Peyami: sende alışırsın bunun bu hallerine... ayı badalağını severken misali... haydi çaylar soğuyor.....
Aziz huzurlu ve mutlu hissediyordu... hayatındaki tüm eksik parçalar tek tek tamamlanıyordu...
Zaten Devran ve Elifle aile eksikliği hiç hissetmemişti... şimdi aşk girmişti penceresinden içeri.... ardına kadar açmayı ve bu aşkı hayatına buyur etmeyi seçti Aziz.....
Hoş geldin dünyama ......
Hoş gördük berhudar ol gülüm.....
——————————————————————-
Bir kaç günün sonunda Aziz işine dönmüş, hayat normal akışında ilerliyordu... henüz Arif'le hiç konuşmamıştı yada mektupları okumamıştı.
Arif her gün Azize Zeki'nin en sevdiği tatlılardan yolluyor, çocuğun karşısına çıkmıyordu ....
Akşam yemeği için Payami oğlanı akşam yemeğine çağırmıştı. Eve geldiğinde odasında kıyafet seçiyordu.
Elif: Su kuşum ne bu odanın hali oğlum!
Yenge annem dur toplarım, ne giysem ben offf olmuyor yakışmıyor hiç biri...
Elif: güzel oğlum, heyacan mı yapmış? Ejder seni sevmiş, beğenmiş hem tanıştın Peyami seni seviyor... kıyafetine mi bakar!
Bakmaz dimi? Anne.... çok garip çok .... ben sorun olsun istemiyorum, sevsinler kabul etsinler offff....
Elif: hadi Azizim siyah kot buz mavisi gömlek çok yakışır sana .... düşünme bu kadar.
Kalkıp öptü kadını Aziz... sarılarak konuştu o sırada;
Çok şanslıyım ben iyikimsin.... anne ben bişi düşündüm... Devranım üzülsün istemediğim için henüz hiç adım atmadım..
Elif tek kaşını kaldırıp, güzel yüzlü oğluna baktı sevgi ve şefkatle...
Elif: Devran senin mutlu olduğunu görünce mutlu olur... babanı tanımayı istemen senin hakkın...
Devranım, benim... ona
Devran: Ben hep senin babanım oğlum. Bunu değiştire bilecek hiç bir güç ve kişi Yok.
Seni seviyorum koca ayım....
Devran: Sıpa.... Zeki .... yani ortada bişi var oğlum, biri birileri tehdit ermiş olmalı anneni... oda Arif'te karakter olarak bunu yapması mümkün görünmüyor çünkü...
Bu şansı hak ediyor mu? Mektupları okumadım. Okumak istiyorum.....
Devran: Kalbine sor oğlum, o doğruyu gösterir... hadi kaynananı bekletme!
Anne .... kız şu kocana, ama hakkı çık çık giyinicem.
Aziz giyinip parfümünü de sıktığında hazırdı. Ejder gelip almayı teklif etmiş ama kabul etmeyip, kendim gelicem demişti.
Elif: Çok yakışıklı benim oğlum. Muck Ohh mis gibi kokuyor.
Devran: Hadi bakalım sıpa, git memnun kalırsan kekonu bizde çağıralım.
Çok komik..... söylerim davet ettiğini....
Devran başı ile onayladı. Ayakkabısını giyip pastaneye doğru adımladı. Kapıya yaklaştığında derin bir nefes alıp verdi ve kapıyı açtı.
İyi akşamlar..... kolay gelsin!
Arif kapıya döndüğünde gördüğü kişi ile yüzü aydınlanmıştı. Burdamıydı oğlu? Hayal mi görüyordu? Kendini kısa sürede toparladı.
Arif: Hoş geldin oğlum... şey Aziz ...
Hoş buldum. Nasılsın? Sağlığın yani erkenden iş başı yapmışsın, biraz dinlenseydin ya!
Arif dolu gözlerle oğluna bakıyordu. Onu merak etmişti.....
Arif: Acı patlıcanın kıran çalmaz derler, bizimki de o hesap... çok yakışıklı olmuşsun.
Teşekkür ederim..... sanırım ona çekmişim.
Mahçupça önüne döndü Aziz ateş basmıştı yüzünü....
Arif:Devran abi yakışıklı tabi....
Anlamamış mıydı ona dediğini! Tüh düzeltme ihtiyacı hissetti.
Yok devranım zaten karizmanın dibi ama..... ben sana benzediğimi söylemek istemiştim....!
Arif duyduğu kelimeler ile sendeledi, tezgaha tutundu hemen.
iyimisin? Gel otur şöyle....
Ellerini oğlanın yüzüne getirdi Arif göz yaşları ile bakıyordu çocuğa.....
Arif: Azizim, sen bana iltifat mı ettin?
Doğruyu söyledim .... çünkü genetik olarak babamsın. Bak henüz mektupları okumadım yada tam olarak sana ......anladın işte... bir şeyden emin oldum sen beni bilmiyordun...
Arif: Ekmek musaf çarpsın bilmiyordum oğlum...
Tamam hasta olucaksın yine otur şuraya, iç şu suyu.... baba diyemiyorum, yani henüz buna hakkın var. Brn hazır değilim,gerisi zamanla anlaştık mı?
Arif: Anlaştık su kuşum anlaştık.
Birde kilo aldım ya.... tatlı yollama ben gelir yerim tamam mı?
Arif: Yemin iç... vallaha mı?
He vallaha.... şimdi Peyami abiler en çok hangi tatlıyı sever? Geç kaldım ayıp oluyor!
Arif: Ejder hımm.... yakışır oğluma.... ekler alır Peyami çok beceriklidir bu arada ama benim eklerim....
Off efsane onlar ....
İkiside güldü... Arif oğlanın tatlısını paketleyip verdi eline, para teklif edince kızdı.... Aziz ısrar etmedi.
Şimdi Ejderin evinin önündeydi. Bahçede onu bekleyen oğlana tebessüm etti.
Gülüm geliyordum artık ha! Merak ettim.
Pastaneye uğradım, Peyami abi en çok ek seviyor dedi de o....
Sen Arif abiye mi gittin? Kalbini sevdiğim. Çok sever anam.... haydi içeri girelim, bahçeye kurduk masayı ....
İyi akşamlar...
Peyami: Hoş geldin oğlum. Geç geç çekinme Hakan yer ver yengene....
Esat: Peyami!
Peyami: üf tamam be ne dedim.
Esat: hoş geldin Aziz oğlum, Esat ben bu haytaların babası....
Memnun oldum Esat abi....
Sofraya geçelim gülüm.
Hep birlikte sofraya geçtiklerinde Aziz Esat ve Peyami yi inceledi. Çok tatlı bir çiftti. Bir birleri ile itişip duruyorlardı ama çok seviyeliydiler....
Bir kişilik servis daha var abi, birini mi bekliyordunuz?
İlyas: Beni yengem beni..... cümleten selamun aleyküm...
Esat: aleyküm selam... elini yıka ilyas şimdi yiyeceksin Peyami annenden fırçayı!
Peyami: Elini yıka minnoşum, kıyamam ben oğluma!
Demek ilyas anne diyor, diye geçirdi içinden.
İlyas'la Hakan baya ciddiler o zaman, anne dediğine göre!
İlyas babamın çok eski bir Arkadaşının oğlu, birlikte büyüdüler bu ikisi de işte gönül bu kondu bir kere.....
Hakan: Abiii...... şimdi dökerim şecereni yengemin yanında.....
Dök dök Hakan çekinme , ben seni korurum.
Gülüm.... uyduruyor!
Hakan: Ahhh! Baba şiddet şiddet var!
Esat:Ejder rahat dur oğlum.
Peyami:Hadi ver oğlum tabağını, umarım seversin..
Ellerine sağlık abi, herşey çok güzel görünüyor...
Yemekler keyifli sohbet eşliğinde yenilmişti. Tatlılar çaylar derken....Ejder Azize odasını göstermek bahanesi ile evdekilerden uzaklaştırmış.
Gel kekliğim, gel güzelim, çok özledim kokunu...
Ejderim, çok ayıp bunun için mi kaldırdın beni?
Gel madem koklamadık iyi. Bu oda da benim işte! Madalyalar kupalar kıvır zıvır!
Ejderim, bunlar efsane iyi! Bu dünya şampiyonluğu kupası mı? Dokuna bilirmiyim?
Al yavrum, senden kıymetli mi? Feda olsun sana....
Bana.... sen kupa kulüpte kalmasın diye sözleşmende olmasına rağmen 2 yıl mahkeme ile uğraştın bu kupa için! Bana mı veriyorsun?
Gülümmmm.... sen sevgilini mi araştırdın?
Hayır, dedim ya Zeki annem hayranındı.... ordan biliyorum.... sonrasında da ben hayran olmuş olabilirim.
Ne ne ne? Ölürüm lan sana ölürüm. Bir kere öpeyim mi?
Ejder ya kırosun işte. Hiç romantik değilsin, çekip....
Ejder Aziz'i çekip kolları arasına dudaklarını öpmeye başlamıştı. Aziz'de karşılık veriyorduki Peyaminin sesi ile bu an bölündü.
Hay ben böyle işin.....
Aziz utanarak ayrıldı Ejderden.....
Bölüm Sonu......
Yeni bölümde görüşürüz ✌️