İçeriğe geç

Boksör Kekom Bxİ

Bölüm 28 · 5 dk okuma

Boksör Kekom Bxİ

Bölüm 28

B. 28

Eminim, varlığım, yokluğum kadar fark edilmez! Yavrum!

Ejder çok bozulsada hak verdi sevdiğine. En azından gelmişti, şimdi belliki çok süründüdüceti.

Sen ne nasıl dersen o öyle gülüm, geldin ya çok şükür. Şimdilik bu bana yeter.

Ejder uzaklaştığında Aziz keyifle arkasına yaslanmıştı.

Sen daha dur daha dur Ejderim.... Bunlar iyi günlerin.....

Sen daha çok çekeceksin!

------------------

Medya gelecekten bir kesit❤❤

Nikah kıyıldıktan sonra eğlence başlamıştı. Masada hoş bir sohbet dönüyor, iki aile samiyeti ilerletiyordu.

Bir ara Esat bey Devran ve Akif'i sigara içmek için dışarı davet etti. Devran içmesene fırsatı kaçırmadı.

Esat: Arif çok şanslısın kardeşim! Hem oğluna kavuştun , hemde aşkı buldun yeniden...

Arif: Öyle oldu Esat abi, hayırlısı ile oğlanın mürüvvetinide görürsem deyime keyfime...

Devran: Arifim başım çok kalabalıktı, Azizimin yanında açmak istemedim konuyu Esat kardeşim yabancı değil.

Esat: Tabi değilim rahat olun lütfen.

Arif: kötü bir şey mi abim?

Devran: Yok yok oğlanı haftaya İzmir'den eski bir ahbabımın oğlu istemeye gelmek için aradı da...

Devran: Sana danışmadan Buyrun yada olmaz demek uygun değil. İyi çocuk avukat çıktı işi mesleği elinde...

Arif: kısmet abi bu işler, Aziz ne düşünür? Bildiğim bir sevgililik var ama ciddiler mi?

Esat: Ciddi .... yani ciddiyiz aman oğlan ciddi. Kusura bakmayın, biraz bu hafta ufak sıkıntılar olmuş aralarında ama....

Devran: Esat kardeşim, bak sen şimdi yabancımız değilsin. Oğlun büyük eşeklik etmiş. Burnu iyi bir sürtmeli.

Esat: Sonunda Aziz oğlumu damadım yapacaksa burnunu bile kurabilirsiniz. Ayırmayın koçumu sevdiğinden gerisine razıyım.

Arif: Esat abimde bizden yana olduğuna göre...

Devran: Bir ara gelip istiyecem senin oğlanı Esat ahdım var, haberin olsun.

Esat: Olur Devran kardeşim, beklerim....

Arif: o vakit plan şöyle......

Esat yüzü düşmüş bir şekilde girdi oturdu masaya... Ejder yanına sokulup sordu.

Babam canını sıkacak bişi mi oldu? Bu ne surat.

Esat: Oğlum, haftaya Aziz'i istemeye geleceklermiş.

Kim kim cesaret edebilir lan benim sevdiğimi istemeye!

Esat: Şişşttt sessiz ol! Devranların bir ahbabının oğlu, çok kırmışsın oğlanı ailesinde haklı hayırlısı ile istiycekler dedi adam bişi diyemedim.

Azizim Azizim ne demiş babam? Kabul etti deme ölürüm.

Esat:Yok o bilmiyor yarın akşam diyecekler. Rica ettim senin için bir gün müddet verdiler.

Yarın hastaneye koşarım, bu gecede usul usul yanaşmam şart. Anam anam yardım eder baba bana....

Annem kulun köpeğin olayım dans et benle. Babamda Azizimi kaldırır eş değişiriz nolur sevdiğim gelin olup gidecek yoksa....

Peyami: Hih ağzından yel alsın be.. kimse benim damadımı alamaz. Tamam yakışıklım kalkalım. İlkin baban kaldırsın dansa yoksa kalkmaz.

İşte benim annem be! Baba Allah'ına gurban hayde....

Ejder müzik işini halledip babasına işareti çakmış. İşareti alan Esat kalkıp Arif ve devrandan izin alarak Azize yöneldi.

Esat: Aziz oğlum, bu yaşlı adama bu dansı lütfedip mutlu eder misin?

Tabiki Esat abi... bu kadar yakışıklı bir adamı Peyami abim bana emanet ederse memnuniyetle dans ederim.

Peyami: Verdiğim gibi sağlam isterim oğlum...

Masada gülüşmeler eşliğinde dans pistine çıktılar.

Bir süre sonra Peyami ve Ejder de pisteki yerlerini almışlardı. Usul usul yanaştı Aziz'e....

Babacım eşlerimizi değişelim mi?

Esat: Bende eşimi özlemiştim, al bakalım seninkini ver benimkini.

Esat abi tuzak bu ama....

Peyami: Hak etmiyor, hak etmiyoruz ama kırma bizi.

Olurmu o nasıl laf... Gel bakalım Ejder Bey.

Ejder Azîzi kolları arasına aldığında, yeniden içini bir huzur kapladı. Kokusunu içine çekiyordu.

Çok özledim gülüm, konumu, tenini öpüşünü çok özledim...

Hiç belli değildi, özellikle bu hafta!

Çok pişmanım sevgilim. Şey sevgilimsin dimi terk etmedin beni? Terk etme gülüm nolur!

Şişşt sessiz ol öküz! Cümle aleme malzeme mi olalım!

Offf sevgilin miyim? Tüm hafta bunu sorgulattın bana!

Yavrum, kekliğim, güzelim.... Korkuttu it beni... Ârif abinin baban olduğu konuşuluyordu senin için zor bir süreçti.

O it dediki kendini onun yerine koy, sevdiği için mi minnet duygusu ile mi yanında olduğuna karar versin dedi.

Minnet ne alaka Ejder! Mal mısın sen? Minnet için mi seviştim seninle bu mu!

Tamam gülüm gitme kurban olayım gitme! Haklısın korktum korktum!

Çok aşığım sana oğlum! Ödüm kopuyor kaybetme fikri bile aklımı oynattırıyor.

Bahane mi sana göre evet. Beni haklı çıkartmaz! Ama aptallığımı salaklığı mı gör, merhamet et gülüm.

Bakıcaz artık sevgilim. Öyle kolay değil haberin olsun! Daha yeni başlıyorsun sürünmeye....

Ha keyfin bilir, yeter bu kadar çekemem dersen yolumuza bakalım!

Kimse kimsenin kısmetine mani olmasın!

O o nedemek gülüm? Kısmet filan? Benimsin kimse seni alamaz o nu bir bilde!

Ha beklemekse, ömür boyu süründür gıkım çıkmaz. Benim olduğunu biliyim, bilsinler istediğini yap yavrum.

Tamam.... Şimdi gidiyim babamlar seni dövmeden olur mu sevgilim?

Lan bilerek bilerek yapıyorsun bu cilveli konuşmayi ahhh ulan Azîz ah!

Yooo hiçte bile, öyle yapmıyorum!

Tüm bu konuşmayı Ejderin kulağına nefesini vererek, tane tane eli ensesindeki saçlara minik minik temas ederek kuruyordu.

Git yavrum git... Yoksa hiç iyi şeyler olmayacak! Bende lavaboda artık sağ elime kuvvetleri!

Yuh! Buna da kalkmaz artık! Cidden mi?

Ne o yardım mı ediceksin güzelim?

Ejder.....!!!!!!

Şaka lan valla şaka kalkmayı henüz!

Azizle masaya oturduklarında Ejderin yüzü gülüyordu.

Zeki: Şu kuşum, hemen gevşeme bakım! Bütün plan boşa çıkıcak abi bu çocuk aynı Arif'im.....

Arif: Neden kötü bişimi bana benzemesi oğlumun, aşkolsun güzelim.

Zeki: asma yüzünü sevgilim, duygusal oğlumuz, aynı babası gibi hiç kötü olur mu?

Arif: yavrum, gece kucağımda tekrar anlat bunları, şimdi tam anlamadım...

Göz kırptı Zeki'ye... Kıpkırmızı olmuştu duydukları ile ve heyecan vardı birde gece yaşayacaklarına...

Devran: haftaya alın gününüzü kıyalım nikahınızı... Böyle kırarıp bozarıp ikinciyi yapar bunlar!

Elif: İlahi Devranım... Fenamı tırundan önce antiraman olur hepimize...

Yaaaa yenge annem ama.... Akılllarına niye sonuyorsun ki! Tek çocuk olucam ben istemiyorum!

Arif üzgün baktı oğluna...

Arif: Senin hiç bir anın da yoktum, belki yeni bir bebek telafi lansım olurdu ama oğlum ne derse o... Senin mutluluğun herkesten her şeyden önemli.

Baba, ben şaka yapıyorum. Çok özür dilerim, hiç bu açıdan bakmadım... Nolur affet beni...

Kucağına çıkıp, boynunu öptü özlemle...

Babam hadi gel karşılıklı ankara havası oynayalım mı?

Arif: Yemin iç....

Yemin... Kalbini sevdiğim yemin!

Karşılıklı baba oğul döktürdüler, masada onları keyifle izleyen aileleride bir süre sonra onlara katıldı...

Bölüm Sonu.......

Aile herşeydi.... Hele ki sevip, seviliyorsan.....

Yeni bölüde görüşmek üzere ✌

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.