Arif:Sen affet beni sevdiğim anlayamadım. Sandımki benden yana o hisler! Oysa korkunu baksam baka bilsem anlardım....
Zeki:Arifim iyikimsin benim... çok sevdim seni halada çok seviyorum.... beni kabul et desem?
Arif: Yemin iç! Bana geldin gitmemek üzere geldin hemde ha?
Zeki:Sana geldim, size geldim evime sana Arif....
Arif: hoş geldin sevdiğim çok hoş geldin.....
———————————————————————-
Büzme kurban olduğum o dudaklarını yerim muah....
Omuz silkmekle yetindi Aziz. Onun geldiğini anlamıştı. Arif babası dünden beri ne aramış ne sormuştu... biliyordu onunlaydı.
Gülüm, kaçınılmaz biliyorsun. O an geldiğinde yüzleş! Şimdiden kafanda yaşama yavrum.
Ejderim....
Hııı...ejderin güzeli söyle!
Beni bırakma!
Ejder şimdi karşısında 10 yaşındaki Aziz'le bakılışıyordu. Güçlü durması gerektiğini düşünen acısı ile yüzleşmekten korkan Aziz'le...
Azizim... şimdi kucağıma gelip istediğin kadar bağıra çağıra ağlıcaksın. Annesini yeni toprağa vermiş o küçük oğlan çocuğu için...
Babasını hiç tanımadan büyümek zorunda kaldığı için, hep hırçın ama güçlü olmak zorunda olduğu için....
Terketilmekten ölümüne korkup hayatına kimseyi almadan büyümek zorunda olan o çocuk için ağla Bebeğim...
İçindeki tüm acıyı dök kurtul! Son olsun göz yaşını görmek canımı yakıyor...
Ve Azizim seni asla bırakmam! Seni çok seviyorum gel kocana.....
Aziz koşarak kucağına çıktı, beline bacaklarını sardı ve önce yavaşça ağlamaya başladı. Kucağındaki sevdiği ile koltuğa oturup ona daha sıkı sarılıp sustu Ejder....
Hıçkıracak, haykırarak, ara ara Sevdiğinin göğsüne vurarak ağladı.. sonunda uyuya kaldı. Ejder oğlanı arka koltuğa koyduğu yastığa yatırdı sırtına inçe bir pike attı..
Evi kapatıp Dermana bilgi verip çıktı. Çıkmadan Arife mesaj attı.
Ejder:Zeki annenin orda olduğunu biliyor, hissetti çok ağladı abim... çok .... sana mesafeli olursa itme onu, hala 10 yaşında benim gülüm....
Arif mesajı aldıktan Sonra mutfakta neşe içinde yemek hazırlayan sevdiğine baktı. Oğlu acı çekiyordu, sevdiği mutluluk oyunu oynuyordu... onları nasıl iyileştireceksin Arif dedi ... nasıl?
.
.
.
Ejderim... günaydın bana....
Günaydın kekliğim.....
Niye uyandırmadın?
Dur şurda mola verelim, benim gülüm bir kahve içsin, Afyon'u bom yapsın...
Aziz gülümsedi, bu adam onun mutluluğuydu. Yarınıydı....
İçelim yavrum...
Elinde kahve ve kekle gelmişti Ejder... alnına bir öpücük kondurup verdi kahvesini eline...
Ejder... seni seviyorum....
Bende gülüm bende....
Eve varana kadar hiç konuşmadılar... bir saatin sonunda mahalleye gelmişlerdi. Arif'in evinin önünde o araba duruyordu...
Gülüm.... etme asma o güzel yüzünü... Devran abiye beni mi dövdüreceksin?
Haklısın ne olsa senden bilicek zaten.... gel öpüyim şimdi çıkar kapıya öpemem...
Öp öp Bebeğim çok öp ... çok alışırım iki günde be .... hemen evlensek ben iç güveyside gelirim.
Devran : zaten öyle geliceksin! Ne sandın oğlumu sana mı vericem?
Devranım çoşma çoşma sakin! Bende seni çok özledim amirim... güzelim Yok mu?
Devran: içerde senin için hazırlık yapıyordu. Geç içeri damat alış evine...
Devran abi dilin başka yüzün başka diyor. Tırsıyorum ha!
Devran kocaman bir kahkaha attı... bu çocuk aynı Azizdi... sırtını pat patladı, içeri girdiler... Devran girmeden Arif'i evine doğru uzun uzun baktı...
Zeki: Devran abimde biliyor burda olduğumu... sevdiğim ben....
Arif: Sıkma canını kolay değil! Onlar için hiç değil.... gecikmeden konuşman şart...
Zeki: Yanımda ol diyemem, oğlumuz senden soğusun istemiyorum. Daha yeni yeni Off Geçmişi değiştiremem bir sürü keşkem var Arifim....
Arif: Hepimizin var yavrum. Biraz dinlensinler yoldan geldiler... gidelim ne olucaksa olsun! Ben bu eli tuttum dahada bırakmam...
Yenge annemmm yemekler efsane olmuş, Peyami annede müthiş yalnız biz böyle ikinizin arasında çok kilo alırız dimi Ejderim?
Ejder aşla bakıyordu oğlana.... ailesini sahiplenmiş ve bunu o kadar güzel hissettiriyordu ki!
Spor yapar yakarız gülüm! Ben yarın geliyim mi hastaneye kolum için ne zaman başlarız?
Aziz üzgünce çatalı bıraktı masaya, kendi derdinden sevdiğini unutmuştu. 2 haftayı ağrılı geçirmişti muhtemelen ama gıkı çıkmamıştı.
Gülüm yanlış bişi mi dedim? Yine sarktı bal dudağın.
Ejderim özür dilerim canın çok acıyor mu? Kendi derdimden seni doktorum ben buna hakkım yok gel biraz masaj yapalım ....
Yavrum sakin ol! Öyle ağrım Yok çok şükür. Şifam yanımda geziyorum... yarın başlayalım diye dedim ... böyle moralini boz diye değil!
Tamam yarın arayıp saati söylerim Sevgilim...
Kapı çalınca Aziz koşarak açtı kapıyı...
Gördüğü bendenle bir kaç adım geri gitti ...
Devran: Kim gelmiş sıpa? Bak cevapta vermiyor.
Sırtı Devrana deyince durdurdu adımlarını...Şimdi üçü bakışıyordu.
Zeki: Oğlum....!
Devranın tüm bedeni kasıldı. Zeki Azize doğru bir adım attığında Aziz Devranın elini öyle sert sıkıyordu ki.
Arif arkadan müdahale etti.
Arif: Azizim hoş geldiniz oğlum.
Aziz koşup onun boyna sarıldı. Affetmişti onu nasıl becere bilmişti? Kokusu aldı babasının boynunda...
Affetmişsin.... o... onun gibi kokuyorsun anne... kokuyor...
Arif: paşam kızma bana he, uzaklaşma yemin olsun yaşayamam sensiz.
Kızmadım, kızmadım... senin için çok mutluyum hatta valla bak. Şimdi beraber misiniz?
Arif: yemin iç ... he yavrum tuttu asla bırakmam ben o eli...
Yemin dedi gülümseyerek... şimdi herkes pür dikkat Aziz'i izliyordu...
Merhaba.....
Elini Zekiye doğru tokalaşmak için uzattı... Zeki şaşkındı elini tutup cevap verdi.
Zeki: Me ... merhaba su kuşum...
Annem öyle hitap ederdi... o hitap özeldi artık yasak kimse bana öyle seslenmiyor. Lütfen sizde dikkat edin...
Zeki: Azizim....
Aziz ben, Arif babamın oğluyum... bazı sebeplerden yeni kavuştuk..... sizde babamın müstakbel eşi olmalısınız!
Zeki: Azizim yapma... annem bak künyem bile sana benden yakın...
O Annemin künyesi! Ben 10 yaşındayken şehit oldu... şimdi mezarında huzurla uyuyor. Beni doğuran annem öldü...
Buyrun içeri geçin ayakta kaldınız. Zaten evin yabancısı değilsiniz sizin BABA EVİNİZ!
Devrana dönüp konuşmaya devam etti..
Babam... ben Ejderimle biraz yürüyüş yapsam? Annem döktürmüş şiştim valla... gözleri ile yalvaran oğluna dayanamadı Devran.
Devran: Damat al kocanı soda filanda için çok yedi sıpa hadi... yürüyüp gelin...
Ejder koşup sevdiğinin elini tuttu hızlıca...
Kusura bakmayın Arif babam... daha teferruatlı tanışırım cici babamla!
Arif: Azizim etme oğlum...
Zeki: Arifim tamam sevdiğim... zor biliyorum bırak hazmetsin...
Aziz acı acı gülümseyip çıktı bahçeden...Zeki Devrana dönüp;
Zeki: Devranımm ...
Suratına inen yumrukla, Elif çığlık attı
Elif: Devran! Napıyorsun?
Arif atılıcağı sırada Zeki onu durdurdu.
Zeki dönüp hızlıca sarıldı abisine... Devran önce öyle kaldı, yavaşça kollarını sardı kardeşine
Devran: it herif, eşek... eşek ....
Zeki: Bende seni çok özledim Devranım... eşeğin sana döndü...
Devran eşeğim diye ağlıyordu bahçede.....
Bölüm Sonu......
Yeni bölümde görüşürüz ✌️