Aziz, azizimmm sinirlendirme kocanı... Kimseyi sikime takmam.
Annem erkek lan benim... Gurur duyarım ancak seninle... Duymamış gibi yapıcam bu dediğini....
Tamam aşkım...
Yerim yerim seni....
Dinlendim, hadi ye tekrar...
Azgınlıkta çok yakışıyor sevdiğime be...
Ahhh... Yavaş gir, öküz....
İmmm.. Az sonra ahh daha daha demede.... İçine boşalmam korkma!
Hımmm ohhhh.... Ejder.....
Ejderin gülü... Çok sıkısı offf deliricem...
Daha.... Ahhh daha sert....
Demiştim, yavrum.... Seni seviyorum....
______________________________________
Akşam üstü altta indiklerinde, Burak Ulaşı kucağına almış dudaklarını sömürüyordu.
Yuh bitirdin çocuğu la....
Ulaş hızlıca kalkıp mutfağa kaçtı...
Burak: Ejder öküz oğlu öküzsün! Utandı çocuk... Sen Aziz'in az sömürmüşsün!
Bu kez Azîz kızarıp Ulaşın yanına gitti. Ulaş kahve yapıyordu.
Hayır olsun! Cuma namazından vazgeçti heralde...
İkili kahkaha atıyordu mutfakta.. Kahveleri pişiren Ulaşa sadece taşımakta yardım ede bilmişti.
Ya Aşkım... Kahve bile yapamıyoruz, nasıl yaşıycaz biz ölürüz ha!
Ulaş: bildiğin bir yemek kursu var, yakınlarda başlayacak. Ama azcık pahalı olabilir. Şef yurt dışından geliyormuş.
Gideriz dimi aşkım?
Gideriz gülüm... İlerde anne baba olucaz evimizde çocuklarımız... Lan hayali bile güzel...
Burak: çok güzel olur ha sizin bebişler.. Amca olurcam patlatın bir tane...
Hakan: Arif ve Devran abide abimin kafayı patlatsın.. Bir ömür konuşurlar ha...
Hıhhh tüylerim diken diken oldu... Hayal etmesi bile ürkütücü.. Biz yavrumla hemen evlenicez!
Acıktım....
İlyas: Hadi mangal başına abicim...aşkım ve Burak öküzü.. Bizde dedikodu yapalım biraz.
Öpücüğümü ver gülüm. Öyle gideyim...
Ohhh lan nasıl doyulur bu dudaklara....?
Utanmadıda kalmamış arsız sevgilim....
Hakan odunluktan mangal için malzeme getirin, ilyas oğlum yanınca isteriz köz için sebzeleri... Abisi...
İlyas: Buyur abim!
Rakıyı dolaba attın mı? Buz birde... Unuttum ben..
Ulaş: Attık abi biz Burakla, merak etme! Kavunu bile buzluğa yolladık şimdi indiricem...
Hay çok yaşa kardeşim...
Mangal yersek her gün aç kalmayız bak onu yapa biliyor, sayılır mı?
İlyas: ilahi Aziz ya... Hallederiz.. Hem şu kurs fikri çok mantıklı... Eğlenceli olur hem.
Doğru diyorsun ha... Eee Ulaş dökül bakalım! Nasıl açıldı bu aciz kul...
Ulaş: Dediki konulalım, olur dedim işte.. Bahçe çıktık, dedim içimden yok bu yine açılmıycak boşa heves yapma..
Ulaş: laps diye seni seviyorum dedi...
İlyas: Hayırlı cumalardan sonra büyük bir adım olmuş.
Ulaş: Evet bencede kanka... Peşine yapıştırdı işte sevgilim olurmusun?
Sen ne yaptın asıl?
Ulaş: öyle kal geldi bana, bunun yüzü düştü dedim ulaş ya şimdi ya asla!
İlyas: Yuh... Sen mi öptün ilk... Çüş kankama bak kankama...
Ulaş: Yapıştım dudaklara öyle işte siz inisiye yedi beni hayvan!
Gahahsnnlbnmbvb kanka morartmış ha!
İlyas: hadi hayırlısı olsun... !
İlyas bu Orkun piçi...
İlyâs: Yok oğlum, daha mahallede barınamaz dünden sonra... Hiç tasalanma... Yanlız ne orospu çıktı...
Ruh hastası manyak.... Bana diyorki Ejderle yattım dedi lan...
Ulaş: çüş.... Ahlaksız puşt....
İlyas: Abi inanmadın inşallah.. Biz bu iyi hiç tanıyamamışız.
İnanmadım tabi oğlum. Boşverin ya!
Yavrum... Hadi getirin sebzeleri ufaktan... Özledik burda oturun yapın dedikodunuzu...
Geldik aşkım geldik....
Etler pişmiş sofra kurulmuştu. Şimdi ufak ufak demlenerek sohbeti koyulaştıdıyorlardı.
Arada Aziz Ejderin kolunun altında göğsüne sokuluyordu.
Güzel kedim benim, mayıştın mı sen yavrum?
İyiyim sevgilim... Kokunu seviyorum, bahımlısı olmuşum. Napim...
Azizim.. Çok seviyorum lan seni...
Burak: Hey gidi Ejder abim be... Aşkı dibine kadar yaşıyor be....
Hadi len sen dön birde kendine bak melül melül bakıyorsun oğlana...
Burak: Çok aşığım abim be....
Duy duy... Ulaş kardeşim....
İlyas: Hakan'ım sen artık beni sevmiyon mu bıktın mı?
Ooooo tamamdır kafalar güzel olmuş hayde yataklara...
Hakan: Aşkım ölüyorum, ilk günkü gibi seviyorum bıtanem... Haydi odamıza gidelim.
İlyas: Gidelim aşkım...
.
.
.
Elif: Devranın, neden burda oturuyorsun?
Devran: uykum kaçtı be sevdiğim, sen uyun yavrum bende gelirim birazdan...
Elif: Neyin var? Bir sorun mu var? De bana...
Davran: Yok bişi sevdiğim! Her şey çok hızlı oldu. Fazla geldi biraz...
Elif: Devranım... Ne seni bu kadar üzen?
Devran: Aziz... Azizimiz... Biliyorum çok mutlu... Kaybetmişim gibi hissediyorum be güzelim.
Devran: Biliyorum, yanlış... Ankara'ya tayin çıktığı günden beri içimde bu sıkıntı...
Elif: O bizim oğlumuz, bunu hiç birşey değiştiremez. Neden böyle kendini üzüyorsun?
Devran: Arif, Zeki daha şoku atlatamadan Aşık oldu oğlan... Sevme denir mi?
Devran: Demem kıyamam sıpama.. Uzağa da gitmiyor ama...
Devran içli bir nefes aldı. Ağlamamak için zor duruyordu. Yaşanılan herşey Devran içine yeni yeni koymaya başlamıştı. Aziz'in artık onların dışında da bir hayatı olucaktı..
En önemlisi mutlu olucağını biliyordu... Bir baba daha ne isterdi!
Elif: Şu halini görse kahrolur, şu kuşumuz çok mutlu, yakında kucağımıza torun bırakınca asıl sen unutma oğlumu!
Devran: Ya Elifim niye hatırlatıyorsun ama... Şimdi o Ejder... Tövbe... Kalk yatalım...
Elif: Sen kimin koynundasın kocam? Herkes sevdiği ile çok şükür...
Bölüm Sonu....
Yeni bölümde görüşmek üzere ✌