Aziz'den
Yorgunluktan bitmiş bir halde gelmiştik... İzmir'in rengarenk hayatından Ankara'nın gri bürokrasine....
Göreve başlamama 2 hafta vardı tanışır kaynaşırdık Ankara'yla....
Elif: Günaydın su kuşum....
Günaydın ....Yengelerin birtanesi...
Devran: Bana günaydın yok mu? Sıpa?
Günaydın konserim.....
Devran:Adamlar 1 saate gelirler hadi gelin güzellerim şurdaki pastanede kahvaltı yapalım....
Valla mı? Kurt gibi açım ha!
Elif: oğlum yol boyu yedin nerene yiyorsun bilmem bir deri bir kemik...
Kas onlar bak kas....
Devran: Hadi .... aşkım sırtına hırka al, sende sıpa Ankara'nın sabah ayazı yaz kış serttir, çarpar....
Bak bak karısına aşkım, böceğim.... bana sıpa!
Devran: sanada aşkım diyim mi oğlum?
Iğyy yok sıpa uygun ordan devam lütfen....
Pastane küçük ama şirin bir yerdi. Klasik mahalle pastanesi girerken pastanenin Sahibi çok incelemişti 3 lüyü....
Arif:Hoş geldiniz, ne alırdınız?
Devran: hoş bulduk... üç çay simit ve poğça lütfen...
Arif: Tabi hemen...
Çaylar simitler yenirken Devran adamın bakışlarından rahatsız olmaya başlamıştı...Azize bakıyordu...
Devran: pardon bir kisıkıntı mı var acaba?
Arif: çok pardon kardeşim, birine çok benzettim de... bizim mahalleden çocukluktan... kusuruma bakma!
Amcam da bu mahallede doğmuş, belkide doğru kişiye benzettiniz...
Arif: öylemi hoş geldin tekrardan evine kardeş... yok benim arkadaş şehit oldu seni Zeki ye çok benzettim....
Zeki kardeşimdi... allah rahmet eylesin... Devran ben...
Arif: Vay Devran hatırladın mı bilmem Arif ben, babam işletirdi önceden burayı....
Devran: Arif kardeşim vay be hiç yaşlanmamışsın hala taş taş...
Arif: Taşlığımız mı kalmış Devranım... hoş gelmişsin yenge sende... oğlum....
Devranın telefonu çalınca ayaklandılar... kamyon gelmişti... hesabı almayan Arife kısa bir teşekkür edip eve doğru adımladılar...
Arif: Vay be Zekim oğlun aynı sen... gençliğin...

Off ev çok iyi yalnız...
Elif: Amcan tadilata soktu biz gelmeden... sana babanın odasını verelim olur mu su kuşum?
Harbi mi? Hangi oda hangisi onun?
Devran: koşma lan sakatlanacaksın!
Elif:Sağdaki ilk oda....
Babam ben geldim.... bundan Sonra anılarının olduğu bir odadayım, yeniden ......
Devran:Aziz araban gelmiş git uygun bir yere park et, kamyon çıksın alırız kapının önüne...
Anahtarları kapıp park yeri ararken Arife seslendi Aziz...
Arif abi nereye park etsem uygun olur? Kimsenin kapısını kapatmayayım....
Arif: getir koy benim yan tarafta sıkıntı olmaz koçum...
Eyvah abim....
Aziz'in arabası orta sınıf iyi bir arabaydı... arabayı park edip inicekken karşıdan 4 kişi geliyordu konuşa konuşa...
Hakan:Oooo mahallemize zengin bebesi düşmüş...
Diğerleri bu lafa gülerken, Aziz sabır çekmiş arabayı kapatırken...
Hakan: bak hele triplere gel... hayırdır bebe zoruna mı gitti?
Bana mı dedin?
Hakan: he sana dedim...
Sen hep böyle hoş geldin mi dersin mahalleye taşınanlara?
Hakan:Adam! Olana göre değişir değişik!
Ya hadi yolunuza gidin sabah sabah!
Hakan bir anda yakasına yapıştı Aziz'in... boynundaki künye şıkırdayınca pis pis sırıtmaya başladı...
Hakan: pardon dıştan fark edilmiyor! Manitası askerde bebenin hadi git güzelim...
Lan sen kime güzelim diyorsun? Ağzına tükürülüğümün yavşağı!
Hakan tam vurucakken Akif çıktı dükkandan.
Akif Aziz oğlum tanışmışsın bizim gençlerle...
Hakan: tam tanışamadık Akif abim tanışıcam ben seninle piç...
Lan... tanışırız kardeş.....
Hakan: o güzel götünü koru yakında göreceğiz....
Aziz öfke ile eve döndü... adamlar taşıyor, yerleştiriyordu.... 5-6 saatin sonunda duş almış kendini yatağa atmıştı...
Kapısı çalınınca dirseklerin üstünde doğruldu yataktan...
Devran:Hadi makarna yaptı Yengen... sonra yatarsın.... Aziz ben iki güne işe başlatıyorum...
Hayırlı olsun amcam....
Devran : zevzeklik etme... Aziz burası İzmir'e benzemez.. kavgası sert, silahlı olur.. aman diyorum sıpam... uslu uslu git gel işine...
Amca bulaşmayana niye bulaşayım? Ben kendimi korurum...
Devran: Bende onu diyorum, bulaşma koruduğunda kudurup daha kalabalık saldırırlar...
Dayak ye diyorsun... hımm olmaz amcam çok kızıyor...
Hızlıca öptü yanağından koşarak indi merdivenleri...
Devran: yavaş yavaş kime diyorum....?sıpa...
Aradan iki gün geçmişti.. Devran bugün polis merkezinde işe başlamıştı...
Elif:Su kuşum... yumurta bitmiş gidip alırmısın marketten ıslak kek yapıcam...
Koştum, uçtum yokum gittim bile....
Marketten çıkıp köşeyi döndüğünde Aziz'i bir süpriz bekliyordu...
Hakan ve 3 kişi daha....
Hakan: gökte ararken yerde bulduk seni bebe... çok korktunda çıkamadın mı evden?
İşine git bulaşma bana.....
Hakan: o yavşak lafını yemeden hayatta bırakmam...
Tek götün yememiş, bunlara mı güveniyorsun yavşak....
Fitili ateşlemişti... diğerlerini savuşturmak için vursada Hakan'a acımayı düşünmüyordu... Hakan da boş değildi...
Karşılıklı kaş patlatıp ekip otosunda oturur buldular kendilerini....
Polis: Hakan bok var gününü buldun kavganın... salamam diyim...
Hakan: arkası mı sağlam bu piçin?
Lan doğru konuş sikerim belanı..
Polis: rahat durun lan yeni başkomiser geldi bugün atarım nezarete...
Siktir.... bittim ben...
Polis: ne oldu ne suça karıştın kim bilir? Kışkırtın tabi... çok iyi bilirim sizin gibileri ben.. alırız ifadeni...
Polis: başkomiser... küçük bir kavga olmuştu....
Devran öfke ile bakıyordu polise, Azize ise bıkkınlıkla...
Devran: nasıl oluyormuş bu tipler burda?
Polis: şımarık aile terbiyesi almamış zengin piçi...
Off o sonrakini demeydin iyiydi abi...
Polis: sana mı sorucam it...
Aziz ağzını açıcaktıki künyesinin olmadığını fark etti...
Yok yok nerde? Nereye düştü? Yok yok....
Devran panik olan oğlana baktı....
Polis: hap krizimi lan it....
Devran memuru duvara yapıştırdı....
Devran: memuriyetimi de yakarım seni gebertirim şerefsiz... şehit oğluna piç dedin! Yetmedi yetiştirdiğim çocuğa hakaret ettin,ettirmem lan!
Karakoldaki herkes şaşkınlıkla yeni başkomisere bakıyordu...
Yok yok kaybettim.... emanetine sahip çıkamadım çıkamadım Yok künyem yok! Bul bulalım nolur amca tek tek hatıramı bulalım...
Hakan ve diğerleri mahcubiyetle yere bakıyorlardı....
Devran: Aziz oğlum sakin... nerde kavga ettiniz orda düşmüştür...
Aziz Hakan'a öyle üzgün öyle perişan baktı ki...
Hakan; yer yarılsada içine düşsün istedi... hemen abisini arayıp durumu anlattı.. mahallenin gençleri 10 dakika Sonra künye ile geldiler karakola...
Aziz ağlamaktan perişan haldeydi...
Hakan:Yaptığımızın affı özrü bu olamaz ama kusura bakma kardeş... al
Babammm......!
Devran dahil olaya şahit olan herkesin boğazında bir şişlik ...
o tek kelime....
herşey yerine konuyordu gidenin yerinde koca bir boşluk kalıyordu.....
Bölüm Sonu........
Nasıl gidiyor gençler?
Yeni bölümde görüşmek üzere 👋
Aziz'den
Yorgunluktan bitmiş bir halde gelmiştik... İzmir'in rengarenk hayatından Ankara'nın gri bürokrasine....
Göreve başlamama 2 hafta vardı tanışır kaynaşırdık Ankara'yla....
Elif: Günaydın su kuşum....
Günaydın ....Yengelerin birtanesi...
Devran: Bana günaydın yok mu? Sıpa?
Günaydın konserim.....
Devran:Adamlar 1 saate gelirler hadi gelin güzellerim şurdaki pastanede kahvaltı yapalım....
Valla mı? Kurt gibi açım ha!
Elif: oğlum yol boyu yedin nerene yiyorsun bilmem bir deri bir kemik...
Kas onlar bak kas....
Devran: Hadi .... aşkım sırtına hırka al, sende sıpa Ankara'nın sabah ayazı yaz kış serttir, çarpar....
Bak bak karısına aşkım, böceğim.... bana sıpa!
Devran: sanada aşkım diyim mi oğlum?
Iğyy yok sıpa uygun ordan devam lütfen....
Pastane küçük ama şirin bir yerdi. Klasik mahalle pastanesi girerken pastanenin Sahibi çok incelemişti 3 lüyü....
Arif:Hoş geldiniz, ne alırdınız?
Devran: hoş bulduk... üç çay simit ve poğça lütfen...
Arif: Tabi hemen...
Çaylar simitler yenirken Devran adamın bakışlarından rahatsız olmaya başlamıştı...Azize bakıyordu...
Devran: pardon bir kisıkıntı mı var acaba?
Arif: çok pardon kardeşim, birine çok benzettim de... bizim mahalleden çocukluktan... kusuruma bakma!
Amcam da bu mahallede doğmuş, belkide doğru kişiye benzettiniz...
Arif: öylemi hoş geldin tekrardan evine kardeş... yok benim arkadaş şehit oldu seni Zeki ye çok benzettim....
Zeki kardeşimdi... allah rahmet eylesin... Devran ben...
Arif: Vay Devran hatırladın mı bilmem Arif ben, babam işletirdi önceden burayı....
Devran: Arif kardeşim vay be hiç yaşlanmamışsın hala taş taş...
Arif: Taşlığımız mı kalmış Devranım... hoş gelmişsin yenge sende... oğlum....
Devranın telefonu çalınca ayaklandılar... kamyon gelmişti... hesabı almayan Arife kısa bir teşekkür edip eve doğru adımladılar...
Arif: Vay be Zekim oğlun aynı sen... gençliğin...

Off ev çok iyi yalnız...
Elif: Amcan tadilata soktu biz gelmeden... sana babanın odasını verelim olur mu su kuşum?
Harbi mi? Hangi oda hangisi onun?
Devran: koşma lan sakatlanacaksın!
Elif:Sağdaki ilk oda....
Babam ben geldim.... bundan Sonra anılarının olduğu bir odadayım, yeniden ......
Devran:Aziz araban gelmiş git uygun bir yere park et, kamyon çıksın alırız kapının önüne...
Anahtarları kapıp park yeri ararken Arife seslendi Aziz...
Arif abi nereye park etsem uygun olur? Kimsenin kapısını kapatmayayım....
Arif: getir koy benim yan tarafta sıkıntı olmaz koçum...
Eyvah abim....
Aziz'in arabası orta sınıf iyi bir arabaydı... arabayı park edip inicekken karşıdan 4 kişi geliyordu konuşa konuşa...
Hakan:Oooo mahallemize zengin bebesi düşmüş...
Diğerleri bu lafa gülerken, Aziz sabır çekmiş arabayı kapatırken...
Hakan: bak hele triplere gel... hayırdır bebe zoruna mı gitti?
Bana mı dedin?
Hakan: he sana dedim...
Sen hep böyle hoş geldin mi dersin mahalleye taşınanlara?
Hakan:Adam! Olana göre değişir değişik!
Ya hadi yolunuza gidin sabah sabah!
Hakan bir anda yakasına yapıştı Aziz'in... boynundaki künye şıkırdayınca pis pis sırıtmaya başladı...
Hakan: pardon dıştan fark edilmiyor! Manitası askerde bebenin hadi git güzelim...
Lan sen kime güzelim diyorsun? Ağzına tükürülüğümün yavşağı!
Hakan tam vurucakken Akif çıktı dükkandan.
Akif Aziz oğlum tanışmışsın bizim gençlerle...
Hakan: tam tanışamadık Akif abim tanışıcam ben seninle piç...
Lan... tanışırız kardeş.....
Hakan: o güzel götünü koru yakında göreceğiz....
Aziz öfke ile eve döndü... adamlar taşıyor, yerleştiriyordu.... 5-6 saatin sonunda duş almış kendini yatağa atmıştı...
Kapısı çalınınca dirseklerin üstünde doğruldu yataktan...
Devran:Hadi makarna yaptı Yengen... sonra yatarsın.... Aziz ben iki güne işe başlatıyorum...
Hayırlı olsun amcam....
Devran : zevzeklik etme... Aziz burası İzmir'e benzemez.. kavgası sert, silahlı olur.. aman diyorum sıpam... uslu uslu git gel işine...
Amca bulaşmayana niye bulaşayım? Ben kendimi korurum...
Devran: Bende onu diyorum, bulaşma koruduğunda kudurup daha kalabalık saldırırlar...
Dayak ye diyorsun... hımm olmaz amcam çok kızıyor...
Hızlıca öptü yanağından koşarak indi merdivenleri...
Devran: yavaş yavaş kime diyorum....?sıpa...
Aradan iki gün geçmişti.. Devran bugün polis merkezinde işe başlamıştı...
Elif:Su kuşum... yumurta bitmiş gidip alırmısın marketten ıslak kek yapıcam...
Koştum, uçtum yokum gittim bile....
Marketten çıkıp köşeyi döndüğünde Aziz'i bir süpriz bekliyordu...
Hakan ve 3 kişi daha....
Hakan: gökte ararken yerde bulduk seni bebe... çok korktunda çıkamadın mı evden?
İşine git bulaşma bana.....
Hakan: o yavşak lafını yemeden hayatta bırakmam...
Tek götün yememiş, bunlara mı güveniyorsun yavşak....
Fitili ateşlemişti... diğerlerini savuşturmak için vursada Hakan'a acımayı düşünmüyordu... Hakan da boş değildi...
Karşılıklı kaş patlatıp ekip otosunda oturur buldular kendilerini....
Polis: Hakan bok var gününü buldun kavganın... salamam diyim...
Hakan: arkası mı sağlam bu piçin?
Lan doğru konuş sikerim belanı..
Polis: rahat durun lan yeni başkomiser geldi bugün atarım nezarete...
Siktir.... bittim ben...
Polis: ne oldu ne suça karıştın kim bilir? Kışkırtın tabi... çok iyi bilirim sizin gibileri ben.. alırız ifadeni...
Polis: başkomiser... küçük bir kavga olmuştu....
Devran öfke ile bakıyordu polise, Azize ise bıkkınlıkla...
Devran: nasıl oluyormuş bu tipler burda?
Polis: şımarık aile terbiyesi almamış zengin piçi...
Off o sonrakini demeydin iyiydi abi...
Polis: sana mı sorucam it...
Aziz ağzını açıcaktıki künyesinin olmadığını fark etti...
Yok yok nerde? Nereye düştü? Yok yok....
Devran panik olan oğlana baktı....
Polis: hap krizimi lan it....
Devran memuru duvara yapıştırdı....
Devran: memuriyetimi de yakarım seni gebertirim şerefsiz... şehit oğluna piç dedin! Yetmedi yetiştirdiğim çocuğa hakaret ettin,ettirmem lan!
Karakoldaki herkes şaşkınlıkla yeni başkomisere bakıyordu...
Yok yok kaybettim.... emanetine sahip çıkamadım çıkamadım Yok künyem yok! Bul bulalım nolur amca tek tek hatıramı bulalım...
Hakan ve diğerleri mahcubiyetle yere bakıyorlardı....
Devran: Aziz oğlum sakin... nerde kavga ettiniz orda düşmüştür...
Aziz Hakan'a öyle üzgün öyle perişan baktı ki...
Hakan; yer yarılsada içine düşsün istedi... hemen abisini arayıp durumu anlattı.. mahallenin gençleri 10 dakika Sonra künye ile geldiler karakola...
Aziz ağlamaktan perişan haldeydi...
Hakan:Yaptığımızın affı özrü bu olamaz ama kusura bakma kardeş... al
Babammm......!
Devran dahil olaya şahit olan herkesin boğazında bir şişlik ...
o tek kelime....
herşey yerine konuyordu gidenin yerinde koca bir boşluk kalıyordu.....
Bölüm Sonu........
Nasıl gidiyor gençler?
Yeni bölümde görüşmek üzere 👋
Aziz'den
Yorgunluktan bitmiş bir halde gelmiştik... İzmir'in rengarenk hayatından Ankara'nın gri bürokrasine....
Göreve başlamama 2 hafta vardı tanışır kaynaşırdık Ankara'yla....
Elif: Günaydın su kuşum....
Günaydın ....Yengelerin birtanesi...
Devran: Bana günaydın yok mu? Sıpa?
Günaydın konserim.....
Devran:Adamlar 1 saate gelirler hadi gelin güzellerim şurdaki pastanede kahvaltı yapalım....
Valla mı? Kurt gibi açım ha!
Elif: oğlum yol boyu yedin nerene yiyorsun bilmem bir deri bir kemik...
Kas onlar bak kas....
Devran: Hadi .... aşkım sırtına hırka al, sende sıpa Ankara'nın sabah ayazı yaz kış serttir, çarpar....
Bak bak karısına aşkım, böceğim.... bana sıpa!
Devran: sanada aşkım diyim mi oğlum?
Iğyy yok sıpa uygun ordan devam lütfen....
Pastane küçük ama şirin bir yerdi. Klasik mahalle pastanesi girerken pastanenin Sahibi çok incelemişti 3 lüyü....
Arif:Hoş geldiniz, ne alırdınız?
Devran: hoş bulduk... üç çay simit ve poğça lütfen...
Arif: Tabi hemen...
Çaylar simitler yenirken Devran adamın bakışlarından rahatsız olmaya başlamıştı...Azize bakıyordu...
Devran: pardon bir kisıkıntı mı var acaba?
Arif: çok pardon kardeşim, birine çok benzettim de... bizim mahalleden çocukluktan... kusuruma bakma!
Amcam da bu mahallede doğmuş, belkide doğru kişiye benzettiniz...
Arif: öylemi hoş geldin tekrardan evine kardeş... yok benim arkadaş şehit oldu seni Zeki ye çok benzettim....
Zeki kardeşimdi... allah rahmet eylesin... Devran ben...
Arif: Vay Devran hatırladın mı bilmem Arif ben, babam işletirdi önceden burayı....
Devran: Arif kardeşim vay be hiç yaşlanmamışsın hala taş taş...
Arif: Taşlığımız mı kalmış Devranım... hoş gelmişsin yenge sende... oğlum....
Devranın telefonu çalınca ayaklandılar... kamyon gelmişti... hesabı almayan Arife kısa bir teşekkür edip eve doğru adımladılar...
Arif: Vay be Zekim oğlun aynı sen... gençliğin...

Off ev çok iyi yalnız...
Elif: Amcan tadilata soktu biz gelmeden... sana babanın odasını verelim olur mu su kuşum?
Harbi mi? Hangi oda hangisi onun?
Devran: koşma lan sakatlanacaksın!
Elif:Sağdaki ilk oda....
Babam ben geldim.... bundan Sonra anılarının olduğu bir odadayım, yeniden ......
Devran:Aziz araban gelmiş git uygun bir yere park et, kamyon çıksın alırız kapının önüne...
Anahtarları kapıp park yeri ararken Arife seslendi Aziz...
Arif abi nereye park etsem uygun olur? Kimsenin kapısını kapatmayayım....
Arif: getir koy benim yan tarafta sıkıntı olmaz koçum...
Eyvah abim....
Aziz'in arabası orta sınıf iyi bir arabaydı... arabayı park edip inicekken karşıdan 4 kişi geliyordu konuşa konuşa...
Hakan:Oooo mahallemize zengin bebesi düşmüş...
Diğerleri bu lafa gülerken, Aziz sabır çekmiş arabayı kapatırken...
Hakan: bak hele triplere gel... hayırdır bebe zoruna mı gitti?
Bana mı dedin?
Hakan: he sana dedim...
Sen hep böyle hoş geldin mi dersin mahalleye taşınanlara?
Hakan:Adam! Olana göre değişir değişik!
Ya hadi yolunuza gidin sabah sabah!
Hakan bir anda yakasına yapıştı Aziz'in... boynundaki künye şıkırdayınca pis pis sırıtmaya başladı...
Hakan: pardon dıştan fark edilmiyor! Manitası askerde bebenin hadi git güzelim...
Lan sen kime güzelim diyorsun? Ağzına tükürülüğümün yavşağı!
Hakan tam vurucakken Akif çıktı dükkandan.
Akif Aziz oğlum tanışmışsın bizim gençlerle...
Hakan: tam tanışamadık Akif abim tanışıcam ben seninle piç...
Lan... tanışırız kardeş.....
Hakan: o güzel götünü koru yakında göreceğiz....
Aziz öfke ile eve döndü... adamlar taşıyor, yerleştiriyordu.... 5-6 saatin sonunda duş almış kendini yatağa atmıştı...
Kapısı çalınınca dirseklerin üstünde doğruldu yataktan...
Devran:Hadi makarna yaptı Yengen... sonra yatarsın.... Aziz ben iki güne işe başlatıyorum...
Hayırlı olsun amcam....
Devran : zevzeklik etme... Aziz burası İzmir'e benzemez.. kavgası sert, silahlı olur.. aman diyorum sıpam... uslu uslu git gel işine...
Amca bulaşmayana niye bulaşayım? Ben kendimi korurum...
Devran: Bende onu diyorum, bulaşma koruduğunda kudurup daha kalabalık saldırırlar...
Dayak ye diyorsun... hımm olmaz amcam çok kızıyor...
Hızlıca öptü yanağından koşarak indi merdivenleri...
Devran: yavaş yavaş kime diyorum....?sıpa...
Aradan iki gün geçmişti.. Devran bugün polis merkezinde işe başlamıştı...
Elif:Su kuşum... yumurta bitmiş gidip alırmısın marketten ıslak kek yapıcam...
Koştum, uçtum yokum gittim bile....
Marketten çıkıp köşeyi döndüğünde Aziz'i bir süpriz bekliyordu...
Hakan ve 3 kişi daha....
Hakan: gökte ararken yerde bulduk seni bebe... çok korktunda çıkamadın mı evden?
İşine git bulaşma bana.....
Hakan: o yavşak lafını yemeden hayatta bırakmam...
Tek götün yememiş, bunlara mı güveniyorsun yavşak....
Fitili ateşlemişti... diğerlerini savuşturmak için vursada Hakan'a acımayı düşünmüyordu... Hakan da boş değildi...
Karşılıklı kaş patlatıp ekip otosunda oturur buldular kendilerini....
Polis: Hakan bok var gününü buldun kavganın... salamam diyim...
Hakan: arkası mı sağlam bu piçin?
Lan doğru konuş sikerim belanı..
Polis: rahat durun lan yeni başkomiser geldi bugün atarım nezarete...
Siktir.... bittim ben...
Polis: ne oldu ne suça karıştın kim bilir? Kışkırtın tabi... çok iyi bilirim sizin gibileri ben.. alırız ifadeni...
Polis: başkomiser... küçük bir kavga olmuştu....
Devran öfke ile bakıyordu polise, Azize ise bıkkınlıkla...
Devran: nasıl oluyormuş bu tipler burda?
Polis: şımarık aile terbiyesi almamış zengin piçi...
Off o sonrakini demeydin iyiydi abi...
Polis: sana mı sorucam it...
Aziz ağzını açıcaktıki künyesinin olmadığını fark etti...
Yok yok nerde? Nereye düştü? Yok yok....
Devran panik olan oğlana baktı....
Polis: hap krizimi lan it....
Devran memuru duvara yapıştırdı....
Devran: memuriyetimi de yakarım seni gebertirim şerefsiz... şehit oğluna piç dedin! Yetmedi yetiştirdiğim çocuğa hakaret ettin,ettirmem lan!
Karakoldaki herkes şaşkınlıkla yeni başkomisere bakıyordu...
Yok yok kaybettim.... emanetine sahip çıkamadım çıkamadım Yok künyem yok! Bul bulalım nolur amca tek tek hatıramı bulalım...
Hakan ve diğerleri mahcubiyetle yere bakıyorlardı....
Devran: Aziz oğlum sakin... nerde kavga ettiniz orda düşmüştür...
Aziz Hakan'a öyle üzgün öyle perişan baktı ki...
Hakan; yer yarılsada içine düşsün istedi... hemen abisini arayıp durumu anlattı.. mahallenin gençleri 10 dakika Sonra künye ile geldiler karakola...
Aziz ağlamaktan perişan haldeydi...
Hakan:Yaptığımızın affı özrü bu olamaz ama kusura bakma kardeş... al
Babammm......!
Devran dahil olaya şahit olan herkesin boğazında bir şişlik ...
o tek kelime....
herşey yerine konuyordu gidenin yerinde koca bir boşluk kalıyordu.....
Bölüm Sonu........
Nasıl gidiyor gençler?
Yeni bölümde görüşmek üzere 👋