İçeriğe geç

Boksör Kekom Bxİ

Bölüm 22 · 4 dk okuma

Boksör Kekom Bxİ

Bölüm 22

B. 22

Zeki: Su kuşum hadi oğluşum kalk...

Yenge annem çok güzel bir rüya görüyorum... nolur bırak devam edeyim... Annemke babamla uyuyorum nolur....

Zeki: Bebeğim.... rüya değilki bak babanın koynundasın.

Aziz gözlerini açtığında heyecanla tekrar kapattı...

baba... babam...

Arif: Hıh söyle oğlum... uyanıyım ne istersen yaparım.

Öp baba çok öp her yıl için her gün için binlerce kez öp beni....

_______________________________________

Odada öpücük sesleri yükseliyordu. Arif'in gözünden bir kaç damla yaş düştü.

Ağlamak yok artık, hep beraber gülücek bu aile!

Elif: Su kuşum, hadi uyan işe geç kalma!

Uyandık uyandık güzelim..... Günaydın komuta... nım!

Anne sen şimdi nesin? Necisin? Hih gidicek misin? Hayır gitme! Baba izin verme bak gitmesin! Gidecektin madem niye geldin?

Arif'in elleri oğlunun ağzını kapatıyordu.

Arif: Yavrum bu aynı ben! Sus la bir motorun soğusun! Yok gitme filan!

Aziz başını olumlu anlamda salladı. Gözlerini Zeki'ye dikti ve bekledi.

Zeki: işin teferruat kısmını es geçiyorum. İstihbaratta önemli bir mevkideyim. Sorun şu kimse benim yaşadığımı bilmiyor. Sizin dışınızda.....

Anne gitme.... valla başka hiç bişi umrumda değil.

Koşarak sarıldı oğlu.... sımsıkı sarıldı, gitmesinden korkarak.

Zeki: uzun uzun anlatırım. Şimdi Devranım kapıyı kırar hadi diye!

Derken ses geldi;

Devran: Hadi len eşek ve sıpası acıktım.

Kahvaltıda bir birlerini kızdırıp, şakalaştılar. Kısaca Zeki'nin adı Tuna olmuş, üst düzey bir askeri personeldi. Mahalledeki herkes onu Arif'in nişanlısı olarak bilecekti.

Zeki: Azizim, şimdi git akşam konuluruz Bitanem. Gözüm üstünde zaten, hadi oğlum.

Tamam görüşürüz iki katı olan ebeveyn ordum. Öpüyorum hepinizi.....

Herkes işine dağıldığında, Elif evde tek kalmıştı. En güçlü duran oydu, herşeyi içinde yaşardı belli etmezdi.

Kalkıp bir Türk kahvesi yaptı kendine... neredeyse öğlen olmuştu. Eskiden olsa Aziz yemekte ne yediğini bile anlatmak için arardı onu... iç çekti... kapı çalınca kapıya gitti.

Güzelim... süpriz! Ya süpriz değil yemekte kapuska vardı öğğ o ne ya, dedimki anişim yumurta kırsa yerim.

Bir sonraki seansım 2 de dedim annemin koyuna....

Elif göz yaşları ile ağlıyordu. Oğlunun boynuna sarılıp şiddetli bir ağlamaya geçti. Aziz korkmuştu.

Anne... annem neyin var? Bir yerin mi ağrıyor? Ben ben mi üzdüm? Ağlama güzelim nolur ağlama....

Biraz sakinleşince mutfaktan su alıp masaya oturdu. Gözü yerdeydi....

Elif: Çok korktum, benden gidersin... bencilce çok mutluyum sen Zekime konuştun. Azizim... artık annen var ... ben....

Aziz masadan kalkıp önünde diz çöküntü. İki elini avuçlarının içine aldı öptü uzun uzun...

Kalbini açsam, Devranımla kendimi bulurum dimi?

Elif: o nasıl soru şaşkın.... kalbim sizsiniz.

Anne, kalbindesin giden gelen kimse oradaki yerini değiştiremez!

Sen bile..... çok seviyorum seni... kovsan bile gitmem o kalp benim...

Elif: Canım Canım oğlum.....!

Açım kadın! Doyur beni.....

İkiside kahkaha ile gülüyordu....

Elif: Küçük Devranım.....

Yemeğini yemiş işe dönmüştü Aziz. Bugün yeni ekiple bir kaynaşma olmuştu. Ortopedist Yasin'le çok iyi anlaşmışlardı.

Yasin oldukça yakışıklı bir adamdı. Aziz fark etmesede Yasin ,ondan oldukça hoşlanmıştı.

Yasin: Çıkışta işin yoksa sana yemek ısmarlıyım?

Aziz evde bekleyenlerini düşünüp teklifi kibarca red etmişti.

Yasin: o zaman şu köşede bir çay içelim hastanede bunaldım, bende yeniyim bu şehirde sende...

Haklısın, yemek için sözüm olsun. Bir çaydan vakit kaybetmem içelim doktor!

İkiside gülerek hazırlanıp yürümeye başladılar. Yürürken araçların arasından geçiyorlardı Yasin Aziz'in ilk kolundan çekilip yönlendirdi.

Durumu çokta umursamamıştı Aziz. Bir motorsikleti aniden önünden geçince Yasin oğlanı hızla belinden çekti.

Göğüsleri çarpışıp birleşmişti. Yasin oğlana tatlı tatlı bakıyordu, daha ne olduğunu anlamadan Aziz bir el tarafından çekilip başka bir göğüse yaslandı.

Tanıdık koku ile Ejderin olduğun anlaması uzun sürmedi.

Hayırdır Aga? Bu ne samimiyet?

Yasin: Sana mı sorucam, arkadaşıma sarılırken?

Sarılmak derken ? Şişttt kime sarılıyorsun kime?

Sarılmak Yok sevdiğim! Motor çarpacaktı sağolsun Yasin Çektide ....

Yasin: Kim bu kıro maço Azizcim?

Gel gardaş tanışalım, gel ağzınla yüzün yer değiştirsin öğrenirsin!

Yasin: Bu kıro ile bir işinin olduğunu düşünmek bile istemiyorum Azizcim!

Şimdi Aziz sinirlenmişti. Elini Ejderin göğsüne yaslayıp durdurdu onu.

Birincisi Aziz! Adım bu! İkincisi Yasin Bey Kimseye hesap vermem hele size hiç.

Üçüncü ve en önemlisi ise; haddinizi bilin kimse benim Müstakbel kocamla bu şekilde konuşamaz!

Yasin: Ben şaşırdım çok üzgünüm Azizcim beni yanlış anladın!

Aziz! Adım sizin için bu aitlik eki kullanacak bir samimiyette asla olamayız! Sanırım siz beni yanlış algıladınız.

Aşkım gidelim mi? Çok acıktım.

Gidelim gülüm emret uçalım!

Yasin: Allah'ın kırosu!

İşte bu bardağı taşıran son damla olmuştu. Yasin yüzüne yediği yumrukla yerde iki seksen uzanıyordu.

Ejder bir sevgilisine birde yerdeki ite baka kalmıştı. Aziz ise acıyan elini ovuyordu.

Seni uyardım kardeş! Kimse benim sevdiğimi aşağılamaya çalışamaz! İzin vermem! Şimdi siktir git!

Yavrum bakim eline... ben çakardım sen niye yoruluyorsun?

Aşkım, sen ben mi var? İlk kime denk gelirse. Arabayla mı geldin?

Yok gülüm, taksiye bindim seninki kalmasın burda diye. Hadi gidelim mi?

Gidelim aşkım. Ejderim...

He kekliğim?

Bana güvenip arıza çıkartmadığın için teşekkür ederim.

Gülüm, gördüğüme değil kalbime kalbine inanırımda çokta şey etmeyelim beni...

Kekoların en hası bu çok seviyorum seni adam.

Arabada sev, evde sev yolda sevme yavrum! Malum çoşuyorum rezil olmayalım.

Aziz'in gözü aşağıya katınca önüne geçti sevgilisinin.

Yuh yuh bunada kaldırmazsın be ....

Boynunu öptü Ejderi, eğilip konuştu.

Sen nefes al ver bu kalkar gülüm, zaafı sana....

Sapık!

Bende seni yavrum bende seni.....

Bölüm Sonu......

Yeni bölümde görüşürüz ✌️

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.