Ben Büşra SALDEVİREN (27 yaşında), bu Boklu Şirket'in pazarlama departmanını ben yönetiyorum ve yegane amacım CEO koltuğuna oturmak. Acımasız ve narsist patronumuz Aycan BENZEMEZ'i (28 yaşında) koltuğundan indireceğim. Onun yerine ben geçeceğim, maaşımla günümü gün edeceğim. Tüm çalışanlar ondan şikayetçi, arkadaşım Sıla'nın (25 yaşında) ona nasıl dayandığına şaşırıyorum. Sıla, patronun asistanı. Onun sayesinde neler yaptığını öğrenebiliyorum.
Bu şirkette tek sorunum patron değil tabii ki, beni amatörlüğü ile her gün delirten astım Recep (23 yaşında) ve muhasebe departmanının yöneticisi Tolgahan'ın (30 yaşında) bana olan takıntısı beni her gün delirtiyor. Sıla ile Tolgahan kuzenlerdi , her gün Sıla ile ona durması için haber gönderiyorum ama o durmuyor. Kafasında en son sürekli yanında taşıdığı 5 litrelik Stanley termosu kıracağım. Neyse ki patronumuz Aycan, bazen bana bu konuda yardım ediyor ve Tolgahan'ı bir süreliğine püskürtüyordu. Neden bilmiyorum ama bana yardım ediyordu bu konuda, sanırım o da Tolgahan'dan nefret ediyordu.
Yine de yaptığı kötülükler, yaptığı iyiliklerden çoktu. Şiddet yanlısı olduğuna aşırı emindim, birkaç defa sinirlenip Sıla'nın üstüne yürümüştü. Bu canavarı buradan kovmakta bana kalmıştı. Şirketimiz o gelene kadar huzurluydu, her hafta sonları şirket etkinliği yaparken, onun gelişi ile bu tür etkinliklerin hepsi kaldırıldı. Bundan dolayı şirkette stres seviyesi arttı. Bazen bize iyi davranır bazen de sanki kölesiymişiz gibi davranırdı. Öğle aralarında bile insanlar yemek yemeye korkar olmuştu, yan haklarımızı bile zor kullanıyorduk. Yani kısacası onun gibi bir zorba yerine, benim gibi mükemmel bir yönetici geçmeliydi. Yönetim kurulunu etkilemeli, patronun eksik yönlerini ortaya çıkarmalıydım. Fakat ne zaman bir adım atsam, benden iki adım önde oluyordu, amacımın farkındaydı. Bunların yanında takıntılı Tolgahan ve her gün başıma iş açan astım Recep ile uğraşmak adımları yavaşlatıyordu. Bu serüvenin sonunda o koltuğu ve istediğim kişiyi alabilecek miydim?

