlük...
Aziz: Daha ne yaptığını bilmiyorsun... bana böyle hitaplarda bulunma...
Ejder: Nasıl hitaplar gülüm....
Aziz: Gülüm, yavrum, kekliğim.... ben senin hiç bişiyin değilim, olmamda... iki günde tanıdığın offf uzatmak istemiyorum ben senin doktorunum bu seviyeyi geçme...
Erjer yazıyor.....
Ejder yazıyor....
Ejder: özür dilerim... yerimizide, haddimizide bildirdin... ona göre davranırız Doktor Bey....
Aziz: çok iyi olur... Ejder Bey...
Telefonu yatağa fırlattı... iki günde bu ne samimiyet hiç yani... offf çok mu sert oldu... doğru düzgün yaklaşmayı da bilmiyor öküz....
Yemek yedikten Sonra bir filim açıp Elif'in patlattığı mısırları yiyorlarken karnına giren ağrı ile iki büklüm oldu oğlan...
Devran Aziz'i tek hamlede yanına çekti, sırtını göğsüne yan yaslayıp elini karnına indirdi masaj yapmaya başladı...
Devranım yapma koca adam oldum artık...
Devran: Elifim suyu tazelesen bitanem... sıpa kaç yaşında olursan ol hep bizim Çocuğumuzsun... daha iyi geldimi?
Hıhı geliyor... teşekkür ederim...
Devranımm....
Mayşık bir şekilde konuşuyordu artık Aziz...
Ben ona haddini bil dedim... biraz ağır konuşmuş olabilirim.... çok üzülmüş müdür?
Devran: Sen olsaydın üzülür müydün? Bunu sor kendine....
Çok üzülürdüm... korkuyorum ki... iki günde mımhhhh ne aşkı.....
Devran: Özür dilersin... düşünme zamana bırak....
Hıhı......
Aziz uyumak üzere bilinci kapanmak üzere konuştu.....
Sen benim gerçek babamsın devranım .... kimse senin yerini alamaz.... seni çok seviyorum baba......
Baba.....
Devran: söyle oğlum.....
Beni hiç bırakma.....
Devran: Bırakmam.... hadi uyu ben seni odana götürürüm....
Elif: uyudu mu Sevgilim? Devran oğlumuzun nesi var?
Devran: O burda hissediyor... mahallede öz babası.... Zeki'nin de 6. Hissi hep kuvvetliydi... korkuyor Elifim....
Elif: neden Devran neden korksun?
Devran: onu bulmaktan, istenmemekten, bizi kaybetmekten ve aşktan korkuyor oğlumuz....
Elif: Ejder mi? Yapma devran adam kıro bizim oğlumuz onda ne bulsun?
Devran: Sevgi ..... sevgi buldu.....
Bölüm Sonu........
Yeni bölümde görüşürüz ✌️